Kolesterol ilacıyla ilgili çarpıcı araştırma
Kolesterol ilacıyla ilgili çarpıcı araştırma
İçeriği Görüntüle

Uzmanlar, özellikle bazı gıdaların ve yaşam tarzı alışkanlıklarının şikâyetleri belirgin şekilde artırabildiğine dikkat çekiyor. Çikolata ve kafein tüketimi de bu tetikleyiciler arasında gösteriliyor.
Liv Hospital Samsun Gastroenteroloji Kliniği'nden Uzm. Dr. Özgür Ecemiş, reflünün en yaygın belirtileri arasında mide yanması, göğüs ağrısı, ağıza acı su gelmesi ve yutma güçlüğü bulunduğunu belirtti. Bazı hastalarda ise hastalığın farklı bulgularla ortaya çıkabildiğini aktardı.

Uzm. Dr. Ecemiş, reflünün yalnızca mide ve yemek borusuyla sınırlı şikâyetler oluşturmadığını vurgulayarak, bazı vakalarda kuru öksürük, ses kısıklığı ve boğazda gıcık hissi gibi yemek borusu dışı belirtilerin de görülebildiğini ifade etti.

“Beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzı etkili”

Reflünün gelişiminde günlük beslenme düzeni ve kilo durumunun önemli rol oynadığını belirten Uzm. Dr. Ecemiş, risk artıran unsurları şöyle sıraladı:

"Yağlı, baharatlı, asitli yiyecekler, çikolata, kafein ve sigara reflü yakınmalarını artırabilir. Özellikle yemek sonrası hemen yatmak, mide basıncını artırarak şikâyetleri tetikler"

Tedavide ilk basamağın ilaçtan önce yaşam tarzı düzenlemesi olduğunu vurgulayan Ecemiş, hastalara kilo kontrolü, küçük porsiyonlarla beslenme ve yatmadan en az 2 saat önce yeme içmeyi bırakma önerisinde bulundu.

Tedavi edilmezse komplikasyon riski artıyor

Reflü tanısında gerekli görülen durumlarda endoskopik inceleme yapıldığını aktaran Uzm. Dr. Özgür Ecemiş, uzun süre kontrol altına alınmayan hastalarda yemek borusunda hasar gelişebileceğini söyledi. Ülser ve Barrett özofagusu gibi ciddi komplikasyonların ortaya çıkabileceğini belirten Ecemiş, erken tanı ve düzenli takip ile risklerin azaltılabileceğini ifade etti.

Uzm. Dr. Ecemiş, "Yaşam kalitesini olumsuz etkileyen reflü, doğru yaklaşımla kontrol altına alınabilir. Gecikmeden uzman hekime başvurulmalı" dedi.

Kaynak: İHA