Yapay zeka teknolojileri günlük hayatın her alanında daha fazla yer edinirken, çocukların bu teknolojilerle tanışma yaşı da giderek küçülüyor. Eğitsel uygulamalar, akıllı asistanlar ve sohbet tabanlı yapay zeka sistemleri öğrenme süreçlerine katkı sunabilirken, yaşa uygun olmayan ve kontrolsüz kullanım çocukların gelişimi açısından bazı riskleri beraberinde getirebiliyor.

Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Sema Bayçın, yapay zeka kullanımının çocukların yaşına ve gelişim düzeyine göre farklı etkiler oluşturabileceğine dikkat çekerek, ailelerin teknoloji kullanımında yasaklayıcı değil, bilinçli ve rehberlik eden bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini vurguluyor.

Küçük yaşlarda gerçek deneyimler öncelikli

1785401763 Little Boy Playing Tablet

Çocukların özellikle erken dönemlerde çevrelerini dokunarak, oynayarak ve insanlarla kurdukları ilişkiler yoluyla keşfettiğini belirten uzmanlar, bu dönemde ekran ve yapay zeka tabanlı uygulamalara ayrılan sürenin artmasının yüz yüze iletişim, oyun ve sosyal etkileşim alanlarını azaltabileceğine dikkat çekiyor.

Bilimsel çalışmalar da yaşamın ilk yıllarında yoğun ekran kullanımının ilerleyen dönemlerde dikkat, çalışma belleği ve akademik becerilerle ilişkili olabileceğini ortaya koyuyor. Özellikle 1 yaş dönemi ile okul öncesinden ilkokula geçiş sürecinin bilişsel gelişim açısından hassas dönemler arasında yer aldığı belirtiliyor.

Uzm. Dr. Sema Bayçın, erken çocukluk döneminin önemine ilişkin şu ifadeleri kullanıyor:

Sekmen’den hayati uyarı: '45 yaşından itibaren kolonoskopi şart'
Sekmen’den hayati uyarı: '45 yaşından itibaren kolonoskopi şart'
İçeriği Görüntüle

"Erken çocukluk döneminde çocukların en önemli öğrenme kaynağı gerçek yaşam deneyimleridir. Oyun oynamak, akranlarıyla iletişim kurmak, aile bireyleriyle vakit geçirmek ve çevreyi keşfetmek; sosyal, duygusal ve bilişsel gelişimin temel yapı taşlarını oluşturur."

Yaş gruplarına göre yapay zeka kullanımının etkileri

Yapay zeka araçlarının çocukların psikolojik gelişim süreçlerine yaş gruplarına göre farklı şekilde yansıdığını belirten Uzm. Dr. Sema Bayçın, gelişim dönemlerine göre olası etkileri değerlendirdi.

2-6 yaş: Gerçeklik algısı ve empati gelişimi

Okul öncesi dönemde çocukların dünyayı duyuları ve taklit yoluyla öğrendiğini belirten uzmanlar, bu yaş grubunda soyut ve somut kavramların ayrımının henüz tam gelişmediğini ifade ediyor.

Sesli komut sistemleri ve konuşan yapay zekalı oyuncakların bazı çocuklar tarafından canlı bir varlık gibi algılanabileceği belirtilirken, komut odaklı dijital etkileşimlerin sosyal iletişim ve empati gelişimi üzerinde etkili olabileceği aktarılıyor.

İnsan benzeri tepki veren yapay zeka araçlarının ise gerçek insan iletişimindeki jest, mimik ve duygusal karşılıklılığı tam olarak sağlayamadığına dikkat çekiliyor.

7-11 yaş: Yaratıcılık ve bilgi doğruluğu süreci

İlkokul döneminde çocukların somut düşünme becerileri gelişirken, sosyal kuralları öğrenme süreci de devam ediyor.

Bu dönemde yapay zekanın sunduğu hazır içeriklerin çocukların kendi fikirlerini üretme, problem çözme ve yaratıcı düşünme becerilerini etkileyebileceği belirtiliyor.

Ayrıca çocukların yapay zekanın verdiği bilgileri sorgulamadan doğru kabul edebilme ihtimaline dikkat çekiliyor. Yapay zekanın zaman zaman hatalı bilgi üretebilmesi nedeniyle çocukların doğru bilgi ile yanlış bilgiyi ayırt etmekte zorlanabileceği ifade ediliyor.

12-17 yaş: Dijital ilişkiler ve kimlik gelişimi

Ergenlik döneminde kimlik arayışı, arkadaşlık ilişkileri ve sosyal kabul ihtiyacının ön plana çıktığını belirten uzmanlar, bu süreçte yapay zeka tabanlı sohbet uygulamalarının kontrolsüz kullanımının bazı riskler oluşturabileceğini söylüyor.

Sürekli onay veren ve çatışma içermeyen dijital ilişkilerin gerçek sosyal bağların yerini almaması gerektiği vurgulanırken, yapay zeka destekli içerik üretim araçlarının bilinçsiz kullanımının araştırma, analiz ve eleştirel düşünme becerilerini sınırlayabileceği belirtiliyor.

Yapay zeka ile oluşturulan görsel ve içeriklerin siber zorbalık amacıyla kullanılabilmesi de dikkat edilmesi gereken başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.

Ekran süresinde önemli olan yalnızca süre değil

Uzmanlar, çocukların ekran kullanımında sadece geçirilen zamanın değil, ekran deneyiminin gerçekleştiği yaş döneminin ve içeriğin de önemli olduğunu belirtiyor.

Çocukların yaşına uygun içeriklerle karşılaşması, ekran başında yalnız bırakılmaması ve ebeveynlerin dijital deneyimlere eşlik etmesi daha sağlıklı bir teknoloji kullanımına katkı sağlayabiliyor.

Yapay zeka doğru kullanıldığında destek olabilir

Yapay zekanın tamamen zararlı ya da tamamen faydalı bir teknoloji olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten uzmanlar, yaşa uygun, dengeli ve ebeveyn rehberliğinde kullanımın çocuklara farklı alanlarda katkı sağlayabileceğini ifade ediyor.

Yapay zeka; yabancı dil öğrenimi, araştırma yapma, kodlama becerilerinin geliştirilmesi ve eğitsel içeriklere ulaşma gibi alanlarda destekleyici bir araç olabilir.

Ancak yapay zekanın çocuğun yerine düşünen ve üreten bir sistem haline gelmemesi, öğrenme sürecini destekleyen yardımcı bir araç olarak kullanılması gerektiği vurgulanıyor.

Ailelere bilinçli kullanım çağrısı

Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Sema Bayçın, ailelerin teknoloji kullanımında önemli bir rol üstlendiğini belirterek şu değerlendirmede bulunuyor:

"Çocukların dijital teknolojilerle tanışması günümüz koşullarında kaçınılmazdır. Ancak her yaş döneminin gelişimsel ihtiyaçları farklıdır. Yapay zeka ve dijital araçlar; oyunun, gerçek sosyal ilişkilerin, aile içi iletişimin ve üretken öğrenme deneyimlerinin yerini almamalıdır. Ailelerin çocuklarıyla açık iletişim kurmaları, teknoloji kullanımına birlikte sınırlar belirlemeleri ve çocuklara dijital dünyayı güvenli şekilde kullanma becerisi kazandırmaları sağlıklı gelişim açısından önemli bir yaklaşım olacaktır."

Kaynak: Basın Bülteni