Uzmanlar, ürünlerin hazırlanması ve daha uzun süre korunması için kullanılacak tuzun içeriğine dikkat edilmesi gerektiğini belirterek kaya tuzunu önerdi.
Sonbaharın yaklaşmasıyla birlikte evlerde kışlık konserve, turşu, salça ve çeşitli gıda hazırlıkları başladı. Kış boyunca tüketilmek üzere hazırlanan ürünlerin korunmasında tuzun önemli bir rol oynadığını belirten uzmanlar, deniz tuzu ile kaya tuzu arasındaki mineral farklılıklarına dikkat çekti.
Uzmanlara göre bazı kaya tuzlarında bulunan kalsiyum, magnezyum ve potasyum mineralleri, meyve ve sebzelerin yapısındaki bazı bileşenleri etkileyerek hazırlanan ürünlerin özelliklerinin korunmasına katkı sağlıyor. Bu nedenle turşu ve konservelerde kaya tuzunun tercih edilmesi tavsiye ediliyor.
“Killi olduğu için turşuları nasıl koyarsanız o şekilde alırsınız”

Çankırı’da tuz satışı yapan İlyas Ak, bölgede üretilen tuzların özellikle kışlık hazırlık yapan vatandaşlar tarafından tercih edildiğini belirtti. Çankırı tuzunun içerdiği minerallere ve üretim sürecine değinen Ak, turşuluk tuzla ilgili de şu ifadeleri kullandı:
"Çankırı tuzumuz içerisinde 84 mineral barındırmaktadır. Bu genelde tansiyon hastalarına, kalp hastalarına, tuzun yasak olduğu herkese verilmektedir. Verdiğimiz tuzlar tamamen saf ve temizdir. Doğadan çıktığı şekilde, sadece içerisindeki kil ve kireç kısmı ayıklanıp taş değirmende çekilerek sofralara sunulmaktadır. Bu tuzlar, dünyanın oluşumu sırasında sıkışan bir tuzdur. İçinde hiçbir şekilde ağır metal veya yabancı madde yoktur. Yabancı madde olarak sadece kil vardır, onu da biz makinemizle ayıkladığımız için o da kalmadı. Bizim tuzumuz acı değil, tatlıdır. Elimde bulunan bu tuz ise turşularda kullanılmaktadır. Biraz esmerdir, yani içinde az da olsa bir miktar kil vardır. Killi olduğu için turşuları nasıl koyarsanız o şekilde alırsınız. Koyduğunuz turşu sertse sert bir şekilde yersiniz, yumuşaksa yumuşak bir şekilde yersiniz"
“Deniz tuzuyla yapılan ürünler daha kısa sürede erimekte”

Artvin Çoruh Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü'nden Prof. Dr. Hüdayi Ercoşkun da kışlık hazırlıklarda kullanılan tuzun içeriğinin önemine dikkat çekti.
Turşu, sirke, yaprak, domates sosu ve salça gibi ürünlerde tuzun yoğun şekilde kullanıldığını ifade eden Ercoşkun, bazı kaya tuzlarının içerdiği minerallerin ürünlerin yapısı ve raf ömrü üzerinde etkili olduğunu belirtti.
Ercoşkun, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"Dünyamızda en fazla bulunan moleküllerden birisi tuzdur. Tuz adeta bizi çepeçevre sarmıştır. Denizler, göller, toprak, kaya tuzu madenleri her tarafta, istisnasız yaşamın bulunduğu her yerde tuz da bulunmaktadır. Tuz gıda teknolojisi bakımından büyük önem taşımaktadır. Özellikle kış hazırlıkları yaptığımız bu günlerde turşu, sirke, yaprak, yine aynı şekilde domates sosu, domates salçası gibi ürünlerde tuz yoğun olarak kullanılmaktadır. Bu ürünlerde kullanılan tuzun içeriği de büyük önem taşımaktadır. Özellikle bazı kaya tuzları içermiş oldukları kalsiyum, magnezyum ve potasyum mineralleri sayesinde, meyve ve sebzelerin içerisinde bulunan lignin, selüloz ve pektini etkilemektedir. Bunun doğal bir sonucu olarak kaya tuzuyla üretilen ürünler daha uzun süre raf ömrüne sahip olmaktadır. Turşular daha çıtır, yine aynı şekilde kaya tuzuyla yapılan yapraklar daha elastik ve yırtılmayan, domates sosu ve salçalar ise daha kıvamlı olmaktadır. Deniz tuzlarında ise maalesef bu kadar kalsiyum ve magnezyum bulunmayabilmektedir. Bu açıdan deniz tuzuyla yapılan ürünler daha kısa sürede erimekte, raf ömrü kısa olmaktadır" ifadelerini kullandı.
Kışlık hazırlık yapan vatandaşların, konserve ve turşularda kullanacakları tuzun içeriğine dikkat etmeleri gerektiği vurgulandı.





