Vize ve final dönemleri, üniversite öğrencileri için yoğun stresin en çok hissedildiği zamanlar arasında yer alıyor. İstinye Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Diyetisyen Pınar Hamurcu, bu dönemde stresle baş etmenin yollarını ve akademik performansı artıracak kritik adımları anlattı.
Gerçekçi çalışma planı kaygıyı azaltıyor
Doç. Dr. Hamurcu, sınav dönemlerinde planlı ve gerçekçi olmayan çalışma programlarının öğrencilerde kaygıyı artırdığını belirtiyor. “Kısa sürede çok şey başarmaya çalışmak, öğrencilerde stresi yükseltiyor. Etkili bir çalışma planı yalnızca ders saatlerini değil, uyku, beslenme ve dinlenme sürelerini de içermeli” diyen Hamurcu, sınava yakın ve zorlayıcı derslere öncelik verilmesini öneriyor.
Özellikle uzun ve kesintisiz çalışma saatleri yerine 25–50 dakikalık odaklanmış çalışma periyotlarının kısa molalarla desteklenmesi, hem verimi artırıyor hem de zihinsel yorgunluğu azaltıyor.
Uyku ve beslenme ihmal edilmemeli
Sınav haftalarında “daha çok çalışmak” adına uykunun ve öğünlerin ihmal edilmesinin büyük bir hata olduğuna dikkat çeken Hamurcu, yetersiz uykunun dikkat, hafıza ve öğrenme süreçlerini olumsuz etkilediğini söylüyor. Ayrıca düzensiz beslenmenin de zihinsel performansı düşürdüğünü ve stresi artırdığını belirtiyor. Hamurcu, çalışma planlarının mutlaka esnek olması gerektiğini vurguluyor.
Aşırı kafein ve fast food’a dikkat
Sınav dönemlerinde kafein tüketimi ve fast food alışkanlıkları kısa vadede enerji verse de uzun vadede performansı olumsuz etkiliyor. Hamurcu, aşırı kafeinin kaygı, çarpıntı ve uyku bozukluklarına yol açabileceğini belirtiyor. Günlük kafein tüketiminin 400 mg’ın altında tutulması ve özellikle akşam saatlerinde sınırlandırılması gerekiyor.
Fast food tarzı besinlerin kan şekerinde ani dalgalanmalara neden olarak dikkat kaybı ve duygu durumu değişikliklerine yol açtığını ifade eden Hamurcu, bu durumun öğrenme sürecini zorlaştırdığını ekliyor.
Hafıza ve odaklanma için doğru beslenme
Doç. Dr. Hamurcu, rafine şekerler yerine kompleks karbonhidratların tercih edilmesi gerektiğini söylüyor. Yeterli protein alımı, dikkat ve odaklanmayı destekliyor; bu nedenle yumurta, süt ürünleri, balık, tavuk, kuru baklagiller ve yağlı tohumların beslenmede yer alması önem taşıyor.
Hafıza ve bilişsel işlevler için omega-3 yağ asitleri, B grubu vitaminleri ve magnezyum kritik rol oynuyor. Hamurcu, balık, ceviz, yeşil yapraklı sebzeler, tam tahıllar ve kuruyemişlerin beslenme düzeninde mutlaka bulunması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca yeterli su tüketiminin, dikkat ve kısa süreli hafıza üzerinde belirleyici olduğunun altını çiziyor.
Sınavlar değerinizi belirlemez
Stres yaşayan öğrencilere seslenen Hamurcu, her bireyin stresle baş etme düzeyinin farklı olduğunu hatırlatıyor. Stresin doğal bir tepki olduğunu ancak yoğun ve sürekli hale geldiğinde performansı olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor.
“Sınavlar, bireyin değerini belirleyen nihai ölçütler değildir” diyen Hamurcu, öğrencilerin bu süreci başarısızlık korkusu yerine öğrenmenin bir parçası olarak görmelerinin stres algısını azalttığını ifade ediyor. Mükemmeliyetçi beklentilerden uzak durmanın önemine dikkat çeken Hamurcu, sınavların geçici olduğunu; ancak bu süreçte kazanılan stresle baş etme becerilerinin yaşam boyu kalıcı olduğunu ekliyor.





