Yeme-içme sektöründe çalışan milyonlarca personeli ilgilendiren bir karar Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nden geldi. Yüksek Mahkeme, iş yerinde uygulanan “havuz bahşiş” sistemi kapsamında, bahşiş almayan personele dağıtılmak üzere toplam bahşiş tutarından yapılan kesintinin işçinin ücretinden kesinti olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetti.
Garson, alacaklarını talep ederek dava açtı
Yıllarca aynı restoranda çalışan tecrübeli garson, iş yerindeki “havuz bahşiş” uygulamasından şikayetçi oldu. Ücret alacaklarının ödenmediğini ileri süren çalışan, iş sözleşmesini haklı nedenle feshederek tazminat ve diğer alacaklarının ödenmesini talep etti. Ancak taleplerinin karşılanmaması üzerine İş Mahkemesi’ne başvurdu.
Garson, ücretlerinin ödenmemesi ve gerçek ücreti üzerinden sigorta primlerinin yatırılmaması nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirdiğini belirtti. Davacı; kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, check ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsil edilmesini istedi.
Restoran işletmecisi iddiaları reddetti
Davalı restoran işletmecisi ise çalışanın asgari ücretle görev yaptığını savundu. Davacının hak ettiği ücretlerin bordrolara yansıtılarak ödendiğini belirten işletmeci, aylık ücretten “check ücreti” adı altında herhangi bir kesinti yapılmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etti.
İş Mahkemesi, iş sözleşmesinin davacı tarafından gönderilen ihtarnameyle sona erdirildiğine dikkat çekti. Mahkeme, davacının ödenmeyen alacaklarının bulunması nedeniyle feshin haklı nedene dayandığına karar verdi. Tanık anlatımları doğrultusunda garsonun fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalıştığı değerlendirmesinde bulunuldu.
Masa başına 20 TL kesinti hesaplandı
Mahkeme, davalı iş yerinde bakılan masa sayısına göre her masa başına 20 TL kesinti yapıldığını kabul etti. Tanık beyanları dikkate alınarak check ücreti hesaplandı ve bu hesaplamadan daha önce ödenen primler mahsup edildi.
Dava bu gerekçelerle kısmen kabul edildi. Davalı avukatının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi de başvurunun esastan reddine karar verdi. Kararın temyiz edilmesiyle dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin önüne geldi.
Havuz bahşiş sistemine onay
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, davalı iş yerindeki uygulamanın garsonların müşterilerden aldığı bahşişlerin belirli bir bölümünün ortak bir havuzda toplanarak bahşiş almayan diğer çalışanlara dağıtılması şeklinde olduğunu belirtti.
Yüksek Mahkeme, bahşişten yararlanma yönteminin bu şekilde kararlaştırılması nedeniyle garsonun hak ettiği bahşişten kesinti yapıldığının söylenemeyeceğine hükmetti.
Kararda şu ifadelere yer verildi:
"Somut olayda, bahşişten yararlanma yöntemi bu şekilde kararlaştırılmış olduğundan bu uygulama ile davacının hak etmiş olduğu bahşişten bir kesinti yapıldığından bahsetmek mümkün değildir. Dosya kapsamına göre davacının hak ettiği bahşişin, anılan kesintiden sonra kalan tutar olduğu kabul edilmelidir. Ayrıca davacı bahşiş almadığı zamanlarda da havuzda toplanarak bahşiş almayanlara dağıtılmak üzere işverence ücretinden sabit bir miktar kesinti yapıldığını iddia etmiş ise de, ispat yükü üzerinde olan davacı işçi tarafından bahşiş almadığı masa ve sayısı, bahşiş almamasına rağmen ücretinden yapılan kesinti ve miktarı, yöntemince ve hesaplamaya elverişli bir şekilde ispat edilememiştir. Buna göre check ücreti adı altında talep edilen alacak kaleminin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.”
Yargıtay, bu değerlendirmeler doğrultusunda check ücreti adı altında talep edilen alacağın reddedilmesi gerektiğine karar verdi.




