Farklı ülkelerin sinema örneklerinden oluşan seçkide yer alan dört film, ay boyunca her pazar günü saat 19.00’da Elhamra Sahnesi’nde ücretsiz olarak izlenebilecek.

Şubat programında dramdan müzikale uzanan geniş bir tür yelpazesi sunulurken, gösterimlerden biri Institut Français iş birliğiyle gerçekleştirilecek. Yeniden Sinematek, bu ayki seçkisiyle aşkın farklı hâllerini ve melankolinin sinemadaki güçlü yansımalarını beyaz perdeye taşıyacak.
Tuhaf bir komşuluk hikayesi: Aşk Zamanı
Wong Kar-Wai’nin yazıp yönettiği 2000 yapımı Aşk Zamanı, Hong Kong ve Fransa ortak yapımı olarak sinema tarihinin unutulmaz filmleri arasında yer alıyor. Film, 2000 Cannes Film Festivali’nde Tony Leung Chiu-Wai’e En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırırken, 2001 César Ödülleri’nde En İyi Yabancı Film seçildi. 1960’ların Hong Kong’unda geçen hikâye, evli olmalarına rağmen aralarında özel bir bağ gelişen iki komşunun ilişkisini merkezine alıyor.
Siyah beyaz bir melankoli: Soğuk Savaş
2018 yapımı Soğuk Savaş, yönetmen Pawel Pawlikowski’ye Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü’nü getirdi. Senaryosu Pawlikowski, Janusz Glowacki ve Piotr Borkowski imzası taşıyan film, 1950’lerin Soğuk Savaş atmosferinde geçiyor. Zula ve Wiktor’un Stalinist Polonya’dan Avrupa’nın farklı şehirlerine uzanan tutkulu ilişkisi, siyah beyaz görüntüler eşliğinde melankolik bir anlatımla izleyiciye sunuluyor.
Aşk, ayrılık ve melankoli: Cherbourg Şemsiyeleri
Jacques Demy’nin yazıp yönettiği Cherbourg Şemsiyeleri, 1964 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülüne layık görüldü. Catherine Deneuve ve Nino Castelnuovo’nun başrollerini paylaştığı film, Fransa’nın küçük bir liman kenti olan Cherbourg’da geçen bir anne-kız hikâyesini konu alıyor. Gösterim, Institut Français iş birliğiyle gerçekleştirilecek.
Takıntıya dönüşen gizem: Ayrılma Kararı
2022 yapımı Güney Kore filmi Ayrılma Kararı, Park Chan-wook’a Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazandırdı. Park Chan-wook ile Chung Seo-kyung’un birlikte kaleme aldığı senaryo, bir cinayet soruşturması sırasında dedektif Hae-joon ile baş şüpheli kadın arasında gelişen yakınlaşmayı odağına alıyor. Film, takıntının sınır tanımayan etkisini çarpıcı bir anlatımla ele alıyor.





