Türkiye’de 40 yaş üzerindeki her 5 kişiden birinde görülen KOAH, kalıcı nefes darlığının en yaygın nedenleri arasında yer alıyor. Nefes darlığı nedeniyle hareket etmekten kaçınan hastalarda ise zamanla kas güçsüzlüğü gelişebiliyor ve günlük yaşamın en basit işleri bile zorlaşabiliyor. Uzmanlar, doğru egzersiz ve nefes tekniklerini içeren pulmoner rehabilitasyon programlarının hastaların yaşam kalitesini artırabileceğine dikkat çekiyor.
Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Lütfiye Kılıç, kronik akciğer hastalarında nefes darlığının günlük yaşamı önemli ölçüde kısıtlayabildiğini belirterek pulmoner rehabilitasyonun hastaların daha aktif bir yaşam sürmesine yardımcı olduğunu ifade ediyor.
“Pulmoner rehabilitasyon; hastaların daha rahat nefes almalarını, hareket kapasitelerini artırmalarını ve hastalıklarını daha iyi yönetmelerini sağlayan kapsamlı bir programdır. Hastaneye ve acil servise başvurma ihtiyacını dahi azaltabilir”
Nefes darlığında çevresel etkenler de rol oynuyor

Türkiye’de nefes darlığı şikayeti yaşayanların sayısının son yıllarda arttığı belirtiliyor. Tütün ürünlerinin kullanım oranının yüzde 34,8’e ulaşması, hava kirliliği ve küresel ısınmaya bağlı sıcak hava dalgaları bu artışta etkili olan faktörler arasında gösteriliyor. Yaşlanan nüfus, hareketsiz yaşam ve obezitenin yaygınlaşması da kronik nefes darlığı yaşayan kişi sayısındaki artışta rol oynuyor.
Kalıcı nefes darlığının en yaygın nedenlerinden biri olan KOAH’ın Türkiye’de 40 yaş üzerindeki her 5 kişiden birinde görüldüğünü belirten Doç. Dr. Lütfiye Kılıç, Covid gibi ağır geçirilen solunum yolu enfeksiyonlarının da akciğerlerde hasara yol açarak nefes darlığını tetikleyebileceğini söylüyor.
“Covid gibi ağır geçirilen solunum yolu enfeksiyonlarının akciğerlerde bıraktığı hasarlar da nefes darlığını tetikleyebiliyor. Dolayısıyla günümüzde hem çevresel etkenler hem de yaşam alışkanlıkları nedeniyle daha fazla kişi bu sorunla karşı karşıya kalıyor”
Her nefes darlığının nedeni akciğer olmayabilir
Nefes darlığının en önemli nedenleri arasında KOAH ve astım gibi kronik solunum yolu hastalıkları bulunuyor. Ancak bu şikayet yalnızca akciğerlerden kaynaklanmıyor. Akciğer hastalıklarının ardından kalp ve damar hastalıkları da nefes darlığının önemli nedenleri arasında yer alıyor.
Kansızlık, mide ve bağırsaklarda aşırı gaz birikimine yol açan sorunlar, kronik stres ve panik atak gibi psikolojik faktörler de nefes almakta güçlük yaşanmasına neden olabiliyor. Diyabet ve tiroit hastalıkları ise solunum kaslarının gücünü etkileyerek nefes darlığına zemin hazırlayabiliyor.
Bu nedenle nefes darlığı yaşayan kişilerde öncelikle şikayetin altında yatan nedenin belirlenmesi ve tedavinin buna göre planlanması önem taşıyor.
Tütün ürünleri kullanımı da nefes darlığı açısından en zararlı yaşam alışkanlıklarının başında geliyor. Obezite ve hareketsiz yaşam, solunum kaslarını ve hareket kapasitesini olumsuz etkileyerek şikayetlerin artmasına neden olabiliyor.
Pulmoner rehabilitasyon hastaya özel planlanıyor
Uzun süreli akciğer hastalıklarında uygulanan pulmoner rehabilitasyon, hastaların daha rahat nefes almasını ve günlük yaşam aktivitelerini daha kolay gerçekleştirmesini hedefliyor. Doktor kontrolünde yürütülen programda hastanın durumuna uygun egzersizler ile doğru nefes alma teknikleri uygulanıyor.
Program kapsamında hastalara kronik akciğer hastalıklarını daha iyi yönetebilmeleri için eğitim veriliyor. İhtiyaç duyulması halinde beslenme ve psikolojik destek de programa dahil edilebiliyor.
Doç. Dr. Lütfiye Kılıç, rehabilitasyon programının hastalara nefes darlığı yaşamadan nasıl egzersiz yapabileceklerini öğrettiğini belirtiyor.
“Pulmoner rehabilitasyonda hastalar kronik akciğer hastalıklarıyla ilgili bilmeleri gerekenleri öğreniyor. Programda kazanılan bilgi ve beceriler, kişinin kendisini daha iyi hissetmesine ve hastalığını daha etkili yönetmesine yardımcı oluyor. Akciğerlerin ve kasların çalıştırılması, hastanın daha aktif olmasını ve sevdikleriyle keyif aldığı etkinliklere yeniden katılabilmesini sağlıyor”
Her yaştan solunum hastası yararlanabiliyor
Nefes darlığı nedeniyle günlük yaşamı kısıtlanan her yaştaki solunum hastası pulmoner rehabilitasyondan yararlanabiliyor. Özellikle günlük işlerini yapmakta zorlanan, yaşam kalitesi düşen veya egzersiz kapasitesi azalan hastalar için program uygulanabiliyor.
Rehabilitasyon ünitesinin imkanları ve hastanın ihtiyaçlarına göre program; hastanede yatarak, ayaktan ya da evde gerçekleştirilebiliyor.
KOAH’ın yanı sıra astım, bronşektazi, interstisyel akciğer hastalıkları, kistik fibrozis, göğüs duvarı hastalıkları ve nöromüsküler hastalıklarda da pulmoner rehabilitasyondan yararlanılabiliyor. Obeziteyle ilişkili akciğer hastalıklarında, akciğer nakli öncesi ve sonrasında ve nefes alabilmek için ventilatör desteğine ihtiyaç duyan hastalarda da program uygulanabiliyor.
Hareketsizlik nefes darlığını artırabiliyor
Kronik solunum hastaları, egzersiz sırasında nefeslerinin daralacağı endişesiyle fiziksel aktivitelerden uzaklaşabiliyor. Ancak hareketin azalması zaman içinde kasların daha fazla güç kaybetmesine ve daha düşük eforlarda bile nefes darlığı yaşanmasına yol açabiliyor.
Pulmoner rehabilitasyon kapsamında hastanın durumuna uygun egzersiz miktarı ve türü belirlenerek bu kısır döngünün kırılması amaçlanıyor.
Uygun egzersizler kalp ve kas gücünün artmasına, enerji seviyesinin yükselmesine ve oksijenin daha verimli kullanılmasına katkı sağlıyor. Böylece hastalar yürümek, merdiven çıkmak ve ev işleri gibi günlük aktiviteleri daha rahat gerçekleştirebiliyor.
Hastane ve acil servis başvurularını azaltabiliyor
Pulmoner rehabilitasyonun hareket kapasitesinin yanı sıra nefes darlığı hissinin azalmasına da katkı sağlayabildiği belirtiliyor. Programın, nefes darlığına eşlik eden ölüm korkusunun azalmasına ve hastaların kendilerine olan güvenlerinin artmasına yardımcı olabildiği ifade ediliyor.
Doç. Dr. Lütfiye Kılıç, pulmoner rehabilitasyonun hastalık ataklarının sıklığını azaltarak hastaneye yatış oranlarını düşürebildiğini belirtiyor.
“Program, hastalık ataklarının sıklığını azaltarak hastaneye yatış oranlarını düşürür. Solunum yoluyla alınan ilaçların daha doğru teknikle ve etkili kullanılmasını sağlar. Kişinin kendine olan güvenini ve yaşam kalitesini yükseltir.”
KOAH gibi kronik akciğer hastalıklarında nefes darlığı nedeniyle hareketten tamamen uzaklaşılmaması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Lütfiye Kılıç, egzersizin hastanın durumuna uygun şekilde planlanmasının önemine dikkat çekiyor.
“Doğru miktarda ve hastaya uygun türde egzersizin çok önemli faydaları vardır. Pulmoner rehabilitasyon programına katılmak, birçok hasta için kelimenin hem gerçek hem de mecazi anlamıyla hayat kurtarıcı olabilir”
sitesini artırabiliyor.




