Meme kanserinde erken tanıya dikkat çekmek amacıyla her yıl ekim ayında farkındalık çalışmaları düzenleniyor. Acıbadem Sağlık Grubu da bu yıl “Seven fark eder” mesajıyla başlattığı kampanya kapsamında meme kanserinin tanı ve tedavisine ilişkin bilgilendirme çalışmalarını sürdürüyor.
Meme kanseri tedavisinde önemli bir yere sahip olan meme onarımı, hastaların beden bütünlüğünü ve yaşam kalitesini yeniden kazanmalarına katkı sağlıyor. Ancak bu konuda toplumda yaygın olan yanlış bilgiler, bazı kadınların meme onarımı seçeneklerinden haberdar olmamasına veya gereksiz endişeler yaşamasına yol açabiliyor.
Acıbadem Ataşehir Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Saçak, meme onarımına ilişkin doğru bilinen altı yanlışı anlatarak önemli değerlendirmelerde bulundu.
Meme onarımı yalnızca estetik amaç taşımıyor

Prof. Dr. Bülent Saçak, meme kanseri ameliyatlarının ardından yaşanan doku kaybının kadınların psikolojik iyileşme sürecini de etkileyebildiğine dikkat çekti.
Saçak, “Meme kanserinde cerrahi müdahaleler neticesinde yaşanan doku kaybı, tedavinin ardından derin bir eksiklik hissi yaratarak psikolojik iyileşme sürecini gölgelemektedir. Tam da bu noktada devreye giren meme onarımı, yalnızca fiziksel bir tamamlama işlemi değil; kadının özgüvenini, beden bütünlüğünü ve yaşam enerjisini yeniden kazanmasında hayati bir köprü görevi üstlenmektedir. Bu nedenle meme kanseriyle mücadelede bütüncül iyileşmenin anahtarı, kulaktan dolma önyargılardan arınmak ve doğru bilgiye ulaşmaktan geçmektedir” dedi.
Meme onarımında doğru bilinen 6 yanlış
1. Meme onarımı estetik bir tercihtir
Yanlış!
Meme onarımı, yalnızca estetik görünümü değiştirmeye yönelik bir işlem değil. Meme kanseri tedavisinin ardından vücut bütünlüğünü yeniden sağlamayı amaçlayan rekonstrüktif cerrahinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Beden algısı, psikososyal iyilik hali ve yaşam kalitesi üzerinde olumlu etkiler sağlayabiliyor.
2. Meme onarımı sadece silikon implantlarla yapılır
Yanlış!
Meme onarımında silikon implantlar, kullanılabilecek yöntemlerden yalnızca biri. Uygun hastalarda karın, uyluk veya vücudun farklı bölgelerinden alınan kişinin kendi dokuları da mikrocerrahi yöntemlerle yeni meme oluşturmak için kullanılabiliyor.
Öz doku ile meme onarımı olarak adlandırılan bu yöntemler, doğal ve dengeli bir görünüm elde edilmesine katkı sağlayabiliyor. Ayrıca kişinin kendi dokuları, kilo değişimlerine daha doğal uyum gösterebiliyor ve uzun vadede avantajlar sunabiliyor.
3. Meme onarımı kanserin yeniden ortaya çıkmasını gizler
Yanlış!
Meme onarımı, meme kanserinin tekrarlamasını gizleyen veya onkolojik takibi engelleyen bir işlem değil. Ameliyat sonrasında hastaların onkoloji ve meme cerrahisi ekipleri tarafından belirlenen takip programlarına devam etmesi gerekiyor.
Onarım planlamasında kanser tedavisi ve gelecekteki takip gereksinimleri de dikkate alınıyor. Bilimsel araştırmalar, uygun hastalarda meme onarımının güvenle uygulanabileceğini ve kanser tedavisini tamamlayan önemli bir seçenek olduğunu destekliyor.
4. Meme onarımı kanser ameliyatından sonraya bırakılmalıdır
Yanlış!
Meme onarımı, bazı hastalarda meme kanseri ameliyatıyla aynı seansta gerçekleştirilebiliyor. Eş zamanlı meme onarımı olarak adlandırılan bu yöntemin yanı sıra aşamalı onarım da uygulanabiliyor.
Hangi yöntemin tercih edileceği; tümörün özellikleri, planlanan kanser tedavileri, radyoterapi gereksinimi, hastanın genel sağlık durumu ve tercihleri doğrultusunda belirleniyor. Bu nedenle meme onarımının zamanlaması her hasta için ayrı değerlendiriliyor.
5. Silikon meme implantları meme kanserini tetikler
Yanlış!
Prof. Dr. Bülent Saçak, silikon meme implantlarının meme kanserine neden olduğunu gösteren bilimsel bir kanıt bulunmadığını belirtti. Bununla birlikte implantların tamamen risksiz olmadığını vurgulayan Saçak, kapsül kontraktürü, enfeksiyon ve implantla ilişkili diğer komplikasyonların görülebileceğine dikkat çekti.
Bazı implant türleriyle ilişkili çok nadir hastalıkların da tanımlandığını belirten Saçak, implant seçiminin, olası risklerin ve uzun dönem takip sürecinin hasta ile ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
6. Meme onarımından sonra iyileşme süreci çok ağırdır
Yanlış!
Meme onarımının ardından iyileşme süresi, uygulanan cerrahi yönteme ve hastanın özelliklerine göre değişiyor. Gelişmiş cerrahi ve mikrocerrahi tekniklerin yanı sıra ağrı kontrolü ve ameliyat sonrası iyileşme protokolleri, hastaların daha erken hareket etmesine ve günlük yaşamlarına kontrollü şekilde dönmesine yardımcı olabiliyor.




