Mikrofonu uzattığımız ilk vatandaş, süresiz nafakanın artık bir sömürü düzenine döndüğünü iddia ederek AYM'ye teşekkür etti ve şunları söyledi: "Çok doğru bir karar, Anayasa Mahkemesi’ne teşekkür ediyoruz. İki insan ayrıldıktan sonra herkes kendi yoluna baksın. Şimdi kadınlar da özgürce çalışabiliyor, kendi ayakları üzerinde duruyor. Hele o çok kısa süren evlilikler yok mu... Resmen eski eşinin üzerinden sömürü yapılıyordu, iş ticarete, kazanç kapısına dökülmüştü. Bu karar insan haklarına sahip çıkan, ülkemize faydalı bir karar."
Bir başka vatandaş ise sistemin yıllardır yarattığı absürt mağduriyetlere dikkat çekerek kararı destekledi: "Açıkçası iki tarafın da mağdur olduğu durumlar vardı. Ama bir yıl evli kalıp 16 yıl, 20 yıl nafaka veren insanlar gördük biz bu ülkede. Bu durum herkesin canını sıkıyordu, suiistimal ediliyordu. Şimdi duyduğumuza göre Meclis evlilik süresine göre bir yasa çıkaracakmış, bence böyle bir süre sınırı getirilirse çok daha hakkaniyetli olur. Genel anlamda kararı çok olumlu buldum."
Meclis’te konuşulan "Nafaka alabilmek için en az 5 yıl evli kalma şartı" gibi önerileri sorduğumuz bir diğer vatandaş ise adaletin terazisini kurmanın önemine değindi: "İnsanlık hali, biri bir ayda da boşanma aşamasına gelebilir. Ama bir aylık evlilikten sonra ömür boyu nafaka almak adalete de vicdana da her şeye aykırı. Diğer taraftan, uzun yıllar evli kalmış, bütün hayatını eşine, yuvasına vermiş bir hanımefendinin bir anda boşanıp ortada kalması da insan vicdanına sığmaz. Devletin ortada bir yerde, dengeli bir metot bulup onu uygulaması lazım."
Röportajımız sırasında, belediyede uzun yıllar kadın çalışmaları yaptığını belirten bir kadın vatandaşımız ise konuya bambaşka, yapısal bir vizyon getirdi: "Tam yerinde bir soru oldu. Kadın önce kendi güvencesini yaratmalı, nafaka bir geçim kapısı gibi görülmemeli. Süresiz nafaka kadında 'nasıl olsa param geliyor' algısı yaratıp mücadele ruhunu köreltebiliyor, rahat bir yaşam şekli seçtiriyor. Evlilikteki emek, çocuk faktörü, kadının iş hayatından geri kalması elbette çok önemli; nafaka süreli olmalı, evlilik yılına ve verilen emeğe göre kademelendirilmeli. Ama asıl çözüm, devletin çocuk ve eğitim yardımlarını Avrupa seviyesine çıkarması ve kadını evliliğe bağlı olmadan, en baştan kendi güvencesine almasıdır."
Sokaktaki genel hava, süresiz nafakanın artık bitmesi gerektiği yönünde birleşirken; gözler şimdi TBMM'nin hem toplumsal vicdanı rahatlatacak hem de suiistimallerin önüne geçecek o "dengeli" yeni yasa çalışmasına çevrildi.




