İzmir’in yazılı ve kültürel belleğinde önemli bir yere sahip İzmir Milli Kütüphane’nin Nadir Eserler Koleksiyonu, kapsamlı bir sergiyle gün yüzüne çıktı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İzmir Milli Kütüphane iş birliğinde hazırlanan “Belgesel Mirasın İzinde: İzmir’in Nadir Eserleri” sergisi, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM) Giriş Galeri’de açıldı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Kent Arşivi ve Müzeler Şube Müdürlüğü ile İzmir Milli Kütüphane iş birliğiyle hazırlanan serginin açılışına İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, İzmir Milli Kütüphane Vakfı Başkanı avukat Ulvi Puğ, Kent Arşivi ve Müzeler Şube Müdürü ve Sergi Genel Koordinatörü Dr. Serhan Kemal Saygı, Sergi Danışmanı Prof. Dr. Mehmet Ali Akkaya'nın yanı sıra akademisyenler, kültür insanları ve İzmirliler katıldı.
61 nadir eser sergide

İzmir Milli Kütüphane koleksiyonundan seçilen 61 nadir eser, ziyaretçileri yüzyıllara uzanan bir kültür yolculuğuna çıkarıyor. Seçkide 26 el yazması, 2 taş baskı ve 33 matbu kitap bulunuyor.
Sergide Enverî’nin 1464-1465 yıllarında şiir şeklinde kaleme aldığı Düstûrnâme-i Enverî, Kâtip Çelebi’nin Cihannüma adlı eserinin İbrahim Müteferrika Matbaası’nda 1732’de basılan nüshası, Gutenberg’in hareketli metal harflerle baskı tekniğiyle 1531 yılında Latince basılan Aristoteles’in Toplu Eserleri ve Hasan Âşıkî’nin kaleminden çıkan yazma Kur’an-ı Kerim nüshası da yer alıyor.
İzmir Milli Kütüphane koleksiyonunda bulunan 17 İbrahim Müteferrika baskısından 5’i de sergide ziyaretçilerin karşısına çıkıyor.
“Hafıza korundukça yaşıyor”

Kent Arşivi ve Müzeler Şube Müdürü Dr. Serhan Kemal Saygı, İzmir Milli Kütüphane’nin yaklaşık iki milyon kitabı, dört bine yakın süreli yayını, zengin gazete koleksiyonu ve 3 bin 500 cilde yaklaşan el yazmasıyla önemli bir kültür hazinesi olduğunu söyledi.
Serginin bu belgesel mirası toplumla buluşturmak amacıyla hazırlandığını belirten Saygı,
“Bir arşivin ya da bir kütüphanenin gerçek gücünün depolarındaki eser sayısıyla değil, o eserlerin toplumun zihniyle ve ruhuyla temas ettiği ölçüde değerli olduğuna inanıyoruz. İşte bu sergiyi kentimizin yüzyıllardır biriken entelektüel hafızasını genciyle yaşlısıyla tüm İzmirlilerin seyrine sunmak ve bu kıymetli mirası herkese ait bir değer kılmak amacıyla hayata geçirdik” dedi.
Serginin ilk kez bu kapsamda düzenlendiğine dikkat çeken Saygı,
“İnceleyeceğiniz her eser insanlığın öğrenme arzusunun, zamana karşı direnişinin birer tanığıdır. Hafıza korundukça yaşıyor ve paylaşıldıkça geleceğe yön veriyor. İzmir’in bu kıymetli belgesel mirasını sizlerin seyrine sunmak sadece bir sergi organizasyonu değildir. Aslında kentimize karşı tarihsel bir sorumluluğumuzdur” diye konuştu.
Akkaya: “Çok özel bir güne tanıklık ediyoruz”

Serginin danışmanlığını üstlenen Prof. Dr. Mehmet Ali Akkaya ise İzmir Milli Kütüphane ile APİKAM’ın kentin kültür dünyasındaki önemine dikkat çekti.
İki kurumun ev sahipliğinde bu ölçekte bir etkinliğin ilk kez gerçekleştirildiğini belirten Akkaya,
“İzmir açısından, İzmir’in kültürü açısından çok özel bir güne tanıklık ediyoruz. İzmir’in kültür evreninin çok müstesna iki kurumunun ev sahipliğiyle gerçekleştirilmiş bu çapta ilk etkinlik olacak bu. İnanıyorum ki İzmir’in kültür tarihi açısından bugün ileride çok özel bir gün olarak anılacak” dedi.
Serginin yaklaşık beş aylık çalışmanın ardından hazırlandığını ifade eden Akkaya, ziyaretçilerin kentteki hafıza kurumlarına yönelik ilgisinin artmasını istediklerini belirterek,
“İzmirlilerde ‘Acaba biz bu kurumlara gitsek çok daha fazlasını görür müyüz?’ diye bir merak uyandırırsa bence bu beş aylık emeğin sonuçları alınmaya başlamış olur. Umarım ziyaretçisi çok olur; zihinlerde çok sayıda soru uyandıran ve kentimizde kültür tarihi açısından yeni açılımlar yaratabilecek bir etkinlik olur” diye konuştu.
Puğ: “Bütün İzmir’in, bütün Türkiye’nin kitapları”

İzmir Milli Kütüphane Vakfı Başkanı avukat Ulvi Puğ da kütüphanenin sahip olduğu kültürel mirasın yalnızca kuruma değil, kente ve ülkeye ait olduğunu vurguladı.
Yaklaşık iki milyon kitaplık koleksiyona dikkat çeken Puğ,
“Bu kitaplar bizim değil. Bütün İzmir’in, bütün Türkiye’nin kitapları. Bu serginin hazırlanmasına katkı sunan APİKAM Müdürü Dr. Serhan Kemal Saygı’ya ve bütün APİKAM çalışanlarına çok teşekkür ediyorum. Az kadroyla çok değerli işler yapıyoruz” dedi.
Puğ, ayrıca Prof. Dr. Mehmet Ali Akkaya, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay’a teşekkür etti.
Sergi 15 Kasım’a kadar açık

Genel koordinasyonunu avukat Ulvi Puğ ile Dr. Serhan Kemal Saygı’nın, danışmanlığını Prof. Dr. Mehmet Ali Akkaya’nın üstlendiği sergide İzmir’in yazılı ve kültürel mirasının görünür kılınması, kentteki kitap ve kütüphane kültürünün tanıtılması ve tarihsel koleksiyonların farklı kesimlerle buluşturulması amaçlanıyor.
“Belgesel Mirasın İzinde: İzmir’in Nadir Eserleri” sergisi, 15 Kasım 2026 tarihine kadar Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi Giriş Galeri’de ziyaret edilebilecek.




