Akıllı telefonlar ve dijital platformlar üzerinden kolayca erişilebilen sanal bahis ve kumar uygulamaları, gençler arasında giderek büyüyen bir bağımlılık sorununa dönüşüyor. Uzmanlar, ekonomik kaygılar ve kısa sürede kazanç elde etme isteğinin gençleri bu platformlara yönelttiğini belirtirken, ilk aşamada elde edilen küçük kazançların bağımlılık sürecini hızlandırdığına dikkat çekiyor.

Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumu Bilimsel Kurul Başkanı Prof. Dr. Kültegin Ögel, gençler arasında sanal bahis ve kumarın endişe verici boyutlara ulaştığını söyledi.

"Sanal kumar yeni neslin karşı karşıya olduğu en önemli bağımlılık alanlarından biri"

Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumu'nda değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Ögel, sanal kumarın Türkiye'de en hızlı yayılan bağımlılık türlerinden biri haline geldiğini ifade etti.

Kumarın artık yalnızca fiziksel mekânlarla sınırlı kalmadığını vurgulayan Ögel, cep telefonları aracılığıyla günün her saatinde erişilebilen dijital platformların riski artırdığını belirterek, "Sanal kumar yeni neslin karşı karşıya olduğu en önemli bağımlılık alanlarından biri haline geldi. Bu yolla düzenli para kazanmak mümkün değil. Buna rağmen gençler bir kez başladığında kendilerini durdurmakta ciddi güçlük yaşıyor" dedi.

Uzmanlara göre sanal bahis platformlarının en riskli yönlerinden biri, kullanıcıları sistemde tutmak için kullandıkları yöntemler. Renkli tasarımlar, anlık bildirimler ve hızlı geri dönüş mekanizmalarıyla dikkat çeken uygulamaların özellikle ilk aşamada kazanç sağlayarak güven oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Ögel, "Bir kez kazanan kişi kaybetmeye başladığında da oyunda kalmayı sürdürüyor. Çünkü kayıplarını geri kazanabileceğine inanıyor. Asıl tuzak da burada başlıyor" ifadelerini kullandı.

Ailelere yakın takip çağrısı

Gençler arasında sanal kumar alarmı: Uzmanlardan ailelere kritik uyarılar

Prof. Dr. Ögel, ailelerin çocuklarında görülen davranış değişikliklerini dikkatle izlemesi gerektiğini söyledi.

Harcama alışkanlıklarında ani değişimlerin, sosyal çevreden uzaklaşmanın, okul başarısındaki düşüşün ve dijital cihazlarla geçirilen sürenin artmasının önemli işaretler arasında yer aldığını belirten Ögel, "Bağımlılığı anlamanın en etkili yolu çocukla sağlıklı iletişim kurmaktır. Ergenlik dönemine ait davranışlarla bağımlılık belirtilerini ayırt etmek ancak güçlü bir iletişimle mümkündür" dedi.

Uzmanlar, sanal kumarın yalnızca ekonomik kayıplara neden olmadığını, aile ilişkilerinden eğitim hayatına, ruh sağlığından sosyal yaşama kadar birçok alanda kalıcı sorunlar yaratabildiğini belirtiyor. Bu nedenle sanal bahis ve kumarın dijital çağın önemli halk sağlığı sorunlarından biri olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.

"Bağımlılık bir irade sorunu değil, beyin hastalığı"

Klinik Psikolog Yusuf Babacan ise bağımlılığın irade eksikliği değil, bir beyin hastalığı olduğunu ve tedavi edilmediğinde giderek ağırlaşan patolojik bir duruma dönüştüğünü söyledi.

Toplumda bağımlılığın çoğu zaman bir nefis mücadelesi olarak değerlendirildiğini belirten Babacan, "Bağımlılık kamuoyunda bir nefis mücadelesi gibi algılanıyor. Oysa bağımlılık beynin bazı bölgelerinin işlevselliğini kaybetmesi anlamına geliyor. Beyin ödül merkezi ve kontrol merkezinden oluşur. Kontrol merkezindeki bozulma bağımlılığın gelişmesine neden oluyor. Kontrol merkezi devre dışı kaldığı için kişi kendisini frenleyemiyor. Beynin içsel frenleme sistemi devre dışı kalıyor" diye konuştu.

Dijital dünya çocukların dişlerini çürütüyor!
Dijital dünya çocukların dişlerini çürütüyor!
İçeriği Görüntüle

Son dönemde gençler arasında kumar bağımlılığının hızla yayıldığına dikkat çeken Babacan, online bahis sistemleri ve kumarın özellikle gençleri hedef aldığını ifade etti. Erişimin kolaylaşmasının bağımlılığın gelişmesini ve sürmesini desteklediğini belirten Babacan, gençlerin çoğunlukla can sıkıntısı, eğlenme isteği ve özellikle kısa yoldan zengin olma düşüncesiyle kumara yöneldiğini söyledi.

Kumarın sonu olmayan ekonomik bir bataklık olduğuna işaret eden Babacan, "Kısa yoldan köşeyi dönme, emek harcamadan zengin olma hayali bu davranışı başlatıyor, sonra kazanıp-kaybedip bunu devam ettiriyorlar. Zengin olma fantezisi onları dipsiz bir kuyuya çekerek, ailelerinin de iflasına sebep oluyor. Çünkü gençler kumar borçlarını ailelerine ödetmeye çalışıyor. Unutulmamalıdır ki, bağımlılık kronik bir hastalık ve tedavi edilmediğinde her geçen gün şiddetlenen patolojik bir duruma evriliyor" ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA