İzmir’de son günlerde etkili olan yağışların ardından kampüsteki yağmur suyu sarnıcı yüzde 100 doluluk oranına ulaştı.
Sürdürülebilir ve çevreci kampüs hedefiyle inşa edilen yeni eğitim binasında yer alan sistem, eğitim döneminin başladığı 27 Eylül 2025 tarihinde tamamen boş durumdaydı. Yağışlarla birlikte dolmaya başlayan sarnıç, 4 Şubat 2026 itibarıyla tam kapasiteye ulaştı.
420 tonluk depolama kapasitesi

Doğa dostu altyapı yatırımları kapsamında kurulan sistem, su tasarrufu sağlarken çevresel kaynak yönetimine de katkı sunuyor. Toplam 81,75 metrekare taban alanına ve 5,15 metre yüksekliğe sahip olan sarnıç, 420 ton su depolama kapasitesiyle tasarlandı.
Eğitim döneminin başlangıcından bu yana toplanan yağmur suları ile eş zamanlı olarak gri su kullanımına sağlanan 126 tonluk katkı birlikte değerlendirildiğinde, sistem 4 Şubat 2026 tarihinde yüzde 100 doluluğa ulaştı. 4 Şubat - 12 Şubat 2026 tarihleri arasında ise yoğun yağışlar sayesinde sarnıca 58,8 ton ilave su girişi gerçekleşti. Böylece 27 Eylül 2025’ten bu yana kampüste toplam 546 ton yağmur suyu hasadı yapıldı.
Yaz aylarında 45 gün sulama imkânı
Tam kapasiteye ulaşan 420 tonluk su hacmi, yaz döneminde de önemli bir tasarruf sağlayacak. Hesaplamalara göre depolanan su, kampüs içerisindeki 2 bin 300 metrekarelik yeşil alanın metrekare başına ortalama 4 litre/gün su tüketimi dikkate alındığında, 45 gün boyunca ek şebeke suyu kullanılmadan sulanmasına olanak tanıyacak.
Bu veriler, sistemin yalnızca yağışlı dönemlerde değil, kurak aylarda da sürdürülebilir su yönetimine katkı sağladığını ortaya koyuyor.
Akıllı altyapı ile anlık takip
M Blok eğitim binasında kurulan sistemde, çatıya düşen yağmur suyu sifonik sistem aracılığıyla toplanarak sarnıca aktarılıyor. Arıtma işleminden geçirilen sular; peyzaj sulamasında, ortak kullanım alanlarında ve teknik su ihtiyaçlarında yeniden kullanılıyor.
Üst SCADA (Merkezi Denetleme ve Veri Toplama) sistemi sayesinde su tüketimi anlık olarak izlenirken, akıllı sayaçlar olası sızıntıları uzaktan tespit edebiliyor. Bu sayede su kaybı en aza indirilirken, işletme verimliliği de artırılıyor.




