Uzmanlara göre stres, kaygı ve yalnızlık gibi olumsuz duygular, fiziksel açlıktan bağımsız şekilde yeme davranışını etkileyerek duygusal yeme eğilimini artırabiliyor.

Duygusal yeme davranışı nedir?

Klinik Psikolog Cumali Aydın, duygusal yeme davranışını kişinin fiziksel açlıktan ziyade stres, yalnızlık, kaygı ve öfke gibi olumsuz duygulara tepki olarak yemek yemesi şeklinde tanımladı. Aydın’a göre bu durum, açlık sinyallerinden çok duygusal uyarıcılarla tetikleniyor ve bireyin yeme davranışında temel belirleyici unsur haline gelebiliyor.

Fiziksel açlık ile duygusal açlık arasındaki fark

Fiziksel açlığın yavaş geliştiği, her tür yiyecekle giderilebildiği ve doyma hissiyle sonlandığı belirtiliyor. Buna karşın duygusal açlık ani başlıyor, genellikle yüksek kalorili yiyeceklere yönelme eğilimi gösteriyor ve kişi doyma hissine rağmen yemeye devam edebiliyor. Örneğin sınav öncesinde çikolata tüketme isteği, fiziksel değil duygusal açlıkla ilişkilendirilebiliyor.

Tetikleyici psikolojik ve sosyal faktörler

Duygusal yeme davranışının gelişiminde psikolojik, sosyal ve öğrenilmiş davranış örüntülerinin etkili olduğu ifade ediliyor. Öz düzenleme becerilerinin zayıflığı, düşük benlik saygısı ve kaygı bozuklukları gibi psikolojik etkenler öne çıkıyor. Aile içinde yiyecekle ödüllendirme, stresli yaşam olayları ve sosyal destek eksikliği de bu davranışı güçlendiren sosyal faktörler arasında yer alıyor.

Duygusal yeme ve kilo kaygısı ilişkisi

Klinik yeme bozukluklarından farklı olarak duygusal yemede temel kaygının kilo değil, duyguları yönetmek olduğu vurgulanıyor. Anoreksiya nervoza ve bulimia nervoza gibi bozukluklarda kilo ve beden algısı ön plandayken, duygusal yemede kişi stresle baş etmek için yeme davranışına yöneliyor ve kilo kaygısını daha geri planda yaşıyor.

Farkındalık ve açlık günlüğü önerisi

Uzmanlara göre yeme davranışının fark edilmesi için duygu ve düşünce ilişkisini gözlemlemek önem taşıyor. Açlık günlüğü tutmak, kişinin hangi duygularla yemek yediğini anlamasına yardımcı olabiliyor. İş sonrası tok olmasına rağmen atıştırma davranışı sergileyen bireyler, bu yöntemle duygusal açlığı daha net fark edebiliyor.

Sosyal medya ve modern yaşamın etkisi

Sosyal medyada “mükemmel beden” algısının yaygınlaşması, bireylerde yetersizlik ve stres duygularını artırabiliyor. Bu durum duygusal yeme davranışını tetikleyebiliyor. Ayrıca hızlı yaşam temposu ve hazır gıdaya kolay erişim de bu davranışın sürmesini kolaylaştıran unsurlar arasında gösteriliyor.

Dünyanın %5'i bu ağrıyla yaşıyor: Fibromiyalji hakkında bilmeniz gerekenler
Dünyanın %5'i bu ağrıyla yaşıyor: Fibromiyalji hakkında bilmeniz gerekenler
İçeriği Görüntüle

Duygusal yeme davranışı özellikle ergenlik ve genç yetişkinlik döneminde daha sık görülebiliyor. Bu dönemlerde kimlik gelişimi, sosyal ilişkiler ve çevresel stres faktörleri daha yoğun yaşandığı için bireylerin yeme davranışları duygusal etkenlerden daha fazla etkilenebiliyor.

Uzmanlara göre duygusal yeme davranışıyla başa çıkmada en önemli adım, yeme davranışına yol açan duyguların fark edilmesi oluyor. Bilişsel davranışçı terapi, mindfulness uygulamaları ve destekleyici yöntemler, bireylerin daha sağlıklı baş etme becerileri geliştirmesine katkı sağlayabiliyor.

Kaynak: Basın Bülteni