Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 öncesinde Türkiye’nin farklı illerinden gençler, Ankara’da düzenlenen “COP31 Yolunda: Yeryüzü Becerileri 101 Gençlik Kampı”nda küresel iklim gündemini ele aldı. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) tarafından düzenlenen kamp, Gölbaşı ilçesindeki BAKAP’ta gerçekleştirildi.
2,5 gün süren programda gençler akademisyenlerle bir araya gelirken, iklim ve çevre alanındaki karar mekanizmalarına katılımlarını güçlendirmeye yönelik çalışmalar yaptı. COP31 Müzakere Simülasyonu’nda farklı aktörlerin rollerini üstlenen katılımcılar, uluslararası iklim görüşmelerindeki çeşitli öncelik ve çözüm önerilerini aynı masa etrafında değerlendirdi.
Gençler iklim müzakerelerini simüle etti
Kamp kapsamında iklim müzakereleri simüle edilirken çevresel konular da sahada araştırıldı. Gençler, saha çalışmaları sırasında röportajlar gerçekleştirerek elde ettikleri içerikleri makale, fotoğraf, video ve podcast çalışmalarına dönüştürdü.
Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Leyla Yılmaz Fındık ise çevre eğitiminde bilginin davranışa dönüşmesi ve gençlerin toplumsal değişimdeki rolü üzerine değerlendirmelerde bulundu.
“Asıl sınav bilgiyi eyleme dönüştürmek”
Fındık, iklim krizinde asıl kırılma noktasının ne bilindiğinden çok, sahip olunan bilginin ne kadar hayata geçirildiği olduğunu vurguladı. Çevre konusunda doğru davranışın bilinmesine rağmen alışkanlıklar, maliyet, sosyal çevre, kurumlar ve altyapının bilgi ile eylem arasında boşluk oluşturabildiğine dikkat çekti.
Gençlerin bu boşluğun aşılmasındaki rolüne de değinen Fındık, “tersine sosyalleşme” kavramı üzerinden okulda ve akran çevresinde öğrenilen çevresel davranışların eve taşınabileceğini anlattı. Fındık, bu davranışların ebeveynlerin tutum ve uygulamalarını etkileyebileceğini, çevresel kaygılar ile gündelik uygulamaların aile içinde karşılıklı etkileşimle yayılabildiğini belirtti.
Gıda üretiminde arıların rolü ele alındı
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Özkan da çevre sorunlarının yalnızca fark edilmesinin yeterli olmadığını, çözüm üreten ve sürdürülebilir girişim fikirlerine dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.
“Yeşil Fikirden Etkiye: Gençler İçin Yeşil Girişimcilik” oturumunda gençleri fikir geliştirme, ekip kurma ve ortak üretim üzerine düşünmeye yönlendiren Özkan, “İyi bir fikir mi, doğru ekip mi” sorusu üzerinden girişimciliğin yalnızca yaratıcı bir fikirden oluşmadığına dikkat çekti.
Özkan, arılar başta olmak üzere bitkilerin tozlaşmasını sağlayan polinatörlerin biyolojik çeşitlilik, tarımsal üretim ve gıda güvenliği açısından önemine de değindi. Polinatör kaybının yalnızca doğa koruma konusu olarak değil, gıda sistemleri ve sürdürülebilir üretim açısından da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
TÜRÇEV Üyesi Mimar Dr. Filiz Köse’nin uygulamalı arı atölyesinde ise arıların yaşam döngüsü, polinasyondaki rolleri ve ekosistem açısından taşıdıkları önem ele alındı.
Gençler sahada çalışma yaptı
Programın son bölümünde gençler, BAKAP’ta çevresel konuları yerinde inceleyerek gözlem yaptı ve röportajlar gerçekleştirdi. Çevrenin Genç Sözcüleri programı kapsamında yürütülen saha çalışmasında veri ve görsel-işitsel materyaller toplandı.
Toplanan içerikler daha sonra makale, fotoğraf, video ve podcast çalışmalarına dönüştürüldü. Böylece gençler, bir çevre sorununu araştırma, çözüm önerisi geliştirme, elde edilen bilgileri kamuoyuna aktarma ve yaygınlaştırma süreçlerini sahada uyguladı.
TÜRÇEV Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Abdulkadir Ateş ise gençlerin çevresel karar süreçlerindeki rolüne dikkat çekerek, “Gençlerin çevresel sorunları yalnızca öğrenen değil; araştıran, sorgulayan, çözüm geliştiren ve bu çözümleri toplumla paylaşan bireyler olarak güçlenmesini önemsiyoruz. COP31’e giden süreçte gençlerin çevresel karar alma mekanizmalarında daha görünür ve etkin olmasını desteklemeye devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.





