Dünya, iklim krizi, savaşlar ve ekonomik yaptırımların gölgesinde tarihinin en zorlu gıda sınavlarından birini veriyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) öncülüğünde hazırlanan "Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenmenin Durumu 2025" raporu, gıdanın artık sadece bir temel ihtiyaç değil, 21. yüzyılın en stratejik "jeopolitik baskı aracı" haline geldiğini ortaya koydu. Rapora göre; 2030 yılına kadar 512 milyon insanın açlıkla pençeleşmesi beklenirken, krizin merkez üssü yine Afrika kıtası olacak.
FAO tarafından yayımlanan güncel veriler, küresel açlıkta son iki yılda kaydedilen sınırlı gerilemeye rağmen tablonun hala karanlık olduğunu gösteriyor. 2024 yılı itibarıyla dünya genelinde 638 ila 720 milyon arasında insan açlık sınırının altında yaşıyor. Bu rakam, küresel nüfusun yaklaşık %8,8’ine denk geliyor.

Kıtalararası Uçurum Derinleşiyor
Açlık verileri coğrafi olarak incelendiğinde adaletsiz dağılım dikkat çekiyor:
-
Afrika: Nüfusun %20,2'si (307 milyon kişi) açlıkla mücadele ediyor.
-
Asya: 323 milyon kişi (nüfusun %6,7'si) yetersiz besleniyor.
-
Latin Amerika: 34 milyon kişi krizden etkileniyor.
-
Avrupa ve Kuzey Amerika: Açlık oranları %2,5’in altında seyrediyor.

2030 Projeksiyonu: Afrika Alarm Veriyor
FAO’nun 2030 yılı için hazırladığı projeksiyon, insani bir felakete işaret ediyor. Tahmin edilen 512 milyon aç insanın yaklaşık %60'ının Afrika kıtasında yaşayacağı öngörülüyor. Kıta genelinde sağlıklı beslenmeye erişemeyenlerin sayısı şimdiden 1 milyar sınırını aşmış durumda.
"Gıda Yoksa Savaş Kapıdadır"
FAO Tarım ve Gıda Ekonomisi Bölümü Direktörü David Laborde, gıda güvenliğinin ulusal güvenlik ve enerji güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı. Laborde, su ve toprak kaynaklarının son 30 yıldır dünyada eşit dağıtılmadığını hatırlatarak, "Gıdanız yoksa savaşa girebilirsiniz. Gıda, su ve enerji birbiriyle etkileşim halindedir ve bu zincirdeki bir kırılma herkesi zarar ettirir" uyarısında bulundu.




