Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ergün Yücel, geleceğin diş hekimlerinin yalnızca teknik becerilerle değil, teknolojiyi etkin kullanabilen bireyler olarak yetişmesi gerektiğini belirterek, "Yapay zekâ hekimin yerine geçmiyor, hekime ikinci göz oluyor" dedi.

"Artık sadece el becerisi yeterli değil"

Diş hekimliğinin teknolojik gelişmelerle birlikte büyük bir değişim sürecinden geçtiğini ifade eden Prof. Dr. Ergün Yücel, önümüzdeki yıllarda mesleğin dijital sistemlerle çok daha fazla iç içe olacağını söyledi.

"Diş hekimliği çok hızlı değişen bir meslek alanı. Gelecek 10 yıla baktığımızda artık sadece el becerisi yeterli olmayacak. Bunun yanında teknolojiyle iç içe olmak, dijital sistemleri kullanabilmek, hatta yapay zekâyı anlayabilmek çok daha önemli hale geliyor. Biz öğrencilerimizi yalnızca bugünün değil, geleceğin diş hekimliği dünyasına hazırlıyoruz.”

Bilimsel üretim ve sorgulayan hekim anlayışı

Teknolojik gelişmelerin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Yücel, hekimlikte insan odaklı yaklaşımın her zaman ön planda kalacağını vurguladı.

"Bizim temel yaklaşımımız; literatürü takip edebilen, bilimsel gelişmeleri izleyen, proje hazırlayabilen, sürekli öğrenmeye açık öğrenciler yetiştirmek. Bunun yanında teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin hastasını anlayabilen, doğru karar verebilen, düşünebilen, sorgulayan ve empati kurabilen hekimler yetiştirmek en önemli hedefimiz."

Fakültede öğrencilerin yalnızca bilgi edinmeleri değil, bilimsel üretime katkı sağlamalarının da teşvik edildiğini belirten Yücel, proje temelli çalışmaların eğitim modelinin önemli bir parçası olduğunu söyledi.

Yapay zekâ ile duyguların dijital ikizi geliştiriliyor
Yapay zekâ ile duyguların dijital ikizi geliştiriliyor
İçeriği Görüntüle

"Öğrencilerimizin yalnızca bilgi tüketen değil, bilgi üreten bireyler olmalarını önemsiyoruz. Bu nedenle proje kavramı fakültemizde son derece önemli. Proje temelli öğrenci kongreleri düzenliyoruz, öğrencilerimizi ulusal ve uluslararası kongrelere katılmaları için teşvik ediyoruz, bilimsel çalışmalarda aktif görev almalarını destekliyoruz. Biz mezun olan bir öğrenciyi sadece klinikte hasta tedavi eden biri olarak değil, aynı zamanda yeni fikirler geliştirebilen, araştıran, sağlık teknolojileriyle ilgilenen ve bilime katkı sunabilen bir diş hekimi olarak yetiştirmeyi amaçlıyoruz."

Yapay zekâ teşhis sürecinde destek sağlıyor

Yapay zekânın diş hekimliği uygulamalarında giderek daha fazla yer almaya başladığını dile getiren Prof. Dr. Ergün Yücel, özellikle erken teşhis süreçlerinde bu teknolojinin önemli katkılar sunduğunu ifade etti.

"Bugün yaşamın birçok alanında olduğu gibi diş hekimliğinde de yapay zekâ hem klinik uygulamalarda hem de öğrenci eğitiminde giderek daha fazla yer alıyor. Özellikle erken teşhis konusunda yapay zekâ destekli sistemler hekime ikinci bir göz gibi yardımcı oluyor. Böylece gözden kaçabilecek bazı bulguların atlanmasının önüne geçilebiliyor."

Dijital tedavi planlamaları öne çıkıyor

Dijital teknolojilerin tedavi süreçlerini daha hızlı ve planlı hale getirdiğini belirten Yücel, öğrencilerin eğitim sırasında bu sistemleri uygulamalı olarak kullandığını söyledi.

"Dijital sistemlerin gelişmesiyle tedavi planlamaları daha hızlı ve daha doğru hale geliyor. Öğrencilerimiz eğitim süreçlerinde dijital görüntüler üzerinde çalışıyor, analiz yapmayı öğreniyor ve klinik kararlarını daha bilinçli şekilde oluşturuyor. Dijital sistemleri görerek, deneyimleyerek mezun oluyorlar.”

Klinik deneyim ve entegre eğitim modeli

Fakültenin deneyimli akademik kadrosu sayesinde öğrencilerin teorik eğitimin yanı sıra gerçek hasta deneyimi de kazandığını belirten Prof. Dr. Yücel, eğitim altyapısının bu süreci desteklediğini ifade etti.

"Alanında deneyimli akademisyenlerimiz sayesinde öğrencilerimiz yalnızca teorik bilgi almıyor; gerçek hasta deneyimiyle mesleklerini öğreniyorlar.”

Yücel, klinikler, diş hastanesi, derslikler ve preklinik laboratuvarların aynı bina içerisinde bulunmasının teori ile pratiğin bir arada yürütülmesini kolaylaştırdığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Kliniklerimiz, diş hastanemiz, dersliklerimiz ve preklinik laboratuvarlarımız aynı bina içerisinde bulunuyor. Böylece öğrencilerimiz teori ile pratiği aynı gün içerisinde kolaylıkla bir araya getirebiliyor. Bu entegre yapı eğitim kalitesine önemli katkı sağlıyor."

Merkezi kampüsün ulaşım açısından da avantaj sunduğunu kaydeden Yücel, "İstanbul gibi büyük bir şehirde kolay ulaşılabilir bir kampüste eğitim görmek öğrenciler açısından ciddi bir avantaj oluşturuyor." dedi.

DUS hazırlığı ve vaka çeşitliliği

Fakültede DUS hazırlık sürecine yönelik desteklerin de sürdüğünü belirten Prof. Dr. Yücel, uzmanlık hedefleyen öğrenciler için güçlü bir altyapı oluşturduklarını söyledi.

"Fakültemizde DUS kontenjanlarının açılmış olması önemli bir avantaj. Bunun yanında öğrencilerimizin uzmanlık sınavına hazırlık süreçlerini de destekliyoruz. Akademik kariyer hedefleyen öğrencilerimize güçlü bir altyapı sunuyoruz."

Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi'nin SGK anlaşmalı olmasının öğrencilere farklı hasta profilleriyle çalışma fırsatı sunduğunu ifade eden Yücel, şunları söyledi:

"SGK anlaşmamız sayesinde hasta sayımız süreklilik gösteriyor. Öğrencilerimiz çok farklı yaş gruplarından ve farklı hastalıklardan oluşan geniş bir vaka çeşitliliğini görme fırsatı yakalıyor. Mezun olmadan önce ne kadar fazla vaka görürlerse mesleğe o kadar güçlü başlıyorlar."

"Teknoloji gelişse de diş hekimliğinin merkezinde insan vardır"

Teknolojik dönüşüme rağmen hasta-hekim ilişkisinin önemini koruduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ergün Yücel, sözlerini şöyle tamamladı:

"Tüm teknolojik gelişmelere karşın hastayla kurulan iletişim, güven, empati insan odaklı mesleğimizin en önemli kavramları olup, bizler eğitimde bu noktalara ve insani değerleri özümsemiş öğrenciler yetiştirmeye özellikle önem veriyoruz. Öğrencilerimiz sadece tedavi yapmayı değil, hastayla doğru şekilde iletişim kurmayı da öğreniyorlar.”

Kaynak: Basın Bülteni