Olayın ardından yüzme havuzlarında kullanılan kimyasalların depolanması, taşınması ve uygulanması sırasında ortaya çıkabilecek riskler yeniden gündeme geldi.
Yaz aylarında kullanımı yoğunlaşan yüzme havuzlarında tehlikenin yalnızca boğulma riskiyle sınırlı olmadığına dikkat çeken uzmanlar; kimyasal maddeler, elektrik tesisatı, kaygan zeminler ve düşmeler konusunda da gerekli önlemlerin alınması gerektiğini belirtiyor.
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan ile İş Sağlığı ve Güvenliği Programı Öğr. Gör. Mustafa Cüneyt Gezen, havuzlarda güvenliğin sağlanması için alınması gereken önlemleri değerlendirdi.
Havuzlarda hangi riskler bulunuyor?

Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, yaz aylarında kullanım yoğunluğu artan yüzme havuzlarında kimyasal risklerin yanı sıra boğulma, elektrik çarpması, kayma ve düşme gibi önemli tehlikelerin bulunduğunu söyledi.
Havuzların daha fazla kişi tarafından ve daha sık kullanılmasının güvenlik önlemlerinin ihmal edilmesi halinde ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Uçan, düzenli bakım ve kontrollerin önemine dikkat çekti.
Dr. Uçan, “Yüzme havuzları, düzenli kontrollerin, periyodik bakımların ve çevresinde güvenlik tedbirlerinin alınması gibi sorumlulukları beraberinde getiriyor. Yüzme havuzlarıyla ilgili asgari koşulların sağlanmasında birincil sorumluluk işletmecilerde, toplu yaşam alanlarına ait ortak yüzme havuzlarında ise site yönetimlerindedir.” dedi.
Çocuklar havuz başında yalnız bırakılmamalı
Havuzlarda en önemli risklerden birinin boğulma olduğunu belirten Dr. Uçan, özellikle çocukların havuz çevresinde yetişkin gözetimi altında tutulması gerektiğini vurguladı.
Havuz çevresinde can simidi gibi kurtarma ekipmanlarının hazır bulundurulması gerektiğini ifade eden Uçan, ilk yardım çantasının eksiksiz olması ve acil durumlarda iletişimi sağlayacak imkanların bulunmasının da önem taşıdığını söyledi.
Dr. Uçan, “Havuz çevresinde herkes tarafından görülebilen ve okunabilen ‘Havuz Kullanım Talimatları’ bulunmalı.” diye konuştu.
Islak zeminlerde kayma ve düşmelere dikkat
Havuz çevresindeki ıslak zeminlerin kayma ve düşmelere bağlı yaralanmalara yol açabileceğini belirten Dr. Uçan, güvenlik işaretlerinin de eksiksiz olması gerektiğini söyledi.
Dr. Uçan, “Havuz ve çevresinde olası tehlikelere karşı bilgilendirme levhaları mutlaka asılmalı. Havuz derinlikleri kullanıcıların görebileceği şekilde belirtilmeli ve dalışın yasak olduğu alanlarda güvenlik işaretleri kullanılmalı.” dedi.
Yürüme alanları, duş bölgeleri ve havuz çevresindeki zeminlerin kaymayı önleyici malzemelerden yapılması gerektiğini kaydeden Uçan, tahliye sistemleri ile mazgalların da düzenli şekilde kontrol edilmesi gerektiğini ifade etti.
Havuz çevresindeki elektrik tesisatı ölümcül olabilir
Havuzlarda elektrik güvenliğinin de kritik önem taşıdığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, elektrik tesisatlarının mevzuata uygunluğunun düzenli olarak denetlenmesi gerektiğini söyledi.
Dr. Uçan, “Havuz içinde veya çevresindeki elektrik akımının 50 Voltun altında tehlikesiz gerilim olarak nitelendirilen koşulu sağlamasına mutlaka dikkat edilmeli. Havuzlarda 12 volt AC aydınlatma ve uygun temizlik robotları kullanılmalı. Kaçak akım rölesi mutlaka olmalı.” dedi.
Havuz kimyasalları gelişigüzel kullanılmamalı
İş Sağlığı ve Güvenliği Programı Öğr. Gör. Mustafa Cüneyt Gezen ise havuz suyunun dezenfeksiyonunda kullanılan kimyasalların yanlış depolanması, taşınması veya uygulanmasının ciddi sağlık risklerine neden olabileceği uyarısında bulundu.
Kimyasalların kullanımında en kritik konulardan birinin maddelerin birbiriyle karıştırılmaması olduğunu belirten Gezen, havuz kimyasallarının serin, kuru ve iyi havalandırılan alanlarda muhafaza edilmesi gerektiğini söyledi.
Gezen, “Havuz kimyasalları depolama, elleçleme ve dozajlama sırasında en kritik nokta; kimyasalları asla birbiriyle karıştırmamaktır.” dedi.
Klor ve asit aynı yerde saklanmamalı
Havuz bakımında kullanılan asit ve klor içeren ürünlerin birbirinden ayrı tutulması gerektiğini vurgulayan Gezen, bu maddelerin aynı rafta ya da dolapta bulunmasının ciddi tepkime riski oluşturabileceğini belirtti.
Gezen, “Asit ve kloru aynı rafta veya dolapta bulundurmak ciddi tepkime riskine neden olur. Kimyasallar başka bir kaba aktarılmamalı; orijinal kaplarında, etiketleri ve kapakları korunarak saklanmalıdır.” dedi.
Kimyasal maddelerin dökülmesi ve sızması ihtimaline karşı da gerekli önlemlerin alınması gerektiğini ifade eden Gezen, ambalajların altında sızıntı havuzlarının bulunması gerektiğini kaydetti.
Havuz kimyasallarının çocukların ve yetkisiz kişilerin erişemeyeceği kilitli depolarda tutulması gerektiğini de vurguladı.
Kimyasallarla çalışırken koruyucu ekipman kullanılmalı
Havuz bakımını gerçekleştiren çalışanların kimyasallara doğrudan maruz kalmasının önlenmesi gerektiğini belirten Gezen, işlem sırasında uygun koruyucu ekipman kullanılması gerektiğini söyledi.
Gezen, “Uygun eldiven, koruyucu gözlük ve maske kullanılmalı. Özellikle klor ürünlerinin ambalajını açarken toksik buhar solunması riski vardır. Taşıma, depolama ve kullanım sırasında özellikle klor ürünlerinin kontrolsüz biçimde suyla teması önlenmelidir.” ifadelerini kullandı.
Klor ürünlerinin tablet veya granül formda, difüzör ya da çözelti halinde uygun yöntemlerle uygulanması gerektiğini belirten Gezen, yoğun kullanım veya yağmur sonrasında ihtiyaç halinde şok klorlama yapılabileceğini söyledi.
Şok klorlamanın tercihen akşam saatlerinde gerçekleştirilmesi gerektiğini de ifade etti.
Şok klorlamanın ardından hemen havuza girilmemeli
Havuz güvenliğinde kimyasal uygulamanın yanı sıra uygulama sonrasında yapılacak kontrollerin de önemli olduğunu vurgulayan Gezen, havuz suyunun pH değerinin 7,2–7,6 aralığında tutulması gerektiğini belirtti.
Gezen, “Normal dozaj klorlama sonrasında suya girmek için en az 30 dakika beklenmeli. Şok klorlama sonrasında genellikle 8–12 saat beklenmesi önerilir; suyun pH ve klor değerleri test kitleriyle ölçülmeden havuza girilmemeli.” dedi.
Havuzdan çıktıktan sonra temiz suyla duş alınmasını da öneren Gezen, kimyasal kalıntıların özellikle çocukların hassas ciltlerinde daha hızlı tahrişe neden olabileceğini sözlerine ekledi.
Bodrum’da 15 kişinin hastaneye kaldırılmasına neden olan gaz sızıntısı, havuz güvenliğinde yalnızca yüzme sırasında alınan tedbirlerin yeterli olmadığını bir kez daha gösterdi. Havuzların bakım, temizlik, kimyasal depolama ve dozajlama süreçlerinin de güvenlik kurallarına uygun şekilde yürütülmesi gerekiyor.




