Yapay zekanın bilgiye erişimi kolaylaştırması, üniversite eğitiminde yeni bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Acıbadem Üniversitesi Eğitimde İyi Uygulamalar Sempozyumu-II’de ele alınan yeni eğitim modelinde öğrencinin aktif öğrenen, öğretim üyesinin ise rehberlik eden bir rol üstlenmesi gerektiği vurgulandı.
“Öğrenci Merkezli Öğrenme Yaklaşımları ve Yenilikçi Uygulamalar” temasıyla iki gün süren sempozyumda; yapay zeka destekli eğitim, eleştirel düşünme, aktif öğrenme, simülasyon, ölçme-değerlendirme ve disiplinlerarası iş birliği gibi konular ele alındı. Akademisyenler ve eğitimciler, teknolojinin yalnızca performansı artırmak için değil, gerçek öğrenmeyi destekleyecek şekilde kullanılması gerektiğine dikkat çekti.
Üniversitelerde yeni eğitim modeli
Sempozyumun ilk gününde “Eğitimde Dönüşüm ve Yeni Roller” başlıklı sunum yapan Acıbadem Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Levent Altıntaş, yapay zeka ve dijital dönüşümün iş gücü piyasasını hızla değiştirdiğini belirtti.
Geleceğin çalışma hayatında teknik bilginin tek başına yeterli olmayacağını ifade eden Altıntaş; analitik ve yaratıcı düşünme, merak, iletişim, liderlik, dayanıklılık ve yaşam boyu öğrenme becerilerinin önem kazanacağını vurguladı.
Üniversitelerin yalnızca mesleki bilgi aktaran kurumlar olmaktan çıkması gerektiğine işaret eden Altıntaş, öğrencilerin gerçek problemlerle karşılaşmasının, çözüm üretmesinin, ekip çalışması yapmasının ve sorumluluk almasının önemine dikkat çekti.
Yapay zeka eğitimde nasıl kullanılmalı?
Yapay zekanın eğitimdeki rolünü değerlendiren Prof. Dr. Levent Altıntaş, sanal hastalar, kişiselleştirilmiş öğrenme ve dijital eğitim araçlarının yeni öğrenme yöntemleri arasında yer aldığını belirtti.
Altıntaş, eğitimde asıl meselenin yapay zekayı sisteme dahil etmek değil, öğrenmeyi destekleyecek biçimde kullanmak olduğunu ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:
“Bugün artık soru, ‘Yapay zekayı eğitime nasıl sokacağız?’ değil. Asıl soru, ‘Yapay zekayı öğrenmeyi gerçekten destekleyecek şekilde nasıl kullanacağız?’ olmalı.”
Bu dönüşümle birlikte öğretim üyelerinin rolünün de değiştiğini belirten Altıntaş, eğitimcilerin öğrencilere yalnızca bilgi aktarmak yerine doğru soruları sorma, bilgiyi değerlendirme ve yapay zekanın ürettiği sonuçları sorgulama konusunda rehberlik etmesi gerektiğini söyledi.
Öğrenci merkezli öğrenme öne çıkıyor
Sempozyumun önemli başlıklarından biri de öğrenci merkezli eğitim oldu. “Öğrenci Merkezli Öğrenme Ekosistemi: Aktif Yöntemler, İş Birliği ve Dijital Dönüşüm” oturumunda konuşan Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Cem Sungur, öğrencinin öğrenme sürecinde aktif sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
Sungur, öğrencilerin soru sorması, tartışmalara katılması, üretmesi, iş birliği yapması ve öğrendiklerini gerçek yaşam koşullarında uygulamasının önemine dikkat çekti. Özellikle sağlık eğitiminde simülasyon, akrandan öğrenme, ekip çalışması ve gerçek problemlere dayalı uygulamaların öğrenme sürecine katkı sağladığını belirtti.
Yapay zeka kullanımı ile gerçek öğrenme aynı değil
Prof. Dr. Levent Altıntaş, yapay zekanın öğrencilerin performansını artırabilmesinin tek başına öğrenmenin gerçekleştiği anlamına gelmediğini ifade etti. Bu nedenle üniversitelerde ölçme ve değerlendirme yöntemlerinin yeniden ele alınması gerektiğini belirtti.
Altıntaş, “Yapay zeka kullandı ve doğru cevabı verdi demekle, yapay zeka sayesinde gerçekten öğrendi demek aynı şey değil” diyerek öğrencilerin bilgiyi ne ölçüde anladığının ve uygulayabildiğinin değerlendirilmesinin önemini vurguladı.
Sempozyumda paylaşılan araştırma verilerine göre, Birleşik Krallık'ta 2026 yılında yapılan bir araştırmada öğrencilerin yüzde 95'inin yapay zekadan yararlandığı belirtildi. Öğretim üyelerinin yüzde 40'ının yapay zeka okuryazarlığında henüz yolun başında olduğunu ifade ettiği, yüzde 54'ünün ise mevcut ölçme-değerlendirme yöntemlerini yetersiz bulduğu aktarıldı.
İş dünyasında yapay zeka kullanan kurumların oranının yüzde 88 olduğu, ancak kurum ölçeğinde gerçek entegrasyon sağlayabilenlerin oranının yüzde 7'de kaldığı da paylaşılan veriler arasında yer aldı.
Yapay zekayı yasaklamak yerine doğru kullanım öğretilmeli
Yapay zekaya duyulan güvenin, üretilen bilgiyi sorgulama ve doğrulama eğilimini azaltabileceğine dikkat çeken Altıntaş, öğrencilerin teknolojiyi bilinçli ve sorumlu biçimde kullanmayı öğrenmesi gerektiğini söyledi.
Üniversitelerin eğitim politikalarını, öğretim yöntemlerini ve değerlendirme sistemlerini yeni koşullara göre düzenlemesi gerektiğini belirten Altıntaş, öğrencilerin yapay zekanın sunduğu yanıtları doğrudan kabul etmek yerine doğruluğunu sorgulayan bireyler olarak yetiştirilmesinin önemini vurguladı.
Disiplinlerarası eğitim ve deneyim paylaşımı
Sempozyumun ikinci gününde farklı disiplinlerin eğitim süreçlerine katkısı ve mesleklerarası iş birliği ele alındı. Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Melike Ayşe Şahiner başkanlığındaki oturumlarda simülasyon, klinik beslenme danışmanlığı, yapay zeka destekli öğrenci değerlendirmesi ve hızlı geri bildirim gibi uygulamalar paylaşıldı.
LEGO Serious Play, ürün geliştirme projeleri ve bakım verenlere yönelik eğitim modülleri de öğrencilerin bilgiyi uygulamasını, üretmesini ve gerçek yaşam problemlerine çözüm geliştirmesini amaçlayan yöntemler arasında yer aldı.
Sempozyumda öne çıkan ortak değerlendirme ise geleceğin üniversite eğitiminin yalnızca bilgi aktarımına dayanmaması gerektiği oldu. Yapay zekanın öğrencinin yerine geçmesi yerine düşünme, sorgulama ve öğrenme becerilerini desteklemesi gerektiği vurgulandı.





