Düzce Fen ve Teknoloji Hafız Anadolu İmam Hatip Lisesi STEAM Merkezi’nde düzenlenen “Medya Dezenformasyonu ve Gençlik” programında öğrencilerle buluşan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Üst Kurul Üyesi Hasan Davulcu, medya sektöründeki yayın anlayışı ve özgürlük kavramı üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Medya alanındaki en önemli sorunlardan birinin özgürlük kavramının yanlış yorumlanması olduğunu belirten Davulcu, basın, ifade ve yayın özgürlüğü ile kamu yararı ve kamu güvenliği arasındaki dengenin korunması gerektiğini söyledi.

“Özgürlük alanı başkasının özgürlüğünde biter”
Yayıncıların özgürlük gerekçesiyle her türlü içeriği yayımlayamayacağını ifade eden Davulcu, kamu adına hareket eden kurulların yayınları takip ettiğini belirterek şöyle konuştu:
“Basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü, yayın özgürlüğü ile kamu yararı ve kamu güvenliği arasındaki ince çizgiyi korumakta zorlanan yayıncılarımız var. 'Ben bu özgürlük kapsamında istediğim yayını yaparım, istediğimi söylerim' demek doğru değil. Çünkü sizin özgürlük alanınız, bir başkasının özgürlük alanının başladığı yerde biter. Biz kamu adına, toplum adına bunları takip eden kurullardan biriyiz.”
“Aile yapısını bozan yayının hiçbir ehemmiyeti kalmaz”
Yayın içerikleri konusunda kırmızı çizgilerinin bulunduğunu vurgulayan Davulcu, kamu güvenliğine zarar veren, çocukları yanlış yönlendiren veya aile yapısını bozabilecek yayınlara karşı gerekenin yapıldığını söyledi.
Davulcu, RTÜK bünyesinde görev yapan uzmanların yayınları takip ederek raporladığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Eğer bir yayın kamu güvenliğine zarar veriyorsa, eğer bir yayın ülkenin çocuklarını yanlış yönlendiriyorsa, eğer bir yayın bu memleketin kadınlarına yanlış şeyler öğretiyorsa, aile yapısını bozacak niteliğe ulaşmışsa, orada diğer söylediklerimizin hiçbir anlamı, hiçbir ehemmiyeti kalmıyor. Dolayısıyla biz orada gerekeni yapıyoruz. Bize 'Neden şunu yapmıyorsunuz?' diyorlar. Gel, beraber yapalım; sen izleme, biz de gereğini yapalım. Bir şeyi mahsurlu görüyorsak izlemeyeceğiz. Biz de kurullar olarak toplum adına elimizden geleni yapacağız. RTÜK olarak arkamızda 300- 400'e yakın uzmanımız var; tamamı tek tek izliyor, raporluyor. Türkiye’nin en büyük kurullarından biriyiz ve büyük bir mekanizma işletiyoruz.”
“Reytingler tavandayken bu zehir niye?”
Yapımcıların yüksek reyting alan yapımlarda izleyiciyi rahatsız edebilecek bazı detaylara yer vermesini de değerlendiren Davulcu, izlenme oranları yüksek olan bir yapımda bu tür içeriklerin kullanılmasını eleştirdi.
Davulcu, televizyon, radyo ve dijital mecraların aynı alanda faaliyet gösterdiğini belirterek yayıncıların birbirlerini uyararak ilerlemesi gerektiğini ifade etti:
“Düşünsenize RTÜK gibi bir kurum olmadığını. Bir dizi var, reytinglerine bakıyoruz gayet izleniyor, problem yok. Ama adam bölümün birine öyle bir şey atıyor ki bizi rahatsız ediyor. Zaten dizi tutmuş, reyting tavan yapmış bunu niye yapıyorsun? O zaman senin bu milletin dertleriyle bir derdin yok demektir. Televizyonuyla, radyosuyla, dijital mecralarıyla hepimiz aynı sahadayız. Kimse kimsenin rakibi değil. Birbirimizi uyararak yolumuza devam edeceğiz.”






