Türkiye, yaş meyve ve sebze üretiminde son 22 yılda kayda değer bir büyüme performansı ortaya koyarken, ihracatta ise üretimin üzerinde bir ivme yakaladı. Sektörde üretim yüzde 50 artış gösterirken, ihracat yüzde 175’in üzerine çıkarak 1 milyon 337 bin tondan 3 milyon 669 bin tona yükseldi.

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği AR-GE biriminin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden derlediği çalışmada, patates, kuru soğan, domates, hıyar, biber, karpuz, elma, şeftali-nektarin, kayısı, kiraz, portakal, mandalina, limon, incir, kivi, muz, üzüm, çilek ve nar gibi 20 ürünün üretim ve ihracat performansı incelendi.

Üretimde yarım asra yaklaşan büyüme

yaş meyve

Verilere göre Türkiye’nin yaş meyve-sebze üretiminde ana omurgayı oluşturan bu ürünlerde, 2002 yılında 34 milyon 292 bin ton olan toplam üretim, 2024’te yüzde 50 artışla 51 milyon 560 bin tona çıktı.
2025 yılında ise iklim koşullarının etkisiyle üretimde düşüş yaşandı ve toplam üretim 44 milyon 350 bin tona geriledi. Bu düşüşte iklim krizinin etkileri öne çıktı.

İhracat üretimi geride bıraktı

yaş meyve

Aynı dönemde ihracattaki artış, üretim artışını da geride bıraktı. 2002’de 1 milyon 337 bin ton seviyesinde olan yaş meyve sebze ihracatı, 2024 sonunda yüzde 175’in üzerinde artışla 3 milyon 669 bin tona ulaştı.

Üretimin ihracata dönüşüm oranı da yükselerek 2002’de yüzde 3,8 seviyesinden 2024’te yüzde 7,1’e çıktı.

“İhracat üretimden daha hızlı büyüdü”

Cengiz Balık, sektörün 22 yıllık performansına ilişkin yaptığı değerlendirmede ihracattaki hızlı yükselişe dikkat çekti.
Balık, şu ifadeleri kullandı:

Erdoğan: İlk kez NATO ve AB üyesi bir ülkeye savaş gemisi ihraç edildi
Erdoğan: İlk kez NATO ve AB üyesi bir ülkeye savaş gemisi ihraç edildi
İçeriği Görüntüle

"2002-2024 dönemine baktığımızda üretimimiz yaklaşık yüzde 50 artarken ihracatımız yüzde 175'in üzerinde büyüdü. Bu tablo, Türk yaş meyve sebze sektörünün sadece üretim yapan değil, aynı zamanda dünya pazarlarında güçlü bir şekilde rekabet eden bir yapıya kavuştuğunu gösteriyor. Üretimde elde ettiğimiz başarıyı ihracata dönüştürme kabiliyetimiz her geçen yıl güçleniyor. 2025 yılında yaş meyve sebze ihracatımız 3 milyar 704 milyon dolara ulaştı. 2026 yılında ihracatımızın 4,5 milyar doları aşmasını hedefliyoruz.”

Mandalina ihracatta öne çıktı

Sektörde en dikkat çeken ürünlerden biri mandalina oldu. 2002 yılında 247 bin ton olan mandalina ihracatı, 2024’te 702 bin tona yükseldi. 2025 yılında ise 1 milyon tona yaklaşması bekleniyor.

Balık, mandalinanın ihracattaki rolünü şu sözlerle aktardı:

“Mandalina ihracatımız 2002 yılında 247 bin ton seviyesindeyken 2024 yılında 702 bin tona, 2025 yılında 1 milyon ton sınırına yaklaştı. Yaklaşık dört katlık bu artış, sektörümüzün uluslararası pazarlardaki başarısının en somut göstergelerinden biridir. Ürettiğimiz mandalinanın yüzde 45’ini ihraç ettik. 913 milyon dolarlık döviz geliri elde ettik.”

Elmada ihracat patlaması

Elma üretimi 2002’de 2 milyon 200 bin ton seviyesindeyken 2024’te 4 milyon 420 bin tona yükseldi. Bu artış yüzde 101’e karşılık geldi.
Elma ihracatı ise aynı dönemde 14 bin tondan 315 bin tona çıktı. Bu, miktar bazında yüzde 2100’ün üzerinde artış anlamına geldi. Ortalama ihraç fiyatı yüzde 43 yükselirken, elma ihracatından 190 milyon dolar gelir elde edildi.

Yeni ürünler ihracat sepetine girdi

2002 yılında incir, kivi, çilek ve muz ihracatının bulunmadığı sektörde, bugün bu ürünler önemli ihracat kalemleri arasında yer alıyor.
İhracat rakamları incirde 23 bin ton, çilekte 20 bin 854 ton, kivide 7 bin 230 ton ve muzda 4 bin 679 ton seviyesine ulaştı. Limon, domates, kiraz, şeftali ve nektarin gibi ürünlerde de güçlü artışlar kaydedildi.

Katma değerli ihracat yükseldi

Sektörde sadece miktar değil, birim fiyatlarda da önemli artış yaşandı. Kilogram başına ortalama ihracat değeri 2002’de 0,58 USD/kg iken 2024’te 1,28 USD/kg seviyesine yükseldi.

Bu değişimi değerlendiren Balık, “Birçok üründe kilogram başına ihracat değerlerimiz birkaç kat arttı. 2002 yılında 0.58 USD/Kg olan ortalama ihraç fiyatımız 2024 yılı sonunda 1,28 USD/Kg’a yükseldi. Bu değişim, ürünlerimizin kalite, gıda güvenliği, sürdürülebilirlik ve uluslararası standartlara uyum açısından önemli bir seviyeye ulaştığını gösteriyor. Artık sadece daha fazla ürün satan değil, ürününü daha değerli satan bir sektör konumundayız.” dedi.

İklim etkisi ve üretim riski

Son yıllarda iklim değişikliğinin tarımsal üretime etkisinin arttığına dikkat çekildi. Don, kuraklık, aşırı sıcaklık ve düzensiz yağışların üretim süreçlerini doğrudan etkilediği ifade edildi.

Balık, bu duruma rağmen sektörün üretim ve ihracatı sürdürdüğünü belirterek su verimliliği ve modern tarım tekniklerinin önemine işaret etti.

Türkiye’nin küresel hedefi

Türkiye’nin iklim çeşitliliği ve üretim kapasitesiyle önemli bir tedarikçi konumunda olduğunun altı çizilirken, ihracatın daha da artırılması hedeflendi.

Balık, “Türkiye, sahip olduğu iklim çeşitliliği, üretim kapasitesi ve lojistik avantajlarıyla dünyanın en önemli yaş meyve sebze tedarikçilerinden birisi konumunda. Önümüzdeki dönemde ürün çeşitliliğimizi artırarak, yeni pazarlara açılarak ve katma değerli ihracata odaklanarak ülkemizin yaş meyve sebze ihracatını daha da yukarı taşıyacağız.” ifadelerini kullandı.

Üretimde öne çıkan değişimler

  • Kivi üretimi 23 yılda yaklaşık 36 kat arttı.
  • Nar üretimi yaklaşık 11 kat büyüdü.
  • Muz üretimi 9 katın üzerinde artış gösterdi.
  • Kayısı üretimi yaklaşık 4 kat yükseldi.
  • Mandalina üretimi yüzde 237 arttı.
  • Elma üretimi iki katına çıktı.
  • Şeftali-nektarin üretimi yaklaşık yüzde 160 büyüdü.
  • İhracatta dikkat çeken sıçrama
  • Çilek ihracatı 400 katın üzerinde artış gösterdi.
  • Kivi ihracatı yaklaşık 401 kat yükseldi.
  • Elma ihracatı 22 kat arttı.
  • Nar ihracatı 19 kat yükseldi.
  • Kayısı ihracatı yaklaşık 14 kat büyüdü.
  • Karpuz ihracatı 8 katı aştı.
  • Şeftali-nektarin ihracatı yaklaşık 8,5 kat arttı.
  • Kiraz ihracatı yaklaşık 4 kat yükseldi.
  • Mandalina ihracatı yüzde 170’in üzerinde artış kaydetti.

Kaynak: Basın Bülteni