Muğla ve Aydın arasında yer alan Latmos Dağları, bilim dünyasına yeni bir bitki türü kazandırdı. Latmos’un gölgeli granit kaya oyuklarında yetişen tür, ilk olarak 2023 yılında doğasever Dr. Türker Şengül tarafından doğa yürüyüşü sırasında fark edildi.
2026 yılında Ege Üniversitesi (EÜ) Botanik Bahçesi Herbaryum Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Yıldırım ile doktora öğrencisi Aşkın Öykü Çimen tarafından bilim dünyasına kazandırılan türe, Dr. Türker Şengül’ün oğlu Alp Şengül’e ithafen ‘Saxifraga alpsengulii’ adı verildi. Türün Türkçe bilimsel adı ise yaşadığı bölgeye atfen ‘Latmos Taşkıranı’ olarak belirlendi. Bitki ressamı Hazelnas Varol da türün sahadaki çizimini gerçekleştirdi.
Türkiye’deki taşkıran sayısı 25’e çıktı

Prof. Dr. Hasan Yıldırım, Latmos Taşkıranı’nın gölgelik alanlarda, kaya diplerinde ve küçük mağara kovuklarında yaşadığını belirtti.
“Bitkinin beyazdan altın rengine kadar değişen renklerde çiçekleri var. Karanlıkta mağaranın dışından baktığınızda içinde parlayan çiçekler görülebiliyor. Kuzey Yarımküre'de, Himalayalar'da, Alpler'de yüksek dağlarda yayılış gösteren taşkıranların dünyada 490 türü bulunuyor. Türkiye'de şu ana kadar keşfedilen 24 taşkıran türü vardı, bununla 25 oldu. Bunlardan 5'i ülkemize has endemikler olarak karşımıza çıkıyor. Bitki, Söke, Bafa Gölü'nden Bağarcık denilen alandan Latmos'un içlerine kadar bir yayılış göstermektedir. Tek yıllık bir bitki olup, çok sayıda bireye sahip olmasına rağmen alanı çok geniş olan bir bitki değil. Bu nedenle kritik düzeyde tehlike altında olduğunu söyleyebiliriz. Alanda gerçekleştirilecek maden faaliyetleri bu bitkinin neslini maalesef yok oluşa doğru götürebileceğini düşünmekteyiz. Bu anlamda da bitkinin popülasyonunu koruma çalışmalarının yapılması gerekiyor”
“Birçok endemik tür var”

Latmos Bölgesi’nin biyoçeşitlilik ve tarih açısından önemine dikkat çeken Yıldırım, bölgede çok sayıda endemik bitki bulunduğunu ve yeni türlerin keşfedildiğini söyledi.
“Bölgede çok fazla madencilik çalışmaları yapılıyor. Biyoçeşitlilik ve tarih açısından önemli olan bu bölgenin madencilik faaliyetinin bu derece yüksek olmasının biyoçeşitlilik açısından çok kritik bir noktaya gelinmesine neden olacağını düşünmekteyim. Bölgeye özel olan birçok endemik tür var ve bunların başka yerde yaşam şanslarının olmadığı bir coğrafya. Bu durum popülasyonların ve habitatların bozulmasına neden olarak bu türlerin yok oluş sürecine doğru sürüklenmesine neden oluyor”
“Kaya altında ışıldadığını gördüm”

Latmos Taşkıranı’nı 2023 yılında doğa yürüyüşü sırasında fark eden Dr. Türker Şengül ise bitkinin keşif sürecini anlattı.
“Yaklaşınca güzel bir çiçek olduğunu gördüm. Daha önce Latmos'a geldiğimde bu bitkiyle karşılaşmamıştım. Birkaç fotoğrafını çektim ve sosyal medyada paylaştım. Prof. Dr. Hasan Yıldırım, türü gördüğüm yerle ilgili detaylı bilgi istedi. Yeni bir tür olacağını söylediğinde çok heyecanlandım, mutlu oldum”




