4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında kanser tedavisindeki yeni yaklaşımlara dikkat çeken Acıbadem Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Tolga Sütlü, bağışıklık sistemini merkeze alan hücresel immünoterapilerin kanserle mücadelede ezberleri bozduğunu vurguladı. Artık kanserle yalnızca dışarıdan verilen ilaçlarla değil, vücudun kendi savunma gücüyle savaşılmasının hedeflendiğini belirten Sütlü, “kanseri kendi hücrelerimizle yok etme” fikrinin bilimsel bir gerçekliğe dönüştüğünü ifade etti.

Dünya genelinde her yıl yaklaşık 20 milyon kişiye kanser tanısı konulurken, 10 milyona yakın insan hastalık nedeniyle yaşamını yitiriyor. Türkiye’de ise yılda 240 bini aşkın yeni vaka bildiriliyor. Bu tabloya rağmen, özellikle bağışıklık sisteminin doğal savunma unsurlarından biri olan NK (Natural Killer – Doğal Öldürücü) hücrelerine dayalı tedaviler, kanser tedavisinde umut verici bir dönemin kapısını aralıyor.

NK hücreleri kanseri eğitime gerek duymadan tanıyor

Bağışıklık sisteminin doğuştan gelen ve hızlı yanıt veren hücreleri arasında yer alan NK hücrelerinin, kanserle mücadelede kritik bir rol oynadığına dikkat çeken Dr. Tolga Sütlü, bu hücrelerin en önemli özelliğini şu sözlerle anlatıyor:

“NK hücreleri, vücutta anormalleşmiş ya da kanserleşmiş hücreleri önceden eğitilmeye gerek duymadan tanıyabilen ‘katil hücrelerdir’. Bu özellikleri sayesinde NK hücreleri, özellikle kanserin erken yayılımını ve nüksleri önlemede büyük potansiyel taşıyor.”

‘Her hastaya aynı ilaç’ yaklaşımı geride kaldı

Geleneksel kemoterapi ve radyoterapi yöntemlerinin yerini giderek daha fazla immünoterapilerin aldığını belirten Sütlü, immünoterapinin bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanıma ve yok etme kapasitesini güçlendirmeyi amaçladığını ifade ediyor. Bu yöntemde sağlıklı hücreler korunurken, hedef doğrudan kanser hücreleri oluyor.

İmmünoterapide en dikkat çekici gelişmelerin, bağışıklık hücrelerinin bizzat tedavinin kendisi haline geldiği hücresel immünoterapiler olduğunu vurgulayan Dr. Tolga Sütlü, kişiye özel tedavi dönemini şu sözlerle özetliyor:

“Artık bağışıklık sistemini sadece uyarmıyoruz, onu doğrudan yönlendiriyoruz. Hastanın kendi NK hücrelerini veya T hücrelerini alıyoruz, genetik olarak kanseri hedefleyebilecek şekilde yeniden programlıyoruz ve tekrar hastaya veriyoruz. Bu hücreler de doğrudan kanser hücrelerini hedef alarak onları yok ediyorlar. Bu, her hasta için özel olarak tasarlanabilen bir tedavi.”

Uzmandan bitki çayı uyarısı!
Uzmandan bitki çayı uyarısı!
İçeriği Görüntüle

NK hücre temelli tedavilerde sürecin, hastanın kendi bağışıklık hücreleriyle başladığını belirten Sütlü, bu hücrelerin özel GMP laboratuvarlarında çoğaltılarak kanser hücrelerini daha etkili tanıyacak şekilde yeniden programlandığını aktarıyor. Bu yaklaşım, “her hastaya aynı ilaç” döneminin kapandığının en somut göstergeleri arasında yer alıyor.

Hücresel tedaviler uzun vadeli koruma sağlayabiliyor

Antikor bazlı tedavilerin belirli bir süre sonra vücuttan atıldığını, buna karşılık hücresel tedavilerin çok daha kalıcı etkiler gösterebildiğini belirten Dr. Tolga Sütlü, uzun vadeli koruma potansiyeline dikkat çekiyor:

“Antikorlar birkaç hafta içinde etkisini kaybeder ve tekrar tekrar uygulanması gerekir. Ancak bağışıklık sistemi hücreleri, vücutta uzun süre kalabilir ve kanser hücrelerini aktif olarak aramaya devam eder. Bu hücreler, kansere karşı ömür boyu savaşacak şekilde programlanıyor. Bugün dünyada, 10–20 yıl önce hücresel immünoterapi almış ve hastalığı kontrol altında olan hastalar var.”

Hangi kanser türlerinde etkili?

NK hücre temelli hücresel immünoterapilerin özellikle lösemi, lenfoma ve multiple miyelom gibi hematolojik kanserlerde yüksek başarı oranları gösterdiğini belirten Sütlü, solid tümörler için de çalışmaların hızla sürdüğünü ifade ediyor:

“Meme, akciğer ve kolon kanseri gibi solid tümörlerde de NK hücreleriyle ilgili yüzlerce klinik çalışma yürütülüyor. Önümüzdeki yıllarda bu alanda da onaylı tedavileri göreceğiz.”

Yapay zeka destekli kişiselleştirilmiş tedaviler

Türkiye’de CAR-T ve NK hücreleriyle hücresel immünoterapi alanında çalışma yapan sınırlı sayıda merkez bulunduğunu belirten Dr. Tolga Sütlü, Acıbadem Üniversitesi’nin bu alandaki çalışmalarıyla öne çıktığını söyledi. Malign melanom, lösemi ve lenfoma başta olmak üzere birçok kanser türünde NK hücrelerini merkeze alan yenilikçi tedaviler üzerinde çalıştıklarını aktardı.

Gelişmiş DNA analizleri ve yapay zeka destekli veri işleme yöntemlerinin, hangi hastada hangi hücresel tedavinin daha etkili olacağının öngörülmesini kolaylaştırdığını vurgulayan Sütlü, şunları kaydetti:

“Yapay zeka, kişiye özel hücresel tedavilerin geliştirilmesini hızlandırıyor. Artık kanser olan herkese aynı yaklaşımı uygulamıyoruz.”

Dr. Tolga Sütlü’ye göre NK hücreleriyle yürütülen çalışmalar, kanserle mücadelenin geleceğinde vücudun kendi savunma gücünün belirleyici olacağını ve kişiselleştirilmiş hücresel tedavilerin onkolojinin temelini oluşturacağını ortaya koyuyor.

Kaynak: BASIN BÜLTENİ