Bilim insanları, beynin gece boyunca toksinleri temizleyen doğal arındırma mekanizması olan “glimfatik sistem”in yaş ilerledikçe yavaşladığını ve bunun Alzheimer ile Parkinson gibi nörolojik hastalıkların gelişiminde önemli rol oynayabileceğini belirtti.

Daily Mail’de yer alan habere göre araştırmacılar, sistemin güçlendirilmesinin beyinde biriken zararlı proteinlerin temizlenmesine yardımcı olabileceğini değerlendiriyor.

Günlük burç yorumları 27 Nisan 2026 Pazartesi: Haftanın ilk gününe dikkat!
Günlük burç yorumları 27 Nisan 2026 Pazartesi: Haftanın ilk gününe dikkat!
İçeriği Görüntüle

Beyin gece boyunca kendini temizliyor

2012 yılında ABD’deki Rochester Üniversitesi’nde keşfedilen glimfatik sistem, beyin çevresinde sıvı dolaşımını sağlayarak gün içinde biriken atık maddelerin temizlenmesine yardımcı oluyor.

Uzmanlar, sistemin özellikle derin uyku sırasında daha aktif çalıştığını ifade ediyor.

Araştırmalarda, Alzheimer hastalığıyla ilişkilendirilen amiloid-beta ve Parkinson ile bağlantılı alfa-sinüklein proteinlerinin yeterince temizlenememesinin ciddi nörolojik sorunlara yol açabileceği belirtiliyor.

Alzheimer ilaçları tartışma yarattı

Cochrane Collaboration uzmanlarının analiz ettiği 17 farklı çalışma sonucunda, bazı Alzheimer ilaçlarının “anlamlı bir fayda sağlamadığı” sonucuna ulaşıldı.

İngiltere Ulusal Sağlık ve Bakım Mükemmelliği Enstitüsü (NICE) ise sınırlı etkileri ve potansiyel yan etkileri nedeniyle bazı ilaçlara onay vermedi.

Bu gelişmelerin ardından bilim insanları, doğrudan beyin temizleme mekanizmasını güçlendirmeye yönelik alternatif yöntemlere yöneldi.

Yeni tedavi yöntemleri araştırılıyor

Araştırmacılar, hâlihazırda farklı alanlarda kullanılan ilaçların glimfatik sistem üzerindeki etkilerini inceliyor.

Çin’de fareler üzerinde yapılan deneylerde, “deksmedetomidin” isimli anestezi ilacının düşük dozlarda glimfatik sistemi hızlandırdığı ve beyin iltihaplanmasını azalttığı bildirildi.

ABD’li bilim insanları da aynı ilacın “midodrin” ile birlikte kullanıldığında beyindeki sıvı akışını artırdığını açıkladı.

Çalışmalarda, glimfatik sistem aktivitesinde yaklaşık yüzde 10 artış gözlemlendiği belirtildi.

Uykujpg Ugymu L Gzukqz Ww T1 B313 Hw

Parkinson için de umut olabilir

Avustralya’daki Swinburne Teknoloji Üniversitesi araştırmacıları ise Parkinson hastalığı üzerinde umut veren sonuçlar elde etti.

“Bileşik X” olarak adlandırılan deneysel ilacın, Parkinsonlu farelerin yüzde 80’inde hareket kabiliyetini ve dengeyi iyileştirdiği açıklandı.

Araştırmacılar, önümüzdeki yıl insan deneylerine başlanmasının hedeflendiğini duyurdu.

Uyku kalitesi büyük önem taşıyor

Uzmanlara göre glimfatik sistemin sağlıklı çalışabilmesi için kaliteli ve derin uyku kritik rol oynuyor.

University College London’dan araştırmacı Ian Harrison, sıradan uyku ilaçlarının yalnızca uyku süresini uzattığını ancak derin uyku kalitesini artırmadığını belirtti.

Araştırmalar ayrıca uyku pozisyonunun da etkili olabileceğini gösteriyor.

2015 yılında yayımlanan bir çalışmada, sağ tarafa dönük uyku pozisyonunun beynin atıkları temizleme sürecini desteklediği ifade edildi.

2019 yılında yayımlanan başka bir araştırmada ise demans hastalarının sağlıklı bireylere göre daha fazla sırtüstü uyuduğu tespit edildi.

Uyku-2

Uzmanlardan yaşam tarzı uyarısı

Bilim insanları, kaliteli uyku, düzenli yaşam alışkanlıkları ve beyin sağlığını destekleyen rutinlerin glimfatik sistemin korunmasında önemli olduğunu vurguluyor.

Araştırmalar sürerken, beynin doğal temizleme mekanizmasının gelecekte Alzheimer ve Parkinson tedavisinde yeni bir dönemin kapısını aralayabileceği değerlendiriliyor.

İyi bir uyku için ne yapmalı, ne yapmamalı?

İyi bir uyku kalitesine ulaşmak ve sabahları dinç uyanmak için hem fiziksel alışkanlıkları hem de çevresel faktörleri düzenlemek büyük önem taşır. İşte daha verimli bir uyku süreci için uygulayabileceğiniz temel yöntemler:

1. Uyku rutini oluşturun

  • Hafta içi ve hafta sonu fark etmeksizin her gün aynı saatte yatıp aynı saatte kalkmaya özen gösterin. Bu, vücudunuzun biyolojik saatini (sirkadiyen ritim) düzene sokar.

  • Yatmadan önceki son 30-60 dakikayı "ekransız bölge" ilan edin. Kitap okumak, hafif esneme hareketleri yapmak veya ılık bir duş almak vücudunuza uyku vaktinin geldiği sinyalini verir.

2. Çevresel koşulları optimize edin

  • Tam karanlık, uyku hormonu olan melatonin salgılanması için kritiktir. Karartma perdeleri veya uyku maskesi kullanabilirsiniz.

  • Çok sıcak bir oda uykuyu zorlaştırır. Serin (yaklaşık 18-20 derece) ve havalandırılmış bir oda uykuya dalmayı kolaylaştırır.

  • Gürültülü bir çevreniz varsa beyaz gürültü (white noise) cihazlarından veya kulak tıkaçlarından faydalanabilirsiniz.

3. Beslenme ve tüketim alışkanlıkları

  • Kahve, çay ve bazı asitli içeceklerin etkileri vücutta uzun süre kalabilir. Kafein tüketimini mümkünse öğleden sonra kesin.

  • Yatmadan hemen önce ağır, yağlı ve baharatlı yiyecekler yemekten kaçının. Sindirim sistemi çok aktif olduğunda derin uykuya geçmek zorlaşır.

  • Magnezyum açısından zengin olan kabak çekirdeği, badem veya muz gibi gıdalar kasların gevşemesine yardımcı olabilir.

4. Gün içindeki alışkanlıklar

  • Sabah uyandıktan sonra ilk bir saat içinde doğal gün ışığına maruz kalmak, gece uykusunun kalitesini artırır.

  • Düzenli egzersiz uykuyu derinleştirir. Ancak çok ağır egzersizleri yatma vaktine çok yakın yapmamaya çalışın, çünkü adrenalin seviyeniz yükselebilir.

5. Zihinsel hazırlık

  • Mavi ışık (telefon, tablet, bilgisayar), beynin gündüz olduğunu sanmasına neden olur. Yatmadan en az bir saat önce bu cihazları bırakmak faydalıdır.

  • Ertesi günün planını yapmak veya sizi düşündüren şeyleri bir kâğıda not etmek, zihninizin yatakta "meşgul" olmasını engeller.

Muhabir: SELMA ARTAR