İzmir’in Bayraklı ilçesinde 7 Ağustos’ta staj yaptığı kuruma gitmek için Anadolu Caddesi’nde karşıya geçmeye çalışan Marmara Üniversitesi öğrencisi Serra Nil Erdoğan’a ESHOT otobüsü çarptı. Otobüsün çarpmasıyla metrelerce sürüklenen 21 yaşındaki Erdoğan, ekiplerin vinçle yaptığı müdahalenin ardından aracın altından çıkarıldı.

Ege Üniversitesi ve İzmir Şehir Hastanesi’nde tedavi gören Erdoğan, daha sonra ambulansla İstanbul’a sevk edildi. Leğen kemiğinde ve omurgasında kırıklar bulunan üniversite öğrencisinin evde tedavisi sürüyor. Baba Ali İhsan Erdoğan, kazanın ardından kendilerine 1,5 saat boyunca haber verilmediğini belirterek yaya güvenliği konusunda yetkililere çağrıda bulundu.

‘Leğen kemiğimde ve omurgamda kırıklar var’

I Z M I R’ D E Y A Y A G E C I D I N D E O T O B U S U N C A R P T I G 1503015 447176

Radikal Eğitim Kurumları Prestij Şubesi Güzelbahçe’de açıldı
Radikal Eğitim Kurumları Prestij Şubesi Güzelbahçe’de açıldı
İçeriği Görüntüle

Kazada ağır yaralanan Serra Nil Erdoğan, olay anını ve tedavi sürecini şöyle anlattı:

"7 Ağustos sabah 9.00 ile 9.30 sularında staj yapacağım kuruma giderken İzmir Bayraklı ilçesinde karşıdan karşıya geçiyordum. Bu esnada tam yaya geçidi tabelasının altından geçiyordum. Ben karşıdan karşıya geçmeye çalışırken gelen bir otobüs bana çarptı. Ben takla attım, sonra otobüsün önünde sürüklenip altına girdim. Bu olay sonucunda da leğen kemiğimde ve omurgamdaki iki tane kemikte kırık oldu. Bu süreçte öncelikle İzmir Ege Üniversitesi Hastanesinde bir gün, daha sonrasında 13 gün de İzmir Şehir Hastanesinde yattım. Daha sonrasında ambulansla İstanbul'a sevkim gerçekleşti. Şu anda durumum stabil ama hala yürüyemiyorum çünkü kemiklerimin kaynaması için yatmam gerekiyor"

‘Kaza anında telefonla konuştuğum iddiası gerçeği yansıtmıyor’

I Z M I R’ D E Y A Y A G E C I D I N D E O T O B U S U N C A R P T I G 1503009 447176

Kazanın ardından telefonla konuştuğu yönünde iddialar bulunduğunu belirten Erdoğan, bu iddianın doğru olmadığını ifade etti:

"Karşıdan karşıya geçerken telefonda konuştuğumla alakalı bir şey söylendi, bu kesinlikle doğru değil. Telefonla konuşmuyordum. Dümdüz karşıdan karşıya geçiyordum. Geçerken önümde bulunan taksi bana korna çaldı. Ben o sırada hızlı geçmeye çalışırken koştum. Koşarken de otobüsü de koşup geçebileceğimi düşündüm ama geçemedim. O da durmadı, frenlemediği için beni sürükledi, altına girdim. Otobüs üstümden geçtikten sonraki aşamada da bilincim açıktı. Sol bacağım otobüsün altında sıkıştığı için zaten o anda kırıldığını hissettim. Hatta sakat kalabilir miyim diye bir korku, panik yaşadım. İtfaiye vinçle kaldırdı otobüsü. Beni o şekilde ambulansa aldılar ve Ege'ye götürdüler"

‘Aynı hafta kaza geçiren üçüncü kişiymişim’

I Z M I R’ D E Y A Y A G E C I D I N D E O T O B U S U N C A R P T I G 1503008 447176

Erdoğan, kazanın meydana geldiği bölgede hız sınırına uyulmadığını ve yolun yaya geçişleri açısından tehlike oluşturduğunu savundu. Aynı hafta içinde bölgede kaza geçiren üçüncü kişi olduğunu duyduğunu belirten Erdoğan, şunları söyledi:

"Orada hız tabelası var 30 kilometre, o hız tabelasına uymuyorlar. Otobüsü durdurmak için yolun ortasına gidip elimizle işaret etmemiz gerekiyor, taksi durdurur gibi. Yavaşlayarak ya da durarak ya da yolcu alacakmış gibi gelmiyorlar. Zaten ondan dolayı hızlı geçiyorlar. Yani orası transit bir yolmuş gibi geçiyorlar. Zaten bunun 29 günde farkına varmıştım. En sonunda aynı olay benim de başıma geldi. Çünkü duyduğum kadarıyla aynı yol üzerinde o hafta kaza geçiren üçüncü kişiymişim"

‘Ailem burada değildi, bana destek olabilecek hiç kimse yoktu’

I Z M I R’ D E Y A Y A G E C I D I N D E O T O B U S U N C A R P T I G 1503282 447176

Tedavi sürecinde belediye ve ESHOT’tan kendisine geç ulaşılmasından yakındığını belirten Erdoğan, yaşadıklarını şöyle aktardı:

"Kendileri bana 4 gün sonra ulaştılar, ESHOT. Ben o anda ambulansla acile taşındım, sonrasında başka bir hastaneye sevkim oldu. Bu süreçte ailem de zaten burada değildi. Bana destek olabilecek hiç kimse yoktu. İzmir Bayraklı Belediyesi de İzmir Büyükşehir Belediyesi'nden de kimse ulaşmadı, ESHOT'tan da bana kimse ulaşmadı. Hani bir 'Ne oldu, iyi misin, bir şeye ihtiyacın var mı?' beklerdim"

‘Olayın ilk olduğu asıl yer yaya geçidi’

I Z M I R’ D E Y A Y A G E C I D I N D E O T O B U S U N C A R P T I G 1503016 447176

Kazanın meydana geldiği noktada yaya geçidi tabelası bulunmasına rağmen çizgilerin eksik olduğunu belirten Erdoğan, trafik kazası tespit tutanağında kazanın gerçekleştiği yerin doğru değerlendirilmediğini savundu:

"Ben oraya otobüsle giden birisiyim. İndiğim yerde otobüs durağı. Otobüs durağında da sağıyla solunda iki tane yaya geçidi bulunuyor. Yaya geçidinin sağ taraftaki olanının altında yaya geçidi çizgileri var, fakat sol taraftaki yaya geçidinin altında sadece engelli rampası var. O engelli rampasından iniyor insanlar, oradan Bayraklı Kaymakamlığı’na yürüyorlar. Ben de Bayraklı Kaymakamlığı’nda staj yaptığım için o rampadan inip yaya geçidi tabelasının altından oraya yürüyorum. Fakat burada kafa karışıklığı şurada oluyor. Orada yaya geçidi çizgisi yok ama yaya geçidi tabelası var. Trafik raporunda 'Vatandaş yaya geçidinde değildir’ diyor. Halbuki ben yaya geçidinden geçerken bana çarpıp sürüklediği için ben yaya geçidinden uzaklaşmış oluyorum. Aslında olayın ilk olduğu asıl yer yaya geçidi"

‘Rapor, kazanın gerçekliğini yansıtmıyor’

Serra Nil Erdoğan’ın babası Ali İhsan Erdoğan, kızının adına hukuki süreç başlatıldığını belirterek kaza tutanağındaki eksik ve hatalı değerlendirmelerin yeniden ele alınmasını istedi:

"Kızım adına hukuki süreç başlatıldı. Gerekli veriler toplanılacak, ondan sonra savcılık makamı bununla ilgili karar verecek. Ancak düzenlenen trafik kazası tutanağı oradaki fiziki gerçekleri yansıtmıyor. Olayın oluş şekli, olduğu yer, olayın olduğu yerdeki insan sayısı, yoldaki eksikler. Bunların hiçbiri, kaza raporunda kazanın oluş şeklini yansıtmıyor. Tabelalar zaten yaya geçidiyle birlikte değil. Yani yaya geçidinin belki de standartlarına uygun değil. Yola baktığınızda belki yol tek yönlü olması gereken bir yol. Raporu tutan memur beyler istikametini kızımın sağdan sola geçiyormuş gibi gösteriyor. Fakat kızım yolun sol tarafından sağ tarafına geçmeye çalışıyor. Diğer istikametten gelen otobüs yaya geçidi önünde ve üzerinde otobüs kızıma çarpıyor. Fakat raporda sanki kızım direkt otobüsün önünden karşıya geçmeye çalışıyormuş gibi görünüyor. Bu maddi gerçekliği yansıtmıyor. Kazanın bu şekilde olmadığı açık ve net ortada. Buradan bizim çıkarmak istediğimiz ders yine kazanın oluş şeklinden, başlangıcından ve sonrasına kadar her şeyin tekrardan düzenlenerek doğrusunun tespit edilmesi."

‘Bir daha olmasın, birilerinin canı yanmasın’

Erdoğan ailesi, benzer kazaların yaşanmaması için bölgedeki yol ve yaya güvenliği eksikliklerinin giderilmesini istiyor. Serra Nil Erdoğan, yaşadıkları kazanın ardından şu çağrıyı yaptı:

"Biz çok büyük bir kazayı, çok ucuz atlattık. Fakat bizden önceki, bizden sonraki diğer insanlar bu şekilde olmayabilir. Biz bunun tekrarlanmasını istemiyoruz ve burası sürekli kaza olan bir bölge ise bizim burada amacımız, buranın sorumlusu kimse, bu bölgeyle ilgili kim bir şey yapması gerekiyorsa onu uyarmak, sesimizi duyurmak ve bu olmasın, bir daha olmasın. Birilerinin canı yanmasın. Bu kazayı atlattık, bir şekilde atlattık. Hani iyisiyle kötüsüyle atlattık fakat sonraki insanların ne olacak?”

Kaynak: DHA