Günlük yaşamda karşılaşılan ani ve şiddetli olaylar, bireylerde derin duygusal etkiler bırakabiliyor. Özellikle ölüm, yaralanma veya cinsel şiddet gibi korku ve çaresizlik uyandıran olaylar, psikolojik travmalara yol açabiliyor.
Özel Sağlık Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Gülşah Dinçer Atalay, travma yaşayan kişilerin sorunlarını çözebilmesi için sosyal ve psikolojik destek almasının önemine dikkat çekti. Atalay, travmatik olayların akut stres bozukluğu, travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, kaygı bozuklukları, uyku sorunları ve alkol veya madde kullanımı gibi çeşitli problemlere sebep olabileceğini belirtti.
Sosyal medya ve haberler travmayı artırabiliyor
Travmaların sadece olaya doğrudan maruz kalanları değil, aynı zamanda tanıkları da etkileyebileceğini vurgulayan Atalay, şunları söyledi:
“Örneğin, bir yakınını kaybeden ya da doğal felakete tanıklık eden bireylerde travma etkileri gözlemlenebileceği gibi sosyal medya veya haberler yoluyla travmatik olayları sürekli takip etmek de kişilerin kaygı ve stres düzeylerini artırabiliyor. Travmanın bireylerde yarattığı psikolojik etkiler, kişisel geçmiş, olayın şiddeti ve çevresel faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Olayın tekrar tekrar zihinde canlanması, travmatik olayı içeren kötü rüyalar, sürekli tetikte olma hali ve her an kötü bir şey olacakmış gibi hissetme, uyuyamama ya da sık sık uyanma, ani öfke patlamaları, ağlama nöbetleri, travmayı hatırlatan durumlardan veya ortamlardan uzak durma isteği gibi belirtileri vardır.”
Bilişsel ve fiziksel etkiler de görülüyor
Atalay, travmanın bedensel ve zihinsel etkilerini de şöyle özetledi:
“Bu belirtiler birkaç gün ile dört hafta arasında görülüyorsa akut stres bozukluğu, daha uzun süre devam ediyorsa travma sonrası stres bozukluğu olarak değerlendirilir. Akut stres bozukluğu yaşayan bireylerde bu belirtiler dışında günlük yaşamla ilgili belirsizlik ve gelecekle ilgili yoğun kaygı, olumsuz düşünce eğilimi ve karamsarlık, odaklanma ve karar verme güçlüğü, unutkanlık, baş ağrıları, mide problemleri ve sırt ağrıları gibi bedensel sorunlar da gözlenebilmektedir.”
Travma yaratan ortamdan uzaklaşmak ilk adım
Psikolojik iyileşme sürecinde erken önlemlerin önemine değinen Atalay, önerilerini şöyle sıraladı:
“Öncelikle kişilerin fiziksel güvenlikleri sağlanmalı, travma yaratan ortamdan uzaklaşmak ve güvenli bir alan oluşturmak ilk adımdır. Sonrasında kişilerin kendilerini yalnız hissetmelerini önlemek için aile ve arkadaşlarından sosyal destek almaları sağlanmalı, mümkünse destek grupları oluşturularak duygularını paylaşmaları desteklenmelidir. Düzenli uyku, sağlıklı beslenme ve egzersiz yapmak gibi sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla iyileşme sürecine katkı yapılmalıdır. Derin nefes alma, meditasyon ve rahatlama egzersizleri gibi gevşeme tekniklerinden destek sağlanabilir. Ancak bunlara rağmen şikayetler devam ediyorsa kronik bir hale gelmeden önce profesyonel destek almak akılda tutulmalıdır.”




