Küresel iklim krizinin en sert hissedildiği kentlerden biri olan İzmir’de, su yönetiminin geleceği Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleşen 8 saatlik dev bir maratonla planlandı. İZSU Genel Müdürlüğü ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) iş birliğiyle yürütülen AB finansmanlı projede, bilim insanları kentin yer altı suyu rezervlerini korumak için "dijital takip" ve "alternatif üretim" yöntemlerini masaya yatırdı. İzmir’in su arzının %60 gibi büyük bir kısmını yer altı kuyularından karşıladığına dikkat çekilen panelde, özellikle kıyı ilçelerindeki tuzlanma tehdidine karşı teknolojik önlemler ön plana çıktı.

İzmir’in Farkı: Kuyular ve Tuzlanma Riski

İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İstanbul ve Ankara’nın aksine İzmir’in suya erişimde barajlardan ziyade yer altı kaynaklarına bağımlı olduğunu vurguladı. Kent genelindeki 1600 kuyunun 318’inin deniz suyuyla karışma (tuzlanma) riski taşıdığını belirten Erdoğan, "Deniz suyu arıtmanın maliyeti, tuzlu yer altı suyu arıtmaya göre 3 kat daha fazla. Bu yüzden kıyı akiferlerini izleme projemiz hayati önemde" dedi.

İzmir’in Su Güvenliği Için “Dijital Yeraltı Suyu” Hamlesi 111

Tarım ve Altyapıda "Akıllı" Dönüşüm

Panelin uzman konukları, su krizinin sadece bir "musluk" sorunu olmadığını hatırlattı:

İzmir’in Su Güvenliği Için “Dijital Yeraltı Suyu” Hamlesi 222

Tasarrufta Büyük Başarı: 14,2 Milyon Metreküp

Panelde paylaşılan veriler, İzmir halkının ve İZSU'nun tasarruf çabalarının meyvesini verdiğini kanıtladı. 8 aylık süreçte kademeli fiyatlandırma ve planlı kesintilerle 14,2 milyon m³ su tasarrufu sağlanırken; kayıp-kaçak oranının %27'den %24,80'e düşürülmesiyle 5,6 milyon m³ su daha sisteme kazandırıldı.

Kaynak: BÜLTEN