Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Opr. Dr. Metehan Saraçoğlu, kayak sırasında yaşanan basit gibi görünen kazaların kalıcı sakatlıklara yol açabileceği uyarısında bulundu.
Liv Hospital Samsun Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Opr. Dr. Metehan Saraçoğlu, kayak sezonunun başlamasıyla birlikte hastanelere kırık, bağ yaralanmaları ve çeşitli travmalarla başvuruların arttığını belirtti. Kayak sporunun yüksek dikkat ve doğru önlem gerektirdiğine işaret eden Saraçoğlu, sporcuların özellikle omurga ve diz yaralanmalarına karşı tedbirli olması gerektiğini vurguladı.

Opr. Dr. Saraçoğlu, kayak sırasında düşmelerin çoğunlukla dizlere yük bindirdiğini belirterek, “Basit yaralanmalar büyük sakatlıklara sebep olabiliyor, bu yüzden mutlaka gerekli tedbirler alınmalı, omurga yaralanmalarına mahal verilmemeli. Diz sakatlanmaları, bilek sakatlıkları, bağ kopmaları yaşandığı için gerekli tedbirler alınmalı, kayakta dikkatli olunmalı. Kayma esnasında düşme yaşandığında ağırlık dizlere biniyor ve bu yüzden sakatlanma riski artıyor. El-bilek yaralanmaları, diz-ayak bileği sakatlıkları, kaburga kırıkları ve omurga zedelenmeleri tehlikeli boyutlara gelebiliyor” ifadelerini kullandı.
Kayak öncesi hazırlık büyük önem taşıyor
Kayak yapmadan önce vücudun mutlaka spora hazırlanması gerektiğini söyleyen Saraçoğlu, doğru ekipman ve eğitim konusuna da dikkat çekti. Opr. Dr. Saraçoğlu, “Kayak öncesi mutlaka eğitim alınmalı, bilenler için ekipman doğru olmalı, kişiye uygun seçilmeli ve botlar düzgün şekilde sıkı bağlanmalı. Bileklikler kullanılmalı. Kayak öncesi mutlaka ısınma hareketleri yapılmalı vücut ve kaslar kayağa hazırlanmalı” dedi.
Küçük düşmeler hafife alınmamalı
Kayak sırasında yaşanan her düşmenin ciddiyetle ele alınması gerektiğini belirten Saraçoğlu, erken müdahalenin tedavi sürecinde belirleyici olduğunu vurguladı. “Önemsenmeyen küçük bir düşme, büyük sakatlığa dönüşebilir. Hekime başvurularak yaralanmanın ne durumda olduğu takip edilmeli. Yaralanmanın ağır ve ağrılı olduğu durumda doğru teşhis konularak hızlıca doğru tedavi uygulanmalı” diyen Saraçoğlu, tedavi sürecinin kişiye göre değiştiğini ifade etti.
Opr. Dr. Saraçoğlu, “Kırılma ve bağ kopma durumlarında genç ve hareketli bireylerde cerrahi tedavi uygulanabilirken, aktivite seviyesi düşük kişilerde ise fizik tedavi uygulanabiliyor. Tamamen kişiye ve sakatlığına bağlı bir durum tedavi süreci. Yine cerrahi işlem sonrası hastanın mutlaka fizik tedavi ve rehabilitasyon sürecini başlatıyoruz. Hızlı iyileşme için etkili bir tedavi planlaması yaparak hastanın kısa sürede günlük rutinine adapte olmasını sağlıyoruz” şeklinde konuştu.





