Araştırmacılar, muharebe alanlarındaki ölümlerin önemli bir bölümünün kontrol altına alınamayan kan kaybından kaynaklandığına dikkat çekiyor. Bu soruna çözüm bulmayı amaçlayan KAIST ekibinde, aktif görevde bulunan bir binbaşının da yer aldığı bildirildi.
Bir saniyede hidrojel bariyer oluşturuyor
Geliştirilen toz, doğrudan yaranın üzerine uygulandığında kanla temas ederek yaklaşık bir saniye içinde güçlü bir “hidrojel bariyer” oluşturuyor. Bu bariyerin kan akışını hızla durdurarak yaralının stabilize edilmesine yardımcı olduğu ifade ediliyor.
Uzmanlara göre, geleneksel yara bantları ve düz formdaki kan durdurucu ürünler, derin ve düzensiz yaralarda çoğu zaman yeterli sonuç vermiyor. Ayrıca bu ürünlerin ısı ve neme karşı hassas olması, zorlu saha koşullarında kullanımını sınırlandırıyor.

Düzensiz yaralarda daha etkili
Yeni geliştirilen toz formülünün, yaranın şekli ve derinliği ne olursa olsun her noktaya nüfuz edebildiği belirtiliyor. Bu özelliği sayesinde, özellikle düzensiz ve geniş yüzeyli yaralanmalarda daha kapsamlı bir koruma sağlanabileceği ifade ediliyor.
Doğal ve biyouyumlu malzemeler kullanıldı
“AGCL tozu” olarak adlandırılan hemostatik ajan; aljinat, gellan sakızı ve kitosan gibi biyouyumlu doğal bileşenlerin birleşiminden oluşuyor. Kan içindeki kalsiyum gibi katyonlarla reaksiyona giren maddenin, kendi ağırlığının yedi katından fazla sıvıyı emebildiği (yaklaşık yüzde 725) kaydediliyor.
Yapılan testlerde ürünün, ticari benzerlerine kıyasla daha yüksek yapışma gücü (40 kPa) gösterdiği ve yüksek basınçlı kanamalarda kan akışını hızla engelleyebildiği bildirildi.
Saklama koşulları sahaya uygun
Teknolojinin dikkat çeken özelliklerinden biri de saklama kolaylığı. Araştırmacılar, spreyin oda sıcaklığında ve nemli ortamlarda dahi iki yıl boyunca etkisini koruyabildiğini belirtiyor.
Uzmanlar, teknolojinin sahada kullanımına geçilmeden önce klinik ve güvenlik çalışmalarının önemine dikkat çekerken, buluşun acil tıp, askeri sağlık ve afet müdahalesi alanlarında önemli bir potansiyel taşıdığı görüşünde.




