Burdur Devlet Hastanesi Diyaliz Ünitesi’nde 25 Mayıs 2024’te tedavi gören 33 hasta, seansların ardından baş dönmesi, mide bulantısı, şuur bulanıklığı ve araçtan inememe gibi şikâyetlerle hastaneye başvurdu. Durumu ağırlaşan bazı hastalar ambulanslarla başka hastanelere sevk edildi.

Diyaliz Davasında Sanıklar Suçlamaları Reddetti (2)

Sağlık Bakanlığı’nın talimatıyla o gün diyaliz tedavisi gören 33 hastanın tamamı hastanelere gönderildi. Hastalardan 23’ü Antalya’da, 6’sı Afyonkarahisar’da, 3’ü Isparta’da, 1’i ise Denizli’de tedavi altına alındı.

Diyaliz Davasında Sanıklar Suçlamaları Reddetti (3)

4 hasta hayatını kaybetti

Olayın ardından Mustafa Demir 28 Mayıs 2024’te, Saniye Aksöz ile Somalili Amina Abas Jama ise bir gün sonra yaşamını yitirdi. Diyaliz hastası Osman Ali Gönüllü de 16 Temmuz 2024’te sevk edildiği Denizli’de pankreas kanseri nedeniyle hayatını kaybetti.

Diyaliz Davasında Sanıklar Suçlamaları Reddetti (4)

Soruşturma kapsamında Burdur Devlet Hastanesi’nde görevli sekreter M.C. ve elektrik teknisyeni İ.S. ile bağımsız çalışan makine mühendisleri G.A.S. ve Y.A., “Taksirle ölüme sebebiyet verme” ve “Taksirle yaralama” suçlarından 11 Haziran 2024’te gözaltına alındı. M.C. ve İ.S. serbest bırakılırken, G.A.S. ile Y.A. tutuklandı. İki mühendis, devam eden soruşturma sürecinde serbest bırakıldı.

Diyaliz Davasında Sanıklar Suçlamaları Reddetti (5)

Bilirkişi raporunda antifrizli suya dikkat çekildi

Olayla ilgili hazırlanan bilirkişi raporunda, soğutma sisteminde kullanılan antifrizli suyun kullanma suyuna karışmasının olayın nedeni olduğu belirtildi.

Raporda, "Olay yeri incelemelerinde yer alan videolar doğrultusunda, soğutma dönüş kolektörünü, yumuşak su kolektör hattından besleyen mekanik besleme cihazının yanında yer alan mekanik besleme cihazının arızalanması durumunda çalışması için tasarlanan baypas hattının açık unutulması neticesinde ve hidrofor sisteminin arızalanması nedeniyle ters akış sonucu soğutma sisteminde kullanılan antifrizli suyun kullanma suyuna karışmasından kaynaklanmaktadır" ifadelerine yer verildi.

3 ölüm için ek kovuşturmaya yer verilmedi

Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı, 27 Mart’ta Osman Ali Gönüllü, Saniye Aksöz ve Amina Abas Jama’nın ölümlerine ilişkin ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.

Diyaliz Davasında Sanıklar Suçlamaları Reddetti (6)

Kararda, üç kişinin kanında etilen glikol bulunmadığı ve Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporlarda olay ile ölümler arasında illiyet bağı kurulamadığı belirtildi.

Başsavcılığın 8 Nisan tarihli açıklamasında ise Mustafa Demir’in ölümü ve 12 kişinin yaralanmasına ilişkin şüpheliler hakkında iddianame hazırlandığı ve Burdur 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde kamu davası açıldığı bildirildi.

KKTC’de deniz faciasında bir kaybın daha kimliği belirlendi
KKTC’de deniz faciasında bir kaybın daha kimliği belirlendi
İçeriği Görüntüle

Sanıklar suçlamaları kabul etmedi

Kamu davasının ilk duruşması bugün Burdur 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Tutuksuz sanıklar G.A.S., M.C. ve İ.S. ile avukatları duruşma salonunda hazır bulundu. Y.A. ise avukatıyla birlikte Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden duruşmaya katıldı.

Sanıklar savunmalarında suçsuz olduklarını ifade etti.

Mühendis G.A.S., "Proje tesliminden sonra yapılan değişiklikler benim yetki alanımda değil. Onaylanan proje ile revize proje arasındaki farklılıklar son bilirkişi raporunda ortaya konulmuş. Yaşanan olaydan sorumlu değilim. Gerçek sorumlular bulunsun. İddianamede yer alan son bilirkişi raporunda bana kusur verilmedi. Cumhuriyet Başsavcılığımızca son bilirkişi raporuna üstünlük verildi. Benim bir illiyet bağım bulunmadığına kanat getirildi" dedi.

Mühendis Y.A. ise "Benden teknik yardım istedikleri için geldim. Antifriz karıştığını söyleyip yardım istediler. Vanaların açılıp kapatılması ile alakam olmadı. Antifriz nasıl karıştı bilmiyorum. Benim hatam yok. Gönlüm rahat" diye konuştu.

Tekniker İ.S. de olay günü nöbetçi olduğunu ve kazan dairesini gözle kontrol ettiğini belirterek, "Olayla ilgili herhangi bir kusurum yok. Arıza olduğunda nasıl müdahale edeceğimize dair eğitim verilmedi. Kazan dairesine müdahale yetkimiz yok" ifadelerini kullandı.

Sanık tekniker M.C. ise nöbetini devrettiği sırada kazan dairesinde herhangi bir sorun bulunmadığını söyledi.

Mağdur: 11 gün yoğun bakımda kaldım

Duruşmada olaydan etkilenen S.İ.Ş. de sanıklardan şikâyetçi olduğunu belirtti.

S.İ.Ş., "Diyaliz tedavim sonrası baş dönmesi hissettim. Daha önce böyle bir şey yaşamadım. Hastaneden telefonla arandım. 11 gün yoğun bakımda kaldım. Bu sürede beynimde ödem oluşmuş. Epilepsi nöbeti geçirmişim. Bacaklarımda tendon kopması oluştu. 6 ay yürüyemedim. Şu anda bacaklarımda güç kaybı yaşıyorum. Sanıklardan şikâyetçiyim" dedi.

Mahkeme heyeti, duruşmayı erteledi.

Kaynak: DHA