Ortadoğu’daki askeri gerilim, küresel güvenliği tehdit eden en üst seviyeye ulaştı. İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) nezdindeki büyükelçisi Reza Najafi, ülkenin en büyük ve en kritik uranyum zenginleştirme merkezi olan Natanz Nükleer Tesisi'nin, ABD ve İsrail’in ortak hava operasyonuyla hedef alındığını açıkladı. Bu saldırı iddiası, bölgede sadece askeri bir çatışmayı değil, geniş çaplı bir nükleer felaket endişesini de beraberinde getirdi.
Natanz Nükleer Tesisi'nin Önemi ve Konumu
İran'ın merkezindeki İsfahan eyaletine bağlı Natanz şehri yakınlarında bulunan tesis, ülkenin nükleer programının ana üssü olarak kabul ediliyor. Yer altında inşa edilen binlerce santrifüje ev sahipliği yapan bu devasa kompleks, uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin kalbi konumunda. Stratejik önemi nedeniyle daha önce pek çok kez siber saldırı ve sabotaj girişimlerine konu olan tesisin, bu kez doğrudan bir askeri operasyonla vurulduğu belirtiliyor.

UAEA Başkanı Grossi: "Azami İtidal Şart"
Saldırı haberlerinin ardından bir açıklama yapan Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi, durumun "çok endişe verici" olduğunu vurguladı. Nükleer tesislere yönelik silahlı saldırıların uluslararası hukuka ve geçmiş genel konferans kararlarına aykırı olduğunu hatırlatan Grossi, radyoaktif sızıntı riskine karşı dünyayı uyardı.

"Büyük Şehirler Tahliye Edilebilir"
Grossi, olası bir sızıntının sınırları aşan ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Büyük şehirler kadar geniş alanların tahliye edilmesi gerekliliği de dahil, ciddi sonuçları olabilecek bir radyolojik sızıntı olasılığını göz ardı edemeyiz. Çözüm güç kullanımında değil, diplomasi ve müzakerelerdedir."





