Yücel, kulak zarındaki delinmenin yalnızca işitmeyi değil, enfeksiyon riskini de olumsuz etkilediğini vurguladı.
Yaz mevsiminde havuz ve deniz kullanımı artarken, kulak sağlığının korunması da önem kazanıyor. Medicana Sağlık Grubu Kulak Burun Boğaz Bölümü'nden Op. Dr. Emel Peru Yücel, kulak zarı hasarı bulunan kişilerin suyla temas konusunda daha dikkatli olması gerektiğini belirterek önemli değerlendirmelerde bulundu.
Kulak zarı birçok nedenle zarar görebiliyor

Kulak zarının; kulağa alınan darbeler, kronik orta kulak iltihapları, şiddetli gürültüye maruz kalma, ani basınç değişiklikleri, suya kontrolsüz dalışlar ve uçak yolculuklarında yaşanan basınç farklılıkları nedeniyle zarar görebileceğini ifade eden Op. Dr. Emel Peru Yücel, kulak zarındaki delinmenin yalnızca işitmeyi etkilemediğini, aynı zamanda enfeksiyon riskini de önemli ölçüde artırdığını söyledi.
Havuz ve deniz suyu enfeksiyonu tetikleyebiliyor
Kulak zarı deliği bulunan kişilerde yaz aylarında havuz, deniz veya banyo sırasında kulağa kaçan suyun doğrudan orta kulağa ulaşabileceğine dikkat çeken Op. Dr. Yücel, "Bu durum kronik orta kulak enfeksiyonlarının alevlenmesine, mantar gelişimine ve uzun vadede işitme fonksiyonlarının daha fazla bozulmasına neden olabilir. Bu nedenle kulak zarı deliği bulunan hastaların kulaklarını sudan özenle korumaları büyük önem taşımaktadır" dedi.
Kulak zarı delinmesi bulunan hastalarda ortalama yüzde 20-30 oranında işitme kaybı gelişebildiğini belirten Yücel, işitme kaybına neden olan kulak zarı deliklerinin uygun hastalarda cerrahi yöntemlerle başarıyla tedavi edilebildiğini ifade etti.
Timpanoplasti ile hem işitme korunuyor hem enfeksiyon önleniyor
Kulak zarı onarımında uygulanan timpanoplasti ameliyatının hastaların yaşam kalitesini artırdığını belirten Op. Dr. Emel Peru Yücel,
"Ameliyat sonrasında orta kulağa su geçişi engellenirken, işitme kaybının düzeltilmesi de hedeflenmektedir. Eğer yalnızca kulak zarında delik bulunuyor ve orta kulakta aktif enfeksiyon yoksa zarın onarılması yeterli olmaktadır. Ancak orta kulakta iltihap, kemikçiklerde hasar veya kronik enfeksiyon mevcutsa, kulak zarı onarımıyla birlikte enfekte dokular temizlenmekte ve işitme mekanizması yeniden yapılandırılmaktadır" ifadelerini kullandı.
Basit kulak zarı onarım ameliyatlarının genellikle 12-14 yaş sonrasında planlandığını aktaran Yücel, ilerlemiş kronik orta kulak enfeksiyonu bulunan hastalarda ise yaş sınırlaması olmaksızın cerrahi uygulanabildiğini söyledi. Nadir de olsa yüz felci veya beyin içi komplikasyon gelişme riski bulunan durumlarda acil cerrahi müdahalenin gerekebileceğini de sözlerine ekledi.
İyileşme süreci 3-4 haftada tamamlanıyor
Kulak zarı ameliyatı sonrasında hastaların çoğunlukla bir gün içinde taburcu edilebildiğini ifade eden Op. Dr. Emel Peru Yücel, ameliyat sonrası sürece ilişkin şu bilgileri verdi:
"Hastalarımızın pansumanları yapıldıktan sonra genellikle ameliyatın ertesi günü taburcu edilmeleri mümkündür. Sonraki süreçte düzenli kontrol ve pansumanların aksatılmaması gerekir. Ameliyat sırasında yerleştirilen kulak tamponları genellikle 10-14 gün içerisinde çıkarılmaktadır. Bu dönemde kulağın sudan korunması, hekimin önerdiği antibiyotikli ve gerektiğinde kortizon içeren kulak damlalarının düzenli kullanılması enfeksiyon riskini azaltmak ve iyileşmeyi hızlandırmak açısından büyük önem taşımaktadır. Hastalarımızın büyük bölümünde iyileşme süreci yaklaşık 3-4 hafta içerisinde tamamlanmaktadır."
Yaz aylarında kulak sağlığı için uyarılar
Yaz döneminde kulak sağlığını korumak için bazı basit önlemlerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Op. Dr. Emel Peru Yücel, özellikle kulak zarı deliği bulunan bireylere şu uyarılarda bulundu:
"Havuz ve denize girerken doktor önerisi doğrultusunda koruyucu kulak tıkacı kullanın. Kulağınıza su kaçması durumunda sivri cisimlerle müdahale etmeyin. Kulakta akıntı, ağrı, işitme azalması veya çınlama gelişirse zaman kaybetmeden Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurun. Kronik orta kulak enfeksiyonu bulunan hastalar yaz tatili planlamadan önce mutlaka hekim kontrolünden geçmelidir. Yaz aylarında alınacak basit önlemlerle kulak enfeksiyonlarının ve kalıcı işitme kaybının büyük ölçüde önlenebilir."




