Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı Akademik Açılış Töreni’nde konuşan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, üniversitelerdeki sınav yöntemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Erol Özvar (2)

TEGV, 754 ton elektronik atığı geri dönüştürdü
TEGV, 754 ton elektronik atığı geri dönüştürdü
İçeriği Görüntüle

Çoktan seçmeli sınavların hukuk fakülteleri başta olmak üzere farklı alanlarda yaygınlaşmaya başladığını belirten Özvar, öğrencilerin muhakeme, çözümleme, ifade ve uygulama becerilerinin değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Erol Özvar (3)

YTÜ Davutpaşa Kampüsü Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen törene, YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı. Törenin ardından Özvar, akademik yılın ilk dersini verdi.

Erol Özvar (4)

“Çoktan seçmeli sınavların yaygınlaşmaya başladığını tespit ettik”

Sınavların biçimi ve içeriğinin öğrencilerin çalışma alışkanlıklarını doğrudan etkilediğini belirten Özvar, değerlendirme yöntemlerinin öğrencilerin öğrenme süreçlerinde belirleyici olduğunu söyledi.

Erol Özvar (5)

Özvar, yaptıkları kısa anketlerde hukuk fakültelerinde bile çoktan seçmeli sınavların yaygınlaştığını tespit ettiklerini ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:

“Yaptığımız kısa anketlerde hukuk fakültelerimizde dahi çoktan seçmeli sınavların yaygınlaşmaya başladığını tespit ettik. Benzer bir eğilimin sosyal bilimler, sağlık, hatta mühendislik, ilahiyat, eğitim ve teknik alanlardaki programlarda da görüldüğünü öğrendik. Bu tablo öğrencilerimizin muhakeme, çözümleme, ifade ve uygulama becerilerini ne ölçüde değerlendirebildiğimiz sorusunu gündeme getirmektedir”

Erol Özvar (6)

Üniversitelere ölçme ve değerlendirme uyarısı

Farklı disiplinlerde öğrencilerin yalnızca sonuca ulaşmasının değil, düşünme ve gerekçelendirme süreçlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Özvar, hukuk eğitiminde gerekçeli görüş oluşturmanın, mühendislikte çözümün dayandığı varsayımları açıklamanın, sosyal bilimlerde ise kanıta dayalı yorum geliştirmenin önemini vurguladı.

İkinci öğretimin kaldırılmasıyla kontenjanların ve öğrenci sayılarının daha makul seviyelere geldiğini belirten Özvar, buna rağmen çoktan seçmeli sınavların yaygınlaşmasını yükseköğretimin niteliği açısından doğru bulmadıklarını ifade etti.

Üniversitelerden öğrencilerin düşünme süreçlerini ve gerekçelendirme yeteneklerini ortaya koyan yöntemlere daha fazla yer vermelerini beklediklerini kaydeden Özvar, şöyle konuştu:

“Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı olarak bu hususta üniversitelerimize gerekli uyarılarda bulunduk. Ölçme ve değerlendirme uygulamalarının program amaçlarıyla ve öğrenme kazanımlarıyla uyumlu bir biçimde yenilenmesini yakından takip edeceğimizi bilmenizi isterim.”

“Ders sadece sınıfta başlıyor ve sınıfta bitiyorsa o ders eksiktir”

Üniversitelerde eğitim anlayışının sınıf ortamıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Özvar, öğretim elemanlarının dersleri öğrencilerin sınıf dışındaki öğrenme olanaklarıyla da ilişkilendirmesi gerektiğini söyledi.

Öğrencilerin akıllı telefonlar aracılığıyla yapay zekâ araçlarına ve dünyanın önde gelen üniversitelerinin ders içeriklerine ulaşabildiğine dikkat çeken Özvar, geleneksel bilgi aktarımının bu değişim karşısında yeniden değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Özvar, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

“Ders sadece sınıfta başlıyor ve sınıfta bitiyorsa o ders eksiktir. Hele hele sınıfta artık ne verebileceğimizi birlikte tasavvur edelim. Öğrencilerimizin elinde akıllı telefonlar, içinde bir sürü yapay zeka enstrümanları ve araçları var. O araçlarla dünyanın en iyi üniversitelerinin o ilgili programdaki müfredatına ders esnasında ulaşabiliyor mu?”

Öğrencilerin ders içeriklerini telefonları üzerinden farklı kaynaklarla karşılaştırabildiğini belirten Özvar, “Bizim bilgi monopolümüz veya tekelimizin kıymeti kaldı mı?” sözleriyle üniversitelerdeki bilgi aktarımının yeniden ele alınması gerektiğine işaret etti.

“Keşfettiklerimizi öğrencilerle paylaşmamız gerekiyor”

Yapay zekâ araçlarının gelişmesine rağmen akademisyenlerin öğrencilere aktarabileceği önemli deneyim ve birikimler bulunduğunu vurgulayan Özvar, öğretim elemanlarının kendilerine özgü tecrübelerini eğitim sürecine yansıtmalarının önemini dile getirdi.

Özvar, “Buna rağmen hocalarımızın hiç şüphe yok ki öğrencilerimize vereceği o kadar çok şey var ki. Mesele onları keşfetmek ve o keşfettiklerimizi öğrencilerle paylaşmamız gerekiyor. Yapay zekanın veremeyeceği belki şu an için veremeyeceği şeylerden bir tanesi hocalarımızın kendisine mahsus biricik müstesna tecrübe veya deneyimidir” dedi.

Kaynak: DHA