Ege Üniversitesi (EÜ) Sürdürülebilirlik Koordinatörlüğü, Halikarnas Balıkçısı olarak tanınan Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın doğaya katkılarını konu alan bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programda, “Filos” belgeseli izleyiciyle buluşurken usta yazarın doğayla iç içe yaşam anlayışı söyleşi ve sanat çalışmalarıyla gençlere aktarıldı.
Akademisyenlerin ve öğrencilerin katıldığı etkinlikte, Kabaağaçlı’nın Bodrum’un bitki örtüsüne kazandırdığı değerler, çevre duyarlılığı ve yaşam felsefesi üzerinde duruldu.
Doğa sevgisi “Filos” belgeseliyle anlatıldı

Programın açılışında konuşan Ege Üniversitesi Sürdürülebilirlik Koordinatörü Prof. Dr. Göknur Şişman Aydın, belgeselle Urla’nın Balıklıova köyünde tanıştığını ve bu deneyimin kendisinde farklı bir farkındalık oluşturduğunu belirtti.
Şişman Aydın, “Filos” belgeselini daha geniş bir kitleyle buluşturmak istediğini ifade ederek etkinliğin gerçekleştirilmesindeki desteklerinden dolayı Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı’ya teşekkür etti.
Belgeselin yönetmenliğini üstlenen Prof. Dr. Orhan Tekeoğlu ve Doç. Dr. Nurdan Tekeoğlu’nun çalışmasına ilişkin bilgileri paylaşan Doç. Dr. Nurdan Tekeoğlu, programa video mesajıyla katıldı.
Bodrum’un yeşil mirasına dikkat çekildi

Halikarnas Balıkçısı’nın Bodrum’un bugünkü bitki örtüsündeki izlerine değinen Doç. Dr. Nurdan Tekeoğlu, yazarın doğaya katkılarını belgeselle anlatmaya karar verdiklerini belirtti.
Tekeoğlu, “Bodrum’a sürgün edildiğinde bugün gölgesinde serinlediğimiz palmiyelerden begonvillere kadar her şeyi o dikmiş. Türkiye’ye ilk bergamotu, greyfurtu getiren bu müthiş adamın ekolojik mirasını keşfettiğimde, bunu bir belgesele dönüştürmeye karar verdik. İki buçuk yıllık bir emeğin ürünü olan Filos, usta yazarın ekolojiye sunduğu katkıları anlatıyor” diye konuştu.
14. Çevre Film Festivali’nde “En İyi Belgesel Yönetmeni” ödülünü kazanan “Filos” belgeselinde, Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın köklü bir Osmanlı ailesinden gelmesine rağmen halkla iç içe yaşayan kişiliği de anlatıldı. Giyim kuşamına önem vermeyen, güçlü sesi ve etkileyici hitabetiyle dikkat çeken yazarın Bodrum halkıyla kurduğu bağ, çeşitli anekdotlarla izleyiciye aktarıldı.
Torunları dedelerinin yaşam felsefesini anlattı

Belgesel gösteriminin ardından Prof. Dr. Göknur Şişman Aydın’ın moderatörlüğünde söyleşi düzenlendi. Söyleşide Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın torunları Joanne Aliye Noonan Kutup (Kuki) ve Ömer Derya Kabaağaçlı (Deriko) konuşmacı olarak yer aldı.
Dedesinin yaşam anlayışını ve geçmişteki Bodrum’un doğayla ilişkisini anlatan Joanne Aliye Noonan Kutup, suyun korunmasına, paylaşmaya ve doğaya saygıya dayalı yaşam kültürüne dikkat çekti.
Kutup, “O zamanlar Bodrum'da sarnıçlarda yağmur suyu biriktirilir, hiçbir şey atılmazdı; çöp diye bir şey yoktu. Hayvanlar beslenir, doğaya saygıyla yaşanırdı. Kenti ziyaret edenler de Bodrum yerlileri de bu saygıyı korudu. Dedem, Bodrum'da kendini buldu. Kendisini bir gün bile 'Şakir Paşa'nın oğlu' diye tanıttığını bilmem; o sadece 'Balıkçı' oldu. Biz şehir insanları çok hoyratız ama bizim köylümüz temizdir; paylaşır, suya ve doğaya saygı duyar” dedi.
Ömer Derya Kabaağaçlı ise dedesinin düşünce yapısında sadelik ve tevazunun önemli bir yer tuttuğunu belirterek, “Halikarnas Balıkçısı bugün yaşasaydı en çok sizleri ve bu gençleri görmekten mutlu olurdu. Bizler biraz çekingen, estetik kaygılardan uzak, sade konuşup sade giyinen ve dedemin düşünce yapısını taşıyan insanlarız. Ben de şahsen bu şekilde yaşamaya çalışıyorum; bu sadeliği toplum olarak bünyemize katmamız gerektiğine inanıyorum” diye konuştu.
Genç sanatçılardan “Halikarnas: Yeniden” sergisi
Etkinlik kapsamında Ege Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü öğrencilerinin hazırladığı “Halikarnas: Yeniden” başlıklı illüstrasyon sergisi de ziyaretçilere açıldı.
Prof. Dr. Cem Güzeloğlu ve Öğr. Gör. Aslıhan Seçil Türk’ün küratörlüğündeki sergide, Halikarnas Balıkçısı’nın doğaya, denize ve toprağa duyduğu bağlılık öğrencilerin çalışmalarıyla yorumlandı.
Prof. Dr. Cem Güzeloğlu, öğrencilerin sanatçının düşünce dünyasını kendi bakış açılarıyla eserlerine yansıttıklarını belirterek, “Öğrencilerimiz, sanatçının ruhunu kendi zihinlerinde canlandırarak illüstratif bir dille eserlerine yansıttılar. Gençlerimizin bu çalışmalarıyla gurur duyuyoruz” dedi.
Katılımcılara tohum ve Girit peksimeti ikram edildi
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi de “Toprağa bir merhaba de…” sloganıyla katılımcılara tohum dağıttı. Bu çalışma, doğayla kurulan bağın korunması ve geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Programda ayrıca S.S. Çeşme Tarımsal Kalkınma Kooperatifi tarafından Mavi Yolculuk’un simge lezzetleri arasında yer alan lorlu ve turunç reçelli Girit peksimeti katılımcılara sunuldu. Sadelik, paylaşım ve doğayla uyum anlayışını yansıtan ikramla etkinliğe farklı bir katkı sağlandı.
Belgesel gösterimi, söyleşi, sergi ve çeşitli etkinliklerle Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın doğaya duyduğu bağlılığın genç kuşaklarla buluşturulduğu program, soru-cevap bölümünün ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.




