Aydın’da yaşayan 80 yaşındaki şeker hastası Tülin Güzel, son dönemde artan yorgunluk ve nefes darlığını yaşlılığa bağlıyordu. Ancak Mayıs ayı başında ani öksürük ve karın ağrısıyla hastaneye kaldırılan Güzel’in, mide bulantısı ve karın ağrısıyla seyreden atipik bir kalp krizi geçirdiği belirlendi.
Yapılan acil anjiyoda kalbi besleyen ana damarlardan birinin yüzde 99, diğerinin ise yüzde 80 tıkalı olduğu tespit edilerek stent ve balon yöntemiyle müdahale edildi.
Kalp yetmezliği ve kapak sorunu
Tedavi sonrası şikâyetleri devam eden hastada kalp yetmezliği bulguları saptandı. Bu süreçte, Medicana Sağlık Grubu Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Akar Yılmaz tarafından ameliyatsız mitral kapak müdahalesi planlandı.
“Kalp kapağındaki kaçaklar hayati risk taşıyor”
Operasyon hakkında bilgi veren Prof. Dr. Akar Yılmaz, kapak yetmezliğinin ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirterek şunları söyledi:
“Kalp kapağındaki kaçaklar kanın akciğerde birikmesine, bu da hastanın oturduğu yerde bile nefes alamamasına yol açar. Kapaklardaki bu bozulmalar yaşa bağlı kireçlenmelerden kaynaklanabildiği gibi kalbin kendi yapısı dışındaki faktörlerden de etkilenebilir. Kapak halkası kalp kası tarafından oluşturulduğundan; kapakların kendi hastalıkları dışında kalp kasında, kalp yetmezliği sonucu oluşan gevşeklik ya da damar tıkanıklığı sonucu meydana gelen bozulmalar da kapak yetmezliklerine neden olmaktadır. Nitekim 80 yaşındaki hastamızda da bir damar tıkanıklığı tablosu mevcuttu ve açık kalp ameliyatı oldukça yüksek risk taşıyordu. Bu nedenle göğsü hiç açmadan, tamamen kapalı yöntemle kasıktan girerek kapağa mandallama işlemi uyguladık”
Yemek borusundan görüntüleme ile müdahale
İşlem sırasında yemek borusuna yerleştirilen ultrason kamerası ile kalp anlık olarak görüntülendi. Müdahale sürecini anlatan Yılmaz, yöntemi şöyle aktardı:
“Kasıktaki toplardamardan girilerek kalbin sağ tarafından sol tarafına küçük bir iğne yardımıyla geçiş yapılıyor. Kameralarla kapağın sızdıran bölgesi net olarak görülerek mandal sistemi yerleştiriliyor ve kapağın uçları birbirine tutturuluyor. Böylece sızıntı ortadan kaldırılabiliyor. İşlem süresi kapağın yapısına ve takılan mandal sayısına göre değişmekle birlikte ortalama 1 saat sürebilmektedir. Ameliyatsız bir yöntem olduğu için hastalarda büyük kesiler veya yaralar olmuyor. Hastalar, operasyonun ertesi günü taburcu edilebiliyor.”
“Nefes almam düzeldi”
Tedavi sonrası sağlığına kavuşan Tülin Güzel ise yaşadığı süreci şöyle anlattı:
“Mayıs ayından beri hastanelerdeyim ama moralimi hiç düşürmedim. Bu tedavi sonrasında nefes almam tamamen düzeldi. Artık yürürken eskisi gibi yorulmuyorum. Şu an sadece geçirdiğim ağır hastalıklar yüzünden bacaklarımda bir güçsüzlük var, kalbimle ilgili hiçbir sıkıntım kalmadı”




