Memorial Kayseri Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Prof. Dr. Selim Kurtoğlu, özellikle ergenlik döneminde yaygın olarak tüketilen enerji içeceklerinin içerdiği kafein, şeker ve diğer maddeler nedeniyle çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Kurtoğlu, yüksek miktarda kafeinin beyin damarlarında daralmaya neden olabileceğini belirtti.
Kafein tüketimine dikkat
Enerji içeceklerinin özellikle ergenlik dönemindeki çocuklar arasında yaygın şekilde tüketildiğini ifade eden Prof. Dr. Selim Kurtoğlu, bu içeceklerin içeriğindeki yüksek kafein miktarına dikkat çekti.
Kurtoğlu, "Maalesef son yıllarda enerji içeceklerinin küçük çocuklarda bir miktar ama esas ergenlik dönemindeki çocuklarda, ehliyet almış ama araba kullanmaya devam eden gençlerde çok yaygın olarak kullanıldığını görüyoruz. Enerji içeceklerinin içeriğinde bir dizi problemli madde var. Bunların en başında kafein gelmektedir. Küçük çocuklarda 2-6 mg, ergenlik döneminde ise 100 mg/günü geçmemesi gereken kafein, bu içeceklerde bulunan direkt kafein veya kafein içeren bazı maddelerin içinde de ayrıca kafein olduğu için kafein zehirlenmesi diyebiliriz buna ve oldukça fazla sorunlar yaşanmaktadır. Bunlardan birincisi sağlıklı beslenme ve sağlıklı uyku ve günlük aktivite çok önemli çocukların büyümesinde ve en başta uykusuzluk yapması geliyor. Uykusuzluğun dışında ellerde titreme, huzursuzluk, kalp çarpıntısı özellikle, reflü gibi çok önemli sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Kafeinden ve kafein içeren mesela ginsengde var guarana dediğimiz maddelerde de var. Bu nedenle kafein toksisitesi dediğimiz problemi yaşamamak lazım. Kafein ayrıca beyin damarlarında da daralmalara ve bazı depresyon gibi veya yerinde duramama gibi böyle aktif ve sağa sola nadir de olsa saldıran bir ergenlik problemi olarak karşımıza çıkmaktadır" dedi.
Şeker içeriği de risk oluşturuyor
Enerji içeceklerinin içerdiği şekerlerin de aşırı tüketim halinde çeşitli sorunlara neden olabileceğini belirten Kurtoğlu, özellikle fruktoz ve sükroz tüketimine dikkat çekti.
Prof. Dr. Kurtoğlu, "İkinci içeriğimiz şekerler. Bu şekerlerden nişasta şekeri dediğimiz früktoz ve sükroz da var ayrıca. Bu maddelerin de aşırı tüketilmesi sonucu hareketsizlik, uykusuzluk, obezite ile birlikte bir dizi soruna yol açmaktadır. Mesela tip2 diyabet hastalığına doğru gidişte fruktoz ve sükrozun tüketimi çok önemli. Fruktoz karaciğerde direkt olarak karaciğer yağlanması yapmaktadır. Karaciğer yağlanmasına da yol açtığı için tip2 şeker hastalığının temeli atılmaktadır ergenlik döneminde ve daha sonra uzun süren yıllar içinde gerçek tip2 diyabet haline gelmekte ve büyük bir sorun yaşanmaktadır. Bir diğer sorun da içindeki madde sitrik asit. Limon asidi diye bilinen madde. Bu asit bir ortam oluşturmakta, diş çürüklerine yol açmakta, ayrıca reflüyü de arttırmaktadır. Gene ginsengin de aynı şekilde kafein gibi ritim bozukluğu yaptığı, tansiyon yüksekliği yaptığı, beyin damarlarında daralma yaptığı da gösterilmiş. Bu nedenle bu maddelerin de çok olumsuz etkilerini görmekteyiz" ifadelerini kullandı.
Çocuklarda alışkanlık haline gelmemeli
Enerji içeceklerinin çocukluk döneminden itibaren alışkanlık haline getirilmemesi gerektiğini vurgulayan Kurtoğlu, ebeveynlere sağlıklı beslenme ve günlük aktivite konusunda dikkatli olmaları çağrısında bulundu.
Prof. Dr. Selim Kurtoğlu, "Sonuç olarak enerji içeceklerinin az da olsa alışkanlık haline dönüştürmemek için çocuklarda kullanmamasını önermemiz lazım. Çocukluk çağı döneminden başlayarak anne babaların özellikle sağlıklı beslenmeye çok dikkat etmeleri ve bu yabancı veya zararlı içeceklerden uzak kalmasını sağlamaları ve günlük spor, aktivite gibi obeziteye yol açmadan daha sağlıklı bir büyüme dönemini yaşatmaları çok önemli" dedi.



