Kilo vermek veya almak isteyenlerin yakın çevrelerindeki kişilerin diyet listelerini uygulaması, her zaman beklenen sonucu vermiyor. Medicana International İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Mısra Aydın, kilo kontrolünün yalnızca kalori miktarıyla açıklanamayacağını belirterek besinlerin içeriği, sindirim süreci, bağırsak sağlığı, kas kütlesi ve hormonal durumun da etkili olduğunu söyledi.

Günlük yaşamda sıkça karşılaşılan “Ben arkadaşımla aynı şeyleri yiyorum ama o kilo almıyor, ben alıyorum” düşüncesi, kişilerin beslenmeye verdiği tepkilerin farklılaşabildiğini gösteriyor. Benzer porsiyonlarla beslenen kişilerin kilo değişimlerinin de farklı olabildiğini belirten Aydın, beslenme programlarının kişinin ihtiyaçlarına göre düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.

Aynı kalori, farklı sonuçlar

Besinlerin fiziksel yapısı ve işlenme biçiminin sindirim sürecini etkilediğini belirten Dyt. Mısra Aydın, lif bakımından zengin ve doğal yapısını koruyan besinlerle yoğun şekilde işlenmiş besinlerin vücutta aynı şekilde değerlendirilmeyebileceğini ifade etti.

Aydın, besinlerin öğütülmesi, pişirilmesi, lif içeriği ve fiziksel yapısının sindirim enzimlerinin besinlere ulaşmasını ve enerjinin kullanılabilir hale gelmesini etkileyebildiğini kaydetti.

İki kişinin aynı miktarda kalori tüketmesinin aynı miktarda enerji harcadıkları anlamına gelmediğini de belirten Aydın; kas kütlesi, fiziksel aktivite, yaş, genetik özellikler ve hormonal farklılıkların günlük enerji ihtiyacını değiştirebildiğini söyledi. Bu nedenle yalnızca kalori miktarına değil, beslenmenin bütününe odaklanılması gerektiğini dile getirdi.

Bağırsak sağlığı kilo kontrolünde etkili

Bağırsaklarda yaşayan mikroorganizmaların besinlerden elde edilen enerji üzerinde etkili olduğunu belirten Aydın, bazı bağırsak bakterilerinin sindirilemeyen liflerin fermente edilmesinde görev aldığını aktardı. Bu süreçte ortaya çıkan kısa zincirli yağ asitlerinin bağırsak sağlığına katkıda bulunabildiğini ve vücut tarafından enerji kaynağı olarak kullanılabildiğini ifade etti.

Aydın, bağırsak bakterilerinin tek başına kilo aldıran veya kilo verdiren bir mekanizma olmadığının altını çizdi. Sebze, meyve, kuru baklagil, tam tahıl ve yağlı tohumların bağırsak sağlığını destekleyen önemli lif kaynakları olduğunu belirtti.

Bazı lif türlerinin mide boşalmasını yavaşlatabildiğini, karbonhidratların emilim hızını etkileyebildiğini ve kan şekeri kontrolünü destekleyebildiğini söyleyen Aydın, meyvenin kendisini tüketmekle yalnızca suyunu içmenin aynı etkiyi oluşturmayabileceğine dikkat çekti. Meyvenin doğal yapısındaki lif ve çiğneme süresinin sindirim açısından önemli olduğunu kaydetti.

Kişiye özel beslenme önemli

Bir kişide başarılı olan beslenme programının başka bir kişide aynı sonucu vermeyebileceğini belirten Dyt. Mısra Aydın, genetik özellikler, kas kütlesi, fiziksel aktivite, uyku düzeni ve toplam enerji dengesinin kilo kontrolünde birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Bağırsak sağlığını desteklemek için her zaman pahalı takviyelere, özel ürünlere veya popüler diyetlere ihtiyaç olmadığını ifade eden Aydın, sebze, meyve, yoğurt, kuru baklagil ve tam tahılların dengeli beslenmenin temelini oluşturduğunu belirtti.

Aydın, sağlıklı beslenmenin yalnızca daha az yemek veya sürekli kalori hesaplamak anlamına gelmediğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:

Manisa’da Hasta Hakları Günü’nde bilgilendirme etkinliği
Manisa’da Hasta Hakları Günü’nde bilgilendirme etkinliği
İçeriği Görüntüle

“Sağlıklı kilo kontrolünün temelinde diyetler değil, bilimsel temellere dayanan ve kişinin yaşamına uyum sağlayan beslenme alışkanlıkları vardır.”

Kaynak: Basın Bülteni