Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Bingöl'ün Yedisu ilçesinde 26 Nisan'da yaşanan 4.4 büyüklüğündeki deprem sonrasında kritik uyarılarda bulundu. Görür, bölgenin "çok tehlikeli" olduğunu ve sarsıntının ya daha büyük bir depremi tetikleyebileceğini ya da fay hattındaki gerilimi artırabileceğini vurguladı. Uzman, Türkiye genelinde son haftalarda yaşanan sismik hareketliliği ise 2023 Kahramanmaraş depremlerinin ardından levha hareketlerinin hızlanmasına bağladı.
Türkiye'nin en takipçi kitleye sahip deprem bilimcilerinden Prof. Dr. Naci Görür, Nisan 2026'nın son haftasında art arda yaptığı açıklamalarla gündemin merkezine oturdu. Doğu Anadolu'daki sismik hareketliliğin yoğunlaştığı bu dönemde Görür'ün değerlendirmeleri, yalnızca deprem uzmanları arasında değil; milyonlarca vatandaş tarafından dikkatle izlendi. Görür'ün son açıklamaları, Yedisu fay hattı başta olmak üzere Türkiye'nin "uyumayan" sismik bölgelerine dair ciddi uyarılar içeriyor.
Yedisu Fayı: "Ya Tetikler Ya da Gerilimi Artırır"

Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, 26 Nisan'da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: "Güzgülü, Yedisu-Bingöl'de 4.3 sığ bir deprem oldu. Çok tehlikeli ve deprem beklediğimiz yer. Ya büyük bir depremi tetikleyebilir, ya da gerilmeyi artırır. Allah'tan hayırlısı."
Görür, söz konusu fay hattının tarihsel geçmişine de dikkat çekti. Yedisu fay hattının en son 1894 yılında kırıldığını ve 7'nin üzerinde bir deprem ürettiğini hatırlatan Görür, yapılan çalışmalarda bu hattın kırılma periyodunun her 250 yılda bir gerçekleştiğini aktardı ve ekledi: "Yani 2034'te tekerrür periyodu dolacaktır. Bu demektir ki bir daha 7'nin üzerinde deprem üretecektir. Bu artı eksi 10-15 yıl oynayabilir. Yani bugünler depremin olabileceği günlere denk gelmektedir."
Son Haftalardaki Sismik Artışın Nedeni

Yalnızca Yedisu değil; Ağrı, Muş, Malatya ve Marmara'daki hareketlilik de son haftaların gündemini belirledi. Görür, kamuoyunda sıkça yükselen "depremler neden arttı?" sorusuna da yanıt verdi. Prof. Dr. Görür, "Son zamanlarda depremler arttı" diyen okuyucularına şu açıklamayı yaptı: "Depremler durduk yere artmaz. Faylar büyük ölçüde levha sınırlarıdır. Levhalar dünyamızın kabuk parçalarıdır; hareketlidirler. Hareket güçlerini dünyamızın içindeki ısıdan alırlar. Son zamanlardaki artış, levhaların hareketini artıran 2023 Maraş depremlerine bağlanabilir."
Görür, Malatya'da bir dakika arayla yaşanan 3.9 ve 4.4 büyüklüğündeki depremler için de değerlendirmesini paylaştı: Görür, sarsıntının tanımlanmamış bir fay üzerinde olduğunu, bu fayın Doğu Anadolu Fayı'na 18 km uzaklıkta bulunduğunu ve endişe gerektiren bir durum olmadığını ifade etti.
Marmara Dosyası: "Bilim Topu Taca Atıyor"

Görür'ün son dönemdeki en sert çıkışlarından biri, İstanbul ve Marmara deprem riski konusundaki bilimsel tartışmalar üzerine geldi. Görür, bilim dünyasının "gerekeni yapmadan topu taca attığını" söyleyerek tartışmaları sert bir dille eleştirdi ve şunları ekledi: "Yazmak, çizmek gerekir; dünyada okunmak gerekir. Aksi halde kimse sizi ciddiye almaz. Kısacası araştırma yapmak şart." Marmara'daki birikmekte olan enerjiye de dikkat çeken Görür, bir sonraki adımın bölgeyi depreme hazırlamak olması gerektiğini vurguladı.
Aynı süreçte Kumburgaz Fayı'ndaki hareketlilik de Görür'ün gündemindeydi. Marmara Denizi'nde yaşanan sarsıntının ardından Görür, "Kumburgaz Fayı zorlanıyor ve üzerindeki stres alanı değişime uğruyor. Yerel ve merkezi yönetim dikkatli olmalı" uyarısını yaptı.
İzmir'e Etkisi

Görür'ün açıklamaları, yalnızca Doğu veya Kuzey Türkiye'yi ilgilendirmiyor. Ege'de de aktif olan fay sistemleri, İzmir'i doğrudan bu sismik tablonun içine yerleştiriyor. Uzmanlar, 2020'de İzmir'de yaşanan yıkıcı depremin ardından şehrin depreme hazırlık konusundaki açıklarının hâlâ kapatılmadığını vurgularken, Görür'ün "depreme dirençli kentler yaratmak" çağrısı İzmir özelinde de kritik önem taşıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın kentsel dönüşüm süreçlerini Görür'ün çizdiği sismik risk tablosu ışığında değerlendirmesi, uzmanlar tarafından zorunluluk olarak nitelendiriliyor.
Naci Görür'ün son dönem açıklamaları, Türkiye'nin deprem gerçeğinin yalnızca ani krizler değil; uzun vadeli birikim ve hazırlık meselesi olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Yedisu'dan Marmara'ya, Malatya'dan İzmir Körfezi'ne uzanan fay sistemi, ülkenin bütünü için sürekli güncel kalması gereken bir gündem maddesidir. Görür'ün uyarılarını takip etmek isteyen okuyucularımız, deprem hazırlığına ilişkin güncel bilgilere T.C. AFAD (afad.gov.tr) resmi sitesinden ulaşabilir.




