Lenfödem, lenf dolaşımının doğuştan veya sonradan gelişen bozuklukları sonucu dokular arasında proteinden zengin sıvının birikmesiyle ortaya çıkıyor. Genellikle kol veya bacaklarda şişlik ve dolgunluk hissiyle kendini gösteren bu hastalık, tedavi edilmediğinde enfeksiyon, ağrı, ağırlık hissi ve ciltte derin yaralara yol açarak yaşam kalitesini düşürebiliyor.
Acıbadem Maslak Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Meltem Vural, erken tanının önemine dikkat çekerek şunları söylüyor:
“Erken tanı için kol veya bacak bölgesinde hassasiyet, dolgunluk, ağırlık hissi veya hafif bir şişlik olduğunda mutlaka bir hekime başvurulmalıdır. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı bu ilk adımda hastanın öyküsü ile detaylı bir fizik muayene, ihtiyaç halinde laboratuvar tetkikleri ve görüntüleme yöntemleriyle lenfödemi tespit edebilmektedir. Erken tanı sayesinde, ciltte enfeksiyon ve derin yaralar gibi gelişebilecek olan sorunlara yönelik önleyici tedbirler alınabilmektedir. Erken tanı ve tedavinin yanı sıra hastaların kontrollerini düzenli olarak yaptırmaları tedavinin başarısı için çok önemlidir.”
Dünyada ve Türkiye’de yaygın bir sorun
Lenfödem, bebeklikten itibaren her yaşta görülebiliyor. Dünya genelinde yaklaşık 250 milyon kişinin bu sorundan etkilendiği tahmin ediliyor. Prof. Dr. Vural, Türkiye’de de lenfödemin sık görüldüğünü belirterek şöyle konuşuyor:
“Bunun en önemli nedeni kanser gibi hastalıkların artmasıdır. Bu hastalıklarda uygulanan cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi gibi tedaviler sonrasında ikincil sebeplerle lenfödem gelişebilmektedir.”
En riskli grup: Kanser hastaları
Lenfödem, çoğunlukla kol ve bacaklarda görülse de genital bölge, baş ve boyun gibi vücut bölgelerinde de ortaya çıkabiliyor. Cerrahi girişimler, radyoterapi, travma veya enfeksiyonlar hastalığın tetikleyicileri arasında yer alıyor. Kanser hastaları ise en yüksek risk grubunu oluşturuyor. Prof. Dr. Vural açıklıyor:
“Kanserle ilişkili lenfödem sebebi olarak en sık meme kanseri karşımıza çıkmaktadır. Meme kanseri sonrasında lenfödem gelişme oranı yaklaşık yüzde 25 civarındadır. Hastalarda tedavi sonrasında çoğunlukla kol, önkol ve el bölgesinde lenfödem gelişebilmektedir. Bu durum genellikle lenf nodlarının alınması veya radyoterapi sonrasında ortaya çıkmaktadır.”
Tedavide gecikmeyin
Lenfödemin erken evrede fark edilmesi, ciddi komplikasyonları önlemek açısından büyük önem taşıyor. Prof. Dr. Vural, şunları belirtiyor:
“Örneğin, yüzük veya kıyafetler dar gelmeye başlamışsa, dikkatli olunmalıdır. Şişlik ve dolgunluk hissi başlangıç evresinde hafifken; zamanında müdahale edilip tedavi edilmezse şişlik artabilir, ciltte renk değişiklikleri, kalınlaşmalar, ağrı ve enfeksiyonlar gelişebilir. İlerleyen durumlarda ciltte yaraların, derin çukurların, papillom adı verilen kabartıların ve skar dokularının oluşması mümkündür.”
Lenfödem kontrol altına alınabiliyor
Lenfödem tamamen ortadan kaldırılamasa da, erken tanı ve tedavi ile ilerlemesi durdurulabiliyor. Prof. Dr. Vural, tedavi yöntemlerini şöyle aktarıyor:
“Lenfödemin altın standart tedavi yöntemi; lenfödem rehabilitasyonu, yani hastaların eğitimi, manuel lenf drenajı, çok tabakalı bandaj, kompresyon giysileri, egzersiz ve cilt bakımıdır. Düzenli takip ve tedaviler de vazgeçilmezdir. Bazı özel durumlarda veya ileri evrelerde cerrahi müdahale gerekebilir. Süper mikrocerrahi teknikleri, lenf sıvısının dolaşıma kazandırılmasını sağlayarak şikayetleri azaltabilir. Lenfovenöz anastomoz (LVA) ve lenf nod transferi (LNT) gibi yeni cerrahi yöntemler uygulanabilmektedir.”
Lenfödeme karşı 10 önemli öneri
Prof. Dr. Meltem Vural, lenfödem riskine karşı hastaların dikkat etmesi gereken önlemleri şöyle sıralıyor:
1. Sorunlu kol veya bacağınıza yönelik zorlayıcı aktivitelerden kaçının.
2. Etkilenen kol bölgesinden tansiyon ölçümü yapmayın; damar yolu gerekiyorsa diğer kolunuzdan yaptırın.
3. Cilt temizliği ve nemlendirmeye özen gösterin.
4. Güneşten koruyun, yüksek faktörlü kremler kullanın.
5. Böcek ısırıkları, yara ve çiziklerden koruyun.
6. Sıkı ve dar giysilerden, takılardan kaçının.
7. Uyurken etkilenen uzvun altta kalmamasına dikkat edin.
8. Uçak yolculuklarında bası giysileri giyin.
9. Dengeli beslenin, kilo kontrolüne özen gösterin.
10. Hekim önerisi doğrultusunda yürüyün, yüzün, lenfödem ve nefes egzersizleri yapın; uzun süre hareketsiz kalmayın.
Lenfödem, erken fark edildiğinde kontrol altına alınabilir ve yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren etkilerden korunabilirsiniz.




