Tarhan, özellikle antidepresan kullanımındaki hızlı artışın depresyonun artışıyla doğrudan ilişkili olmadığını vurguladı.

Toplumun yarısında depresif ruh hali

1758542473 Nevzat Tarhan 2

Prof. Dr. Tarhan, depresyonu değerlendirirken moral bozukluğunun herkes için doğal bir durum olduğunu belirterek, “Moral bozukluğu dediğimiz depresif ruh hali zaman zaman herkeste olur. Bu bazen birkaç saat sürer, bazen kaygıyla birlikte yaşanır. Depresyon dediğimiz çökkünlük hâlinin birçok alt tipi var. Bir şeyden zevk alamama, hüzün, elem, keder gibi duygular bu hâlin temelini oluşturur. Toplumun yaklaşık yüzde 50’sinde depresif ruh hali vardır.” dedi.

Depresyonun süresi tanıda belirleyici

Depresyonun süresinin klinik açıdan önemine değinen Prof. Dr. Tarhan, “Üç gün süren çökkünlük minör depresyon olarak tanımlanır. Eğer 15 günü geçer ve devamlılık gösterirse majör depresyon kabul edilir. Eğer bu ruh hali kronikleşirse distimi adını verdiğimiz daha hafif ama uzun süreli depresyon türüyle karşı karşıya kalırız.” ifadelerini kullandı. Ayrıca siklotimi ve borderline kişilik örüntüsü ile anksiyete bozukluklarının depresyonla ilişkisine dikkat çekti.

Antidepresan kullanımı depresyonu yansıtmıyor

Prof. Dr. Tarhan, dünya literatüründe majör depresyon oranının yüzde 17 civarında olduğunu belirterek, “Ancak antidepresan kullanımı, depresyon artış hızından daha hızlı yükseliyor. Birçok kişi antidepresanı farklı gerekçelerle kullanıyor. Antidepresan kullanımındaki artış depresyonun arttığı anlamına gelmiyor. Günümüzde fizik tedavi uzmanlarından dahiliyecilere kadar birçok branş hekimi antidepresan reçete ediyor. Kullanım son 10 yılda kutu bazında yüzde 50’nin üzerinde artmış durumda. Bu artış küresel ölçekte gözlenirken Türkiye’de çok daha hızlı ilerliyor.” dedi.

Örtülü depresyonun farklı belirtileri

Örtülü (maskeli) depresyonun yaygın biçimlerinden bahseden Prof. Dr. Tarhan, “Kişi depresyonda olduğunun farkında olmuyor; yakın çevresi tarafından da anlaşılmayabiliyor. Belirtiler çoğu zaman mide-bağırsak sorunları, fibromiyalji, omuz–boyun–bel ağrıları gibi fiziksel şikâyetlerle kendini gösteriyor. Bağırsak mikrobiyotasındaki bozulma depresyonu tetikleyebiliyor. Bu nedenle bazı hastalar dahiliyeye başvurduğunda antidepresan tedavisinden fayda gördüklerini ifade ediyor ve hekimler de benzer şikâyetlerde antidepresan reçete etmeye devam ediyor.” dedi.

Konformizm ve modern yaşamın etkisi

Depresyonun tetikleyicileri kadar konforculuk kültürünün de önemine değinen Prof. Dr. Tarhan, “İnsanlar en ufak olumsuz duyguya bile tahammül edemiyor. Hayatın bir parçası olan sıkıntı, hüzün ve çökkünlük hemen ilaçla bastırılmaya çalışılıyor. Bir günlük, yarım günlük moral bozukluklarında hemen ilaca başvurmak doğru değil. Kişi önce kendi çözüm üretmeye çalışmalı. Eğer bu durum 15 gün boyunca sürer ve majör depresif belirtiler gösterirse o zaman uzman desteğine başvurmak gerekir. Depresif ruh hali herkeste olur; insan robot değildir.” ifadelerini kullandı.

Psikolojik sermaye ve dayanıklılık

Psikolojik sermayenin finansal sermaye gibi yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Bu ağı en iyi düzenleyen şey, kişinin amaçlı yaşaması. Sabah uyandığında bir amacı olan, orta-uzun vadeli hedefleri bulunan kişiler psikolojik sermayesini iyi yönetir ve depresyona zemin bırakmaz. Akış deneyimini yakalayan kişi daha dayanıklı olur.” dedi.

Dijital terapötikler ve önleyici yaklaşımlar

Üsküdar Üniversitesi’nde dijital terapötikler üzerinde çalışmalar yaptıklarını aktaran Prof. Dr. Tarhan, “Kişi programa giriyor, pozitif pekiştirmelerle psikolojik sağlamlık çalışıyor. Bunlar adeta dijital hap gibi. Depresyona girmeden önce kişinin zihinsel sağlığını koruyor.” diye konuştu.

Küresel antidepresan pazarı

Antidepresan kullanımındaki hızlı artışı değerlendiren Prof. Dr. Tarhan, “2024–2034 arasında antidepresan kullanımının %100 artması bekleniyor. Şu anda 37 milyar dolarlık pazar var. Beyne etki eden diğer ilaçlarla birleştirince, neredeyse silah sanayisinden sonra en büyük sektör haline geldi. Küresel sistem ruh sağlığımızı bozuyor. Depresyon artıyor çünkü koruma ve önleme çalışmalarına yatırım yapılmıyor; ilaç pazarlanıyor.” ifadelerini kullandı.

Ramazan’da 'Altın Değerinde' bu öğünü kaçırmayın
Ramazan’da 'Altın Değerinde' bu öğünü kaçırmayın
İçeriği Görüntüle

Basit bir zihinsel sağlık formülü

Prof. Dr. Tarhan, herkesin kolayca uygulayabileceği zihinsel sağlık yaklaşımını şöyle özetledi: “İnsanın dört parametreye dikkat etmesi lazım: Güzel bak, güzel hisset, güzel düşün, iyi yaşa. Hissetmek düşünmekten önce gelir. Güzel his uyandırırsan güzel düşünce kendiliğinden gelir. O nedenle ‘İyi Düşün, İyi Hisset, İyi Ol’ diyoruz.”

Kaynak: Basın Bülteni