Üsküdar Üniversitesi 2026–2027 Akademik Yılı Açılış Töreni, Merkez Yerleşke Nermin Tarhan Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Törene akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katılırken, açılış dersini Yükseköğretim Kalite Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocabıçak verdi.

Programda Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör ile Kurucu Rektör ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan açılış konuşmalarını yaptı. Törende ayrıca kurumsal akreditasyon belgesi takdim edilirken, meslekte 50. yılını tamamlayan akademisyenler, akademik yükseltme alan öğretim üyeleri ve doktora mezunları için merasimler düzenlendi.

“Yapay zekâ her alanın müfredatına girmeli”

“Değişen Dönüşen Dünyada Eğitimde Küreselleşme ve Akreditasyonların Önemi” başlıklı açılış dersinde yükseköğretimdeki dönüşümü değerlendiren YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocabıçak, yapay zekâ eğitiminin yalnızca mühendislik programlarıyla sınırlandırılmaması gerektiğini söyledi.

Kocabıçak, farklı alanlardaki müfredatlarda yapay zekâ, veri bilimi ve siber güvenlikle ilgili içeriklerin yer alması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

“Yapay zekâ denince şu yanlış anlaşılmasın: Yapay zekâ mühendisliğinden bahsetmiyoruz. İktisat olsun, tarih olsun, tıp olsun, sosyoloji olsun, her alanda müfredatların içine yapay zekâ, veri bilimi ve siber güvenlikle ilgili içeriklerin yerleştirilmesi gerekiyor. Yapay zekâ her alanın müfredatına girmeli. Yoksa herhangi bir mesleğin kapatılıp yerine yapay zekâ mühendisliği veya ona benzer bölümlerin açılması değil.”

Kocabıçak, meslek mensuplarının yeni teknolojilerden yararlanma becerisi kazanması gerektiğini ve müfredatların değişen ihtiyaçlara göre güncellenmesinin önem taşıdığını vurguladı.

“Değişmeyen biz olursak işimiz zor”

Yapay zekânın birçok görevi üstlenmesiyle yaratıcılık ve analiz becerilerinin daha fazla önem kazandığını ifade eden Kocabıçak, şöyle konuştu:

“Yapay zekânın yapamadığı yaratıcılığa dayanan analizi yine bizim yapmamız, o mezunların yapması gerekiyor. İşte bu alanlara bizim daha fazla odaklanmamız lazım. Hem yapay zekâdan vazgeçmeyeceğiz hem de bu alanlara odaklanacağız.”

Dönüşümün öğretim yöntemlerine de yansıması gerektiğini belirten Kocabıçak, “Dünya değişiyor. Değişmeyen biz olursak işimiz zor. Dünya ile birlikte bizim de değişmemiz, dönüşmemiz gerekiyor.” dedi.

Eğitimcilere de sorumluluk düştüğünü dile getiren Kocabıçak, eski yöntemlerle devam edilemeyeceğini ve yeni yöntemlerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

“İsviçre çakısı gibi mezunlar bekleniyor”

İş dünyasının esnek ve çok yönlü becerilere sahip mezunlara ihtiyaç duyduğunu belirten Kocabıçak, bu beklentiyi “İsviçre çakısı gibi mezunlar bekleniyor. Şu anda dünyanın geldiği nokta bu.” sözleriyle anlattı.

Bilginin hızla değiştiği bir dönemde yaşam boyu öğrenme becerisinin kazandırılması gerektiğini belirten Kocabıçak, üniversitelerin öğrencileri mezuniyet sonrasında da kendilerini geliştirebilecek donanıma ulaştırması gerektiğini ifade etti. İletişim, dijital okuryazarlık, yabancı dil ve girişimcilik becerilerinin önemine de değindi.

PSA yüksek çıktıysa hemen endişelenmeyin!
PSA yüksek çıktıysa hemen endişelenmeyin!
İçeriği Görüntüle

Akreditasyon vurgusu

Kurumsal ve program akreditasyonlarının uluslararası tanınırlık açısından önemine dikkat çeken Kocabıçak, Üsküdar Üniversitesi’ndeki uluslararası öğrenci oranının yüzde 20 olduğunu belirtti. Türkiye’de uluslararası öğrencilerin oranının yaklaşık yüzde 5 olduğunu söyleyen Kocabıçak, akreditasyon belgelerinin üniversiteye gelecekte önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.

Kocabıçak ayrıca Üsküdar Üniversitesi’nin kurumsal akreditasyon raporunda çevik ve sahiplenici liderlik, şeffaf karar alma, kurumsal dönüşüm ve üniversitenin kendi kaynaklarıyla geliştirdiği entegre dijital altyapının güçlü yönler arasında yer aldığını aktardı.

Tarhan: “Kalite acıdır ama meyvesi tatlı oluyor”

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektör ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan da açılış konuşmasında kalite anlayışının kurumsal kültüre dönüşmesinin önemine değindi. Hastanede yürütülen uluslararası akreditasyon ve bağımsız denetim süreçlerinden örnekler veren Tarhan, kalite uygulamalarının başlangıçta ilave iş yükü olarak görülebildiğini, ancak zamanla kurumun işleyişini kolaylaştırdığını anlattı.

Tarhan, bu süreci şöyle değerlendirdi:

“Çok faydasını gördük hastanede bunun. İlk başta ‘Bir sürü formalite çıkıyor, bizi meşgul ediyor.’ denildi. Ama kalite kültürü geliştiği zaman daha otomatik olmaya başladı. İlk başlangıcı zor. Hani bir söz vardır ya, ‘Sabır acıdır, meyvesi tatlıdır.’ diye. Kalite acıdır ama meyvesi tatlı oluyor gerçekten. Sonradan faydasını gördük.”

Üniversitelerin sorumluluğuna dikkat çekti

Üniversitelerin sorumluluğunun yalnızca meslek edindirmekle sınırlı olmadığını belirten Tarhan, araştırma geliştirme, toplumu bilgilendirme ve bilginin üretime dönüştürülmesinin de üniversitelerin görevleri arasında bulunduğunu söyledi.

Tarhan, “Bilimsel düşünceyi, etik duyarlılığı, dijital yetkinliği ve insani becerileri hepsini içine alıyoruz. Bir üniversitenin sadece meslek edindirme fonksiyonu yok. AR-GE fonksiyonu var, toplumu bilgilendirme fonksiyonu var ve bilginin üretime dönüştürülmesi fonksiyonu var. Dört alanda da bunu uygulamaya çalışıyoruz.” diye konuştu.

Öğrencilerin toplumsal sorumluluk çalışmalarına katılımına da değinen Tarhan, bireysel faydanın yanı sıra toplumsal faydanın da önem taşıdığını ifade etti.

Pozitif psikoloji vurgusu

Üsküdar Üniversitesinde 2013 yılında müfredata alınan Pozitif Psikoloji dersine değinen Tarhan, yardımseverlik, uzlaşmacılık ve paylaşımcılık gibi değerlerin öğrencilere kazandırılmasını amaçladıklarını söyledi.

Tarhan, mesleki yetkinliğin insani değerlerle birlikte gelişmesi gerektiğini belirterek, “Teknoloji hayatımıza hız veriyor ama insani değerler hayatımıza yön veriyor. Değerleri öğretmezsek, yetiştirdiğimiz gençler insanlığa hizmet etmeyen gençler olabilir. Bunu da kalitenin içine dahil etmeye çalıştık.” dedi.

Uluslararası öğrenci sayısı üç kat arttı

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör ise yeni akademik yılın açılışında üniversitenin son bir yıldaki çalışmalarını değerlendirdi. Güngör, Avrupa Üniversiteler Birliği, Balkan Üniversiteler Birliği, Türk Üniversiteler Birliği, İpekyolu Üniversiteler Birliği ve Akdeniz Üniversiteler Birliği üyeliklerinin gerçekleştiğini belirtti.

Uluslararası öğrenci ve bilimsel yayın sayılarındaki artışa dikkat çeken Güngör, “Uluslararası öğrenci sayımızda geçen yıla göre üç kat artış var. Demek ki dünya çapında, küresel bir üniversite olma amacımız, hedefimiz giderek aktif bir biçimde gerçekleşiyor ki bize geliyorlar. Yine uluslararası yayın sayımızı, elbette kaliteyle birlikte, geçen yıla göre iki, hatta üç katına çıkardık. Her yıl bir önceki yıla göre biraz daha yükseğe çıkıyoruz. Demek ki durmuyoruz, sürekli olarak gelişiyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Bütün programlarımızın önümüzdeki iki yıl içerisinde akredite olmasını hedefliyoruz”

Kalite süreçlerinde gelinen noktaya da değinen Güngör, üniversitenin YÖKAK kalite belgesini aldığını belirterek program akreditasyonlarının sürdüğünü söyledi.

Güngör, “Biz artık bu yıl sizlere bir kalite belgesini almış, kendisini kanıtlamış bir üniversite olarak bu açılışımızı yapıyoruz. Elbette çeşitli programlarımız akredite oluyordu. Bu akreditasyon süreci de hızla devam ediyor. Bütün programlarımız önümüzdeki iki yıl içerisinde akredite olacak. Bir bütün olarak üniversitenin YÖKAK kalite belgesini alması önemli bir hedefimizdi. Bunu gerçekleştirdik. Bu da bizim için önemli bir gurur kaynağı.” dedi.

Güngör ayrıca kasım ayının ikinci haftasında Litvanya’da Magna Carta belgesini imzalamayı planladıklarını aktararak, kalite ve uluslararasılaşma çalışmalarında akademisyenlerin katkısına dikkat çekti.

Kurumsal akreditasyon belgesi takdim edildi

Açılış dersinin ardından YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocabıçak, Üsküdar Üniversitesi’nin kurumsal akreditasyon belgesini Rektör Prof. Dr. Nazife Güngör’e takdim etti. Prof. Dr. Nevzat Tarhan da katkıları ve açılış dersi dolayısıyla Prof. Dr. Ümit Kocabıçak’a teşekkür plaketi sundu.

Program, akademik yükseltme ve cübbe giyme merasimiyle devam etti. 2026 yılında doktora eğitimini tamamlayan mezunlara da diploma takdim edildi. Tören, protokol konukları ve akademisyenlerin katıldığı toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Kaynak: Basın Bülteni