Menopoz döneminde yaşanan hormonal değişimler, kadınların cilt, eklem ve kemik sağlığında yaşa bağlı değişimlerin daha belirgin hale gelmesine neden olabiliyor. Özellikle östrojen seviyelerindeki düşüş, kolajen üretimini destekleyen mekanizmaların zayıflamasıyla birlikte cilt elastikiyetinden kemik yoğunluğuna kadar birçok alanda etkisini gösterebiliyor.
Orzax Medikal Grup Müdürü Dr. Göktuğ Göktaş, menopoz döneminde kolajen peptitleri üzerine yapılan bilimsel çalışmaların dikkat çekici sonuçlar ortaya koyduğunu belirtirken, takviye kullanımının mutlaka kişinin sağlık durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Menopozla birlikte kolajen kaybı hızlanabiliyor
Menopoz sonrasında hormon seviyelerinde meydana gelen değişiklikler, en çok cilt ve bağ dokusunda hissediliyor. Östrojen seviyelerindeki düşüş, kolajen sentezini destekleyen mekanizmaların zayıflamasına neden olurken, bu durum cilt, eklem ve kemiklerde yaşa bağlı değişimlerin daha belirgin hale gelmesine yol açıyor.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Dr. Göktuğ Göktaş, şu ifadeleri kullandı:
“Araştırmalara göre kadınlar, menopozdan sonraki ilk beş yıl içinde cilt kolajenlerinin yüzde 30'una yakınını kaybedebiliyor. Ardından gelen her yıl için de yaklaşık yüzde 2'lik bir kayıp daha yaşanabiliyor. Östrojen seviyesinin düşmesiyle birlikte kolajen sentezini destekleyen mekanizmalar zayıflıyor. Bu durum menopoz döneminde cilt, eklem ve kemiklerde gözlenen ani değişimleri de açıklıyor.”
Kolajen peptitleri üzerine yapılan araştırmalar öne çıkıyor
Kolajen takviyeleriyle ilgili yürütülen klinik araştırmaların önemli bir bölümü cilt sağlığına odaklanıyor. Hidrolize kolajen üzerine gerçekleştirilen bazı çalışmalarda cilt nemi ve elastikiyetine ilişkin olumlu bulgular raporlanırken, menopoz döneminde eklem sağlığına yönelik araştırmaların da dikkat çekici sonuçlar ortaya koyduğu belirtiliyor.
Dr. Göktuğ Göktaş, menopoz döneminde östrojen seviyelerindeki azalmanın eklem dokusu üzerindeki etkilerine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Normal şartlarda östrojen hormonu eklem dokusunun korunmasına yardımcı oluyor. Ancak östrojen seviyelerinin düşmesiyle birlikte iltihaplanma artabilirken bu durum eklem dokusunda yapısal değişikliklere yol açabiliyor. Kolajen peptitleri üzerine yürütülen bazı klinik çalışmalardaysa, kireçlenme bulunan bireylerde ağrı, fiziksel fonksiyon ve yaşam kalitesi gibi klinik parametrelerde olumlu bulgular bildiriliyor.”
Kemik mineral yoğunluğuna ilişkin bulgular paylaşıldı
Menopoz sonrasında östrojen seviyelerinin azalması, kemik kaybının hızlanmasına neden olabiliyor. Bu nedenle kolajen peptitleri, menopoz sonrası dönemde kemik sağlığını desteklemeye yönelik araştırılan beslenme yaklaşımları arasında yer alıyor.
Dr. Göktaş, bu konuda yürütülen bilimsel çalışmalara ilişkin şu bilgileri paylaştı:
“Bilimsel çalışmalarda, günde 5 gram kolajen peptidi kullanan menopoz sonrası kadınların bel omurgası ve kalça bölgesindeki kemik mineral yoğunluğuna ilişkin bazı ölçümlerde plaseboya kıyasla olumlu bulgular bildirildiğini ve bu sonuçların dört yıl süren takip araştırmasında da izlenmeye devam edildiğinin aktarıldığını”
Saç ve tırnak sağlığına yönelik araştırmalar da dikkat çekiyor
Menopoz döneminde yaşanan hormonal değişimler saç ve tırnak sağlığını da etkileyebiliyor. Saçlarda incelme ve tırnaklarda kırılganlık gibi sorunlara yönelik yürütülen klinik araştırmalarda çeşitli bulgular elde edildiği ifade ediliyor.
Bu alandaki çalışmalara değinen Dr. Göktuğ Göktaş, şu açıklamayı yaptı:
“Klinik araştırmalarda, 24 hafta boyunca günlük kolajen peptidi kullanan katılımcılarda tırnak büyümesi ve kırılganlığına ilişkin olumlu sonuçlar bildirildiğini, ayrıca bazı çalışmalarda kolajen peptitlerinin C vitamini, silika veya resveratrol gibi bileşenlerle birlikte değerlendirildiğini, ayrıca saç kalınlığı ve tırnak yapısına ilişkin olumlu bulguların raporlandığını “
Takviye kullanmadan önce uzman görüşü alınmalı
Kolajen takviyelerinin dengeli ve çeşitli beslenmenin yerine geçmediğini hatırlatan Dr. Göktuğ Göktaş, özellikle kronik hastalığı bulunan bireylerin takviye kullanmadan önce mutlaka hekim değerlendirmesinden geçmesi gerektiğini söyledi.
Dr. Göktaş, uyarılarını şu sözlerle tamamladı:
“Kolajen takviyelerinin dengeli ve çeşitli beslenmenin yerine geçmediğini, özellikle kronik hastalığı bulunan bireylerde kullanım kararının mutlaka hekim değerlendirmesiyle verilmesi gerektiğini “
Ayrıca şu öneride bulundu:
“Takviye kullanımında genel güvenlik ilkeleri her zaman göz önünde bulundurulmalıdır. Özellikle böbrek taşı, karaciğer rahatsızlığı gibi sağlık sorunları bulunan kişilerin kolajen takviyesi kullanmadan önce mutlaka doktorlarına danışmaları önerilir.”




