Katarakt ameliyatından aylar ya da yıllar sonra yeniden başlayan görme bulanıklığı, hastalarda kataraktın tekrarladığı düşüncesine yol açabiliyor. Uzmanlar ise doğal mercekte kataraktın yeniden oluşmadığına dikkat çekiyor.
Katarakt ameliyatının ardından görmenin bir süre sonra yeniden bulanıklaşması, hastaların sık karşılaştığı sorunlardan biri olarak öne çıkıyor. Bu durum çoğu zaman “Kataraktım tekrar mı oldu?” sorusunu beraberinde getiriyor. Ancak ameliyat sırasında çıkarılan doğal mercekte katarakt yeniden oluşmuyor.
Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Hüseyin Dundar, ameliyat sonrasında ortaya çıkabilen görme bulanıklığının nedenlerinden biri olan arka kapsül kesifleşmesi (AKK) ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.
Katarakt tekrarlar mı?

Katarakt, gözün doğal merceğinin zamanla şeffaflığını kaybetmesi sonucu ortaya çıkıyor. Ameliyat sırasında bulanıklaşan doğal mercek çıkarılarak yerine yapay göz içi merceği yerleştiriliyor.
Bu nedenle çıkarılan doğal mercekte kataraktın yeniden oluşması mümkün değil. Buna karşın ameliyattan aylar veya yıllar sonra görmenin yeniden azalması, hastaların durumu kataraktın tekrarlaması olarak değerlendirmesine neden olabiliyor.
Op. Dr. Hüseyin Dundar, bu konuda şu bilgileri verdi:
“Katarakt ameliyatından aylar veya yıllar sonra bazı hastalarımız görmelerinin yeniden bulanıklaştığını ifade edebiliyor. Bu durum kataraktın tekrar ettiği anlamına gelmez. Sık karşılaştığımız nedenlerden biri, yapay göz içi merceğinin arkasında bulunan kapsülün zaman içerisinde saydamlığını kaybetmesidir.”
Halk arasında “ikincil katarakt” olarak biliniyor
Katarakt ameliyatında doğal mercek çıkarılırken göz içerisindeki kapsülün ön kısmı yuvarlak bir açıklık oluşturacak şekilde açılıyor, diğer bölümü ise korunuyor. Bunun temel nedeni, yapay göz içi merceğinin göz içerisinde uygun pozisyonda tutulmasını sağlamak.
Ameliyatın ardından kapsülün arka bölümünde zaman içerisinde bazı hücresel değişiklikler meydana gelebiliyor. Bu değişiklikler sonucunda kapsülün şeffaflığını kaybetmesiyle arka kapsül kesifleşmesi gelişebiliyor.
Toplumda “ikincil katarakt” ya da merceklerin kireçlenmesi şeklinde de ifade edilen bu durum, gerçekte yeni bir katarakt oluşması anlamına gelmiyor.
Kapsülün bulanıklaşması, ışığın retinaya sağlıklı şekilde ulaşmasını etkileyerek görme kalitesinin düşmesine yol açabiliyor.
Görme buğulu ve sisli hale gelebiliyor

Arka kapsül kesifleşmesinin en belirgin şikayetlerinden biri, katarakt ameliyatıyla düzelmiş olan görmenin zaman içerisinde tekrar bulanıklaşması.
Hastalar görmelerindeki değişikliği; buğulu veya sisli görme, buzlu bir camın arkasından bakma hissi ya da kontrastın azalması şeklinde tarif edebiliyor.
Özellikle geceleri ışıklarda saçılma ve parlama da görülebilir.
Op. Dr. Hüseyin Dundar şöyle devam etti:
“Arka kapsül saydamlığını kaybettiğinde ışığın gözün arka bölümüne ulaşması etkilenebilir. Hastalar bunu çoğu zaman buğulu veya buzlu bir camın arkasından bakıyormuş gibi tarif eder. Bu nedenle şikâyetler katarakt belirtilerine benzeyebilir ve hastalarda ‘kataraktım yeniden oluştu’ düşüncesi ortaya çıkabilir.”
Her bulanık görmenin nedeni aynı değil
Katarakt ameliyatından uzun süre sonra ortaya çıkan görme bulanıklığının doğrudan arka kapsül kesifleşmesinden kaynaklandığı düşünülmemeli.
Kornea problemleri, göz içi basıncıyla ilişkili hastalıklar, retina hastalıkları, sarı nokta sorunları, optik sinir hastalıkları ve göz numarasındaki değişiklikler de görme azalmasına neden olabilir.
Bu nedenle ameliyat sonrasında görmenin yeniden bulanıklaşması durumunda ayrıntılı göz muayenesi yapılması ve asıl nedenin belirlenmesi önem taşıyor.
YAG lazer ile tedavi edilebiliyor
Yapılan muayenede görme azalmasının arka kapsül kesifleşmesine bağlı olduğu belirlenirse, uygun hastalarda Nd lazer kapsülotomi uygulanabiliyor.
İşlem sırasında bulanıklaşan arka kapsülün merkezinde, lazer yardımıyla görme aksını açan küçük bir açıklık oluşturuluyor.
YAG lazer kapsülotomi, yeniden katarakt ameliyatı yapılması anlamına gelmiyor. Cerrahi kesi olmadan uygulanan lazer işlemiyle ışığın gözün arka bölümüne daha rahat ulaşması hedefleniyor.
Genellikle kısa sürede tamamlanan işlem sonrasında hastanede yatış gerekmiyor. Hastanın durumuna göre işlem sonrası göz içi basıncı ve gözün diğer yapıları kontrol edilebiliyor.
Op. Dr. Hüseyin Dundar, YAG lazer tedavisiyle ilgili olarak:
“YAG lazer kapsülotominin amacı, bulanıklaşan arka kapsülün merkezinde görme aksını açarak ışığın retina üzerine ulaşmasını sağlamaktır. Uygun hastalarda işlem sonrasında görme kalitesinde belirgin iyileşme elde edilebilir. Ancak ulaşılabilecek görme düzeyi yalnızca kapsülün durumuna değil, retina, kornea, optik sinir ve gözün diğer yapılarının sağlığına da bağlıdır.”
Hangi belirtilerde göz muayenesi geciktirilmemeli?
Katarakt ameliyatından aylar veya yıllar sonra görmenin yeniden bulanıklaşması farklı nedenlerden kaynaklanabiliyor. Bu nedenle sorunun kaynağının doğru şekilde belirlenmesi gerekiyor.
Özellikle ani görme kaybı, yeni başlayan veya belirgin şekilde artan uçuşmalar, ışık çakmaları, görme alanında perde ya da gölge hissi, şiddetli göz ağrısı veya belirgin göz kızarıklığı ortaya çıktığında göz muayenesinin geciktirilmemesi gerekiyor.
Op. Dr. Hüseyin Dundar sözlerini şöyle tamamladı:
“Katarakt ameliyatından sonra görmesi yeniden bulanıklaşan hastalarımızın bunu doğrudan ‘kataraktım tekrar etti’ şeklinde değerlendirmemelerini öneriyoruz. Bunun birçok farklı nedeni olabilir. Eğer sorun arka kapsül kesifleşmesinden kaynaklanıyorsa, uygun hastalarda YAG lazer kapsülotomi ile tedavi edilebilir. Burada en önemli nokta, görme kaybının nedenini doğru şekilde belirlemek ve hastaya uygun tedaviyi planlamaktır.”
Katarakt ameliyatı sonrasında yeniden ortaya çıkan bulanık görme, kataraktın tekrar ettiği anlamına gelmiyor. Görme değişikliğinin nedeninin belirlenmesi için göz muayenesi yapılması önem taşıyor.




