Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından bilimsel birikimin toplumla paylaşılması amacıyla düzenlenen Toplum İçin İletişim Eğitim Seminerleri dizisinin beşinci oturumunda, “Bilinçli Tüketici Olmak: Satın Almanın Püf Noktaları” başlığı ele alındı. Çevrim içi gerçekleştirilen seminere yoğun katılım sağlandı.

Kendinizi Iyi Hissetmek Için Alışveriş Yapıyorsanız Bu Haberi Okuyun. Gerçekten Ihtiyacın Var Mı Uzmanlar Alışveriş Öncesi Sorulması Gereken O Soruyu Açıkladı.. (1)

Seminerde konuşan İletişim Fakültesi Reklamcılık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Özgül Dağlı, tüketim kültürünün bireylerin davranışlarını güçlü biçimde etkilediğini belirterek, bilinçli tüketimin önemine dikkat çekti.

Pandemi sonrası tüketim alışkanlıkları daha fazla sorgulanıyor

Konuşmasına “Paranızın, zamanınızın ve gezegenimizin kontrolünü ele alma zamanı” sözleriyle başlayan Dağlı, pandemi sonrasında tüketim davranışlarının daha fazla sorgulanmaya başladığını söyledi. Kaynakların sınırlı olduğuna dikkat çeken Dağlı, bilinçsiz tüketimin çevreye, atmosfere ve doğal kaynaklara zarar verdiğini vurguladı.

Alışveriş artık bir deneyim alanı

Günümüzde alışverişin yalnızca ihtiyaç gidermekten ibaret olmadığını ifade eden Dağlı, modern tüketici deneyiminin duygusal bir boyut kazandığını belirtti. Alım davranışının birçok kişi için duygusal boşluk doldurma aracı haline gelebildiğini söyleyen Dağlı, bu durumun tüketim kültürüyle doğrudan bağlantılı olduğunu kaydetti.

“Tüketim kültüründe ‘tükettiğin kadar varsın’ anlayışı hâkim” diyen Dağlı, bilinçli tüketimin bireyin neden ve ne kadar tükettiğini fark etmesiyle mümkün olabileceğini ifade etti.

Hız ve haz çağında tüketim

Teknolojinin hayatın merkezine yerleştiğini belirten Dağlı, tüketicilerin ekranlar aracılığıyla hız ve anlık tatmin beklentisi geliştirdiğini söyledi. Bilinçli tüketimin yalnızca para biriktirmek anlamına gelmediğini vurgulayan Dağlı, bunun aynı zamanda zamanı, psikolojiyi ve çevresel kaynakları doğru yönetmeyi kapsadığını dile getirdi. “Hedef, tüketimin nesnesi değil öznesi olabilmek” dedi.

Satın alma davranışının psikolojisi

Dağlı, alışveriş sırasında beyinde dopamin salgılandığını ve bunun kısa süreli mutluluk hissi yarattığını belirtti. Özellikle ürünün hayal edilmesi ve beklenmesi sürecinde dopamin seviyesinin arttığını ifade eden Dağlı, yalnızlık, stres ve can sıkıntısı gibi duyguların “terapi amaçlı alışverişi” tetikleyebildiğini söyledi.
Algoritmaların tüketicilerin zayıf anlarını analiz ederek pazarlama kuşatması oluşturduğunu dile getiren Dağlı, tüketicilerin bu durumun farkında olması gerektiğini vurguladı.

Pazarlama tuzaklarına dikkat

Fiyatlandırma stratejileri ve algı yönetimine değinen Dağlı, indirim ve kampanyaların beyinde “kazanma hissi” oluşturduğunu ifade etti. Mantıklı karar verme merkezi olan prefrontal korteks ile duygusal tepkilerden sorumlu amigdala arasında bir denge mücadelesi yaşandığını belirten Dağlı, kıtlık ve aciliyet ilkelerinin hızlı satın alma kararlarını tetiklediğini söyledi.

“‘Son üç ürün’, ‘süreniz doluyor’ gibi uyarılar, tüketicide kaygı yaratıyor. Bu durum ‘fırsatı kaçırma korkusu’, yani FOMO’yu tetikliyor ve bireyi hızlı karar almaya itiyor” dedi.

Duyular satın alma davranışını etkiliyor

Mağaza içi müzik, koku, raf düzeni ve görsel tasarım gibi unsurların bilinçli biçimde kurgulandığını belirten Dağlı, dijital ortamda bu deneyimin e-ticaret platformları tarafından oluşturulduğunu söyledi.

Reklam, fiyat, dijital içerik, influencer önerileri ve kullanıcı deneyimlerinin birlikte tüketici davranışını şekillendirdiğini ifade eden Dağlı, bütünleşik pazarlama iletişiminin etkisine dikkat çekti.

Bilgiye erişim arttı, manipülasyon da hızlandı

Günümüzde sorunun bilgi eksikliği değil bilgi kirliliği olduğunu söyleyen Dağlı, gerçek bilgi ile algı yönetimini ayırt etmenin ciddi zihinsel çaba gerektirdiğini belirtti.

Bu durumu “modern tüketicinin paradoksu” olarak tanımlayan Dağlı, bilgiye erişim hızlandıkça manipülasyon hızının da arttığını ifade etti.

Algoritmalar en zayıf anı hedefliyor

Arama geçmişi sayesinde reklamların tüketicileri en zayıf anlarında yakalayabildiğini belirten Dağlı, nöropazarlama uygulamalarının hangi renk, kelime veya sesin satın alma davranışını tetiklediğini analiz edebildiğini söyledi. Web sitelerinde kullanılan “karanlık modellerin” de dürtüsel satın almayı teşvik ettiğini ifade etti.

Reklam ikna eder, manipüle etmez

Reklamcılığın etik boyutuna değinen Dağlı, “Reklam ikna eder, manipüle etmez” diyerek bilinçli tüketimin önemini vurguladı. Reklamın arkadaş tavsiyesi gibi sunulduğunda eleştirel süzgeci aşabildiğini belirtti.

“Dur, düşün” çağrısı

Bilinçli tüketici olmanın temel adımlarını paylaşan Dağlı, satın alma öncesinde mutlaka bir durup düşünme aşamasının gerektiğini vurguladı.

“’Gerçekten ihtiyacım var mı, yoksa sadece moralim mi bozuk?’ sorusu çok güçlü bir duygusal filtredir” diyen Dağlı; 30 gün kuralı, fiyat geçmişi takibi, kullanıcı yorumlarının detaylı incelenmesi ve envanter kontrolü gibi yöntemleri önerdi.

Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu 2026’da etaplar açıklandı
Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu 2026’da etaplar açıklandı
İçeriği Görüntüle

Dürtüsel tüketici ile bilinçli tüketici arasındaki farklara da değinen Dağlı, dürtüsel tüketicinin anlık haz peşinde koştuğunu ve pişmanlık yaşayabildiğini; bilinçli tüketicinin ise araştırarak uzun vadeli tatmin elde ettiğini söyledi.

Satın alma sonrası süreç de önemli

Satın alma sonrasının da bilinçli tüketimin bir parçası olduğunu belirten Dağlı, beklentiyle gerçek örtüşmediğinde cayma hakkının kullanılabileceğini hatırlattı.

Ürün kullanım kılavuzlarının incelenmesi ve deneyimlerin paylaşılmasının hem bireysel memnuniyeti hem de toplumsal farkındalığı artıracağını ifade etti.

Tek tıkla ödeme kolay, kontrol zor

Dijital çağda tüketim davranışlarının dönüşümüne dikkat çeken Dağlı, “infinite scrolling” (sonsuz kaydırma) kavramının bireyleri sürekli tüketim döngüsünde tuttuğunu söyledi. Tek tıkla ödeme sistemlerinin kolaylık sağlarken harcama kontrolünü zorlaştırdığını vurguladı.

“Ucuz olan pahalıdır”

Kalitenin nicelikten daha önemli olduğunu vurgulayan Dağlı, uzun ömürlü ve çevreye duyarlı ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi.

Bilinçli tüketici manifestosunu ise şu sözlerle özetledi:

“Az ama öz almak, niceliğe değil niteliğe odaklanmak, kontrolün sizde olduğunun farkına varmak ve pazarlama stratejilerinin sizi her zaman yönetmesine izin vermemek.”

Yanıltıcı reklamlara karşı başvuru yolları

Tüketicilerin haklarını bilmesi gerektiğini belirten Dağlı, aldatıcı reklamlara karşı Reklam Kurulu’na başvuru yapılabileceğini, işlemlerin e-Devlet üzerinden gerçekleştirilebildiğini söyledi. Tüketici Hakem Heyetleri ve CİMER’in de başvuru kanalları arasında yer aldığını hatırlattı.
Aldatıcı reklamla satın alınan ürünlerin ayıplı mal kapsamında değerlendirildiğini belirten Dağlı, iade, değişim ve tazminat hakkı doğduğunu vurguladı.

“Satın aldığınız her şey, hayatınızdan verdiğiniz bir zaman dilimidir. Zamanınızı neye harcadığınıza dikkat edin ve haklarınızı bilin.” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Kaynak: Basın Bülteni