Grip sezonunun başlamasıyla birlikte aşıyla ilgili doğru bilinen yanlışlar yeniden gündeme geldi. “Aşı yaptırdım ama grip oldum” ve “Hamileyken grip aşısı olunmaz” gibi yaygın inanışlar, aşı konusunda soru işaretlerine neden oluyor.
Acıbadem Kozyatağı Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya, grip aşısının yalnızca bireysel korunma açısından değil, hastalığın ağır seyretme riskini azaltmak bakımından da önemli olduğunu belirtti. Evrenkaya, özellikle kanser hastalarında enfeksiyonların tedavilerin ertelenmesine veya aksamasına yol açabildiğini vurgulayarak grip aşısıyla ilgili doğru bilinen dört yanlışı anlattı.
“Aşı beni hasta etti” düşüncesi doğru değil

Grip aşısıyla ilgili en yaygın yanlışlardan biri, aşı sonrasında görülen hafif ateş, halsizlik ve kas ağrılarının grip belirtisi olarak değerlendirilmesi. Oysa uygun şekilde uygulanan inaktif grip aşıları gribe neden olmuyor.
Aşı sonrasında enjeksiyon bölgesinde ağrı, hafif ateş, baş ağrısı, kas ağrısı veya halsizlik gibi kısa süreli yan etkiler görülebiliyor.
Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya, bu yakınmalarla grip hastalığının birbirinden ayrılması gerektiğini belirterek, “Aşıdan sonra ortaya çıkabilecek kısa süreli yakınmalar ile grip hastalığını birbirinden ayırmak gerekiyor. Grip aşısı gribe neden olmaz. Ancak aşı olduktan sonra da başka solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanmak mümkün. Bu durum doğrudan aşının etkisiz olduğu anlamına gelmez” dedi.
Aşı olmak yüzde 100 koruma sağlamıyor
“Geçen yıl aşı oldum, yine grip geçirdim” düşüncesi de grip aşısıyla ilgili yanlış inanışlar arasında yer alıyor. Aşının koruyuculuğu; dolaşımdaki virüslerle aşıda bulunan virüslerin uyumuna, kişinin yaşına ve sağlık durumuna göre değişebiliyor.
Grip virüslerinin sürekli mutasyon geçirmesi nedeniyle aşı üretiminde geçmiş verilerden yararlanılarak tahminlere dayalı bir yaklaşım izleniyor. Bu nedenle aşı yaptıran bir kişinin grip geçirmesi, aşının hiçbir koruyucu etkisinin bulunmadığı anlamına gelmiyor.
Dünya Sağlık Örgütü de aşının etkinliğinin sezonlara göre değişebildiğini, ancak grip aşısının hastalığa bağlı ağır hastalık riskini azaltmada en önemli araçlardan biri olduğunu belirtiyor.
Hamilelikte grip aşısı konusunda dikkat edilmesi gerekenler
“Hamileyken grip aşısı olunmaz” inanışının da tamamen doğru olmadığı belirtiliyor. Grip enfeksiyonu gebelik döneminde daha ağır seyredebilir ve hastaneye yatış riskini artırabilir.
Prof. Dr. Evrenkaya, gebelikte grip enfeksiyonunun anne açısından oluşturabileceği risklere dikkat çekerek, “Gebelikte grip enfeksiyonunun anne açısından oluşturabileceği riskler daha fazladır. Grip, gebelik döneminde daha ağır seyredebilir ve hastaneye yatış riskini artırabilir. Hamileliğin ilk 3 ayında grip aşısı yapılmaz, sonraki aylarda yapılması tavsiye edilir. Bu nedenle ‘hamileyken kesinlikle grip aşısı olunmaz’ şeklindeki genel bir yaklaşım doğru değil” ifadelerini kullandı.
Grip aşısının içeriğiyle ilgili iddialar
Grip aşılarında civa ve alüminyum gibi metaller bulunduğuna yönelik söylentiler de aşıya karşı tereddüt oluşturabiliyor. Ancak aşıların içerikleri, ürün ve formülasyonlarına göre farklılık gösterebiliyor. Bu nedenle bütün grip aşılarının aynı maddeleri içerdiği yönünde genelleme yapılmaması gerekiyor.
Özellikle tek kullanımlık enjektör türündeki aşıların metal içermediği belirtilirken, kullanılacak aşının içeriği hakkında sağlık profesyonellerinden bilgi alınması öneriliyor.
Grip aşısı özellikle kimler için önemli?
Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya, grip aşısının özellikle risk grubundaki kişiler açısından önem taşıdığını vurguladı. Grip, her yıl küresel ölçekte yaklaşık 1 milyar kişiye bulaşan ve yaklaşık 500 bin kişinin ölümüne neden olabilen mevsimsel bir hastalık olarak öne çıkıyor.
Aşılanmanın özellikle önemli olduğu risk grupları şöyle sıralanıyor:
- 65 yaş üzerindeki kişiler
- Kronik hastalığı bulunanlar; kalp yetmezliği, KOAH, diyabet ve böbrek yetmezliği hastaları
- Sağlık çalışanları
- Kreşe giden çocuklar
- Bağışıklık sistemi baskılanmış hastalar; organ nakli olanlar, bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullananlar ve kanser hastaları
Kanser tedavisi gören hastalarda grip aşısının türü ve uygulanma zamanı ise tedavi sürecine ve bağışıklık durumuna göre hekim tarafından belirlenmeli. Uygun hastalarda grip aşısı, enfeksiyon ve buna bağlı komplikasyon riskinin azaltılmasına katkı sağlayabiliyor.




