Psikiyatrist ve Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, günümüz ilişkilerinde aldatma ve aldatılma psikolojisine dair önemli açıklamalarda bulundu. Dijital çağın ilişkiler üzerindeki etkilerini değerlendiren Prof. Dr. Tarhan, empati ve merhamet duygusunun zayıflamasının aldatmayı normalleştirdiğini ifade etti.

Teknoloji hem kolaylaştırıyor hem de izleri bırakıyor

Prof. Dr. Tarhan, dijital platformların aldatmayı hem kolaylaştırdığını hem de saklanmasını zorlaştırdığını belirterek,

“Dijital platformlar aldatma konusunda çok kolaylaştırdı. Fakat aynı zamanda da dijital platformların avantajı da oldu. Daha önce ‘yalancının mumu yatsıya kadar yanar’ diyorduk, şimdi internete kadar yanıyor.” dedi.

Aldatma bir ihanet travması

Aldatmayı sadece fiziksel bir eylem olarak görmenin yetersiz olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tarhan, duygusal aldatmaların da günümüzde ciddi boyutlarda arttığını vurguladı: “Aldatma, aslında bir ihanet travmasıdır. Kişinin arkadan bıçaklanmış gibi hissettiği her durum sadakatin ihlalidir.”

Aldatmanın temelinde güven ve dürüstlük eksikliğinin yattığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Yalan söyleyen kişiler genellikle aldatıcı oluyor. Aldatmanın karanlık üçlüsü vardır; yüksek narsizm, düşük dürtü kontrolü ve yüksek dışa dönüklük. Bu üç özellik bir aradaysa kişi aldatmaya daha yatkın hale gelir.” şeklinde konuştu.

Pişmanlık ve affetme süreci

Aldatma sonrası yaşanan duygusal süreçlere değinen Prof. Dr. Tarhan, bazı kişilerin hatalarından ders çıkarırken bazılarının durumu rasyonalize etmeye çalıştığını söyledi: “Bir insan yanlış yapıp da derin pişmanlık hissetmiyorsa, aynı hatayı tekrar eder. Bazı kişiler kendilerini kandırmanın yolunu bulurlar; ‘zaten ilişkimiz bitmişti’, ‘zaten artık bir şey hissetmiyordum’ derler. Bu zihinsel manevradır. Kendisini haklı çıkarmaya çalışır.”

Aldatma sonrası affetme konusunda da önerilerde bulunan Prof. Dr. Tarhan, “Derin bir pişmanlık hisseden kişiye bir şans verilebilir ama hemen bağışlamak doğru değildir. Samimiyet, sorumluluk ve bedel ödeme olup olmadığına bakılmalıdır” dedi.

Aldatılan kişi ciddi depresyona giriyor

Prof. Dr. Tarhan, ihanetin bireyin benlik saygısını ciddi şekilde etkilediğini vurgulayarak, “Aldatılan insan ‘Ben sevilmeye değer değil miyim?’ diye düşünür ve ciddi bir depresyona girer. Bu travma, yaşam olayları ölçeğinde en yüksek stres değerine sahip olaylardan biridir. Birçok araştırmada eşin aldatması, eşin ölümünden bile daha yüksek travma puanı alıyor.” dedi.

Sadakat, evlilikte temel bir ilkedir

Kültürel kalıpların da ilişkilerdeki sadakat anlayışını etkilediğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “Bizim kültürümüzde ‘erkek aldatabilir, kadın aldatmaz’ gibi yanlış değer yargıları var. Bu iki taraf için de yanlıştır. Evlilik bir yolculuktur. Yol arkadaşlığına sadık kalmak bir ilkedir. Bunun için fedakârlık ve arzuları erteleyebilme becerisi gerekir. Evde güven ilişkisi oluşursa aile sığınak haline gelir. Bugün ailelerin sığınak olmamasının sebeplerinden biri güvenli alanların yok olmasıdır.” dedi.

Aldatma eğiliminin bağlanma stilleriyle yakından ilişkili olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tarhan, “Aldatan ya da aldatılan kişilerin çoğunda güvenli bağlanma yoktur. Kaygılı, kaçıngan veya dezorganize bağlanma stilleri görülür. İnsan ilişkisel bir varlıktır; beyin tek başına yaşamaya programlanmamıştır. Güvenli bağ kuramadığında, kişi ilişkilerde ya kaçar ya da aşırı bağlanır.” şeklinde konuştu.

İlişkide küçük ama etkili adımlar

İletişimin ilişki kalitesinde kritik rol oynadığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “İletişimde üç biçim vardır; sağlıklı iletişim, çatışmalı iletişim ve iletişimsizlik. En kötüsü iletişimsizliktir. Eğer evde insanlar birbirine uzatma oynar gibi davranıyorsa, duygusal yatırımlar azalmış demektir. Göz teması, kısa ama nitelikli sohbetler, birlikte sıcak yemek yemek bile ilişkinin kalitesini artırır” dedi.

Aldatma ilişkileri toksik hale getiriyor

Aldatmanın ilişkiler üzerinde yarattığı kalıcı etkileri anlatan Prof. Dr. Tarhan, “Aldatma ilişkileri toksik hale getirir. Bu kişilerle uzun yolculuğa çıkılmaz. Çünkü sadakat ihlal edilmiştir. Kırılgan ilişkiler her zaman risk grubundadır. O nedenle bağlanma stillerinin onarılması, güvenli iletişimin yeniden kurulması gerekir.” ifadelerini kullandı.

Sadakatin tüm ilişkilerde önemi

Prof. Dr. Tarhan, sadakatin sadece romantik ilişkilerle sınırlı olmadığını hatırlatarak, “Sadakat, bütün insan ilişkilerinde geçerlidir. İş, arkadaşlık, aile ya da varoluşla olan ilişkilerde de güven ve doğruluk olmadan kalıcı bağ kurulamaz” dedi.

Dijital izler, aldatmanın izini saklamıyor

Teknolojinin aldatmadaki rolünü bir kez daha vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Dijital platformlar aldatma konusunda çok kolaylaştırdı. Fakat aynı zamanda da dijital platformların avantajı da oldu. Daha önce ‘yalancının mumu yatsıya kadar yanar’ diyorduk, şimdi internete kadar yanıyor. Bir insanın dijital hesabını incelediğinizde çelişkilerini, yalanlarını görebiliyorsunuz” dedi.

Rahim ağzı kanserini yeryüzünden silecek güç: 'HPV aşısı ve erken teşhis'
Rahim ağzı kanserini yeryüzünden silecek güç: 'HPV aşısı ve erken teşhis'
İçeriği Görüntüle

Kadınlar aldatmayı daha hızlı hissediyor

Kadın ve erkek beynindeki duygusal zekâ farkına dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Aldatmayla ilgili özellikle duygusal okuryazarlık kadın beyninde daha gelişmiştir. Duygusal empati konusunda erkeklerden birkaç adım öndedirler. Onun için aldatmayı daha çabuk hissedebiliyorlar. Ama bu his, mutlaka doğrulanmalı. ‘Aldatıldım’ hissi geldi diye hemen etiketlemek doğru değil” ifadelerini kullandı.

Aldatma bir zincirleme ihmalin sonucu

Ahlaki boyutu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Aldatma bir zincirleme ihmalin sonucudur. İlk hata küçük olur ama kişi o hatayı fark edip durmazsa büyük sonuçlara yol açar. İnsan da hata yaptığında hemen fark edip vicdani temizlik yaparsa, o hata büyümez. Aldatma genellikle bir anda olmaz; küçük küçük adımlar vardır. En zor olan ilk adımdır. O yüzden kişi hatalara karşı duyarlı olmalı. Hata yaptığını fark edip ‘yanlış yaptım’ diyebilen kişi, iç kontrolü güçlü insandır” dedi.

Güven temelli ilişkiler lazer ışığı gibidir

Prof. Dr. Tarhan, ilişkilerde niteliğin önemine dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamladı: “Bu zamanda ilişkiler zorlaştı ama ümitsiz olmamak gerekir. Nitelikli ilişkiler, az görüşülse bile güçlüdür. Böyle ilişkilerde iki kişi 1+1=2 etmez, 1+1=11 eder. Çünkü birbirini tamamlar, güçlendirir. Güven alanı oluşturmuş bir ilişkide, aldatıcılar ve çeldiriciler etkili olamaz. Aldatma sadece fiziksel değil, manevi bir ihlaldir. Vicdanı canlı tutan, küçük hatalarda kendini sorgulayan insan hem kendini hem ilişkisini korur. Bu çağda en büyük direnç, ahlaki dirençtir.”

Kaynak: Basın Bülteni