Fonksiyonel tıp, hastalıkları yalnızca tanı üzerinden değerlendirmek yerine kişiyi bir bütün olarak ele alan ve sorunun kökenine inmeyi hedefleyen bir yaklaşım olarak öne çıkıyor. Medline Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yunus Coşkun, fonksiyonel tıbbın temelini “kişinin hikayesini merkeze almak” olarak açıkladı.
Dr. Coşkun, “Herkese aynı diyet listesi veya aynı tetkik paketleri uygulanmaz. Bunun yerine vücutta sorunlara yol açan temel mekanizmalara odaklanılır” diyerek, yöntemin kişiye özel olduğunu vurguladı.
Hasta bütün olarak değerlendiriliyor
Fonksiyonel tıpta amaç, yalnızca ‘Hangi hastalık var?’ sorusuna yanıt bulmak değil, aynı zamanda ‘Bu durum neden ortaya çıktı?’ ve ‘Günlük yaşamda nelerin değişmesi gerekiyor?’ sorularını da yanıtlamak. Dr. Coşkun, “Aynı tanıya sahip iki kişinin beslenme alışkanlıkları, stres yükü, uyku düzeni ve metabolik yapısı tamamen farklı olabilir. Fonksiyonel tıpta ilk değerlendirme, klasik bir muayeneden daha kapsamlıdır” dedi.
Değerlendirme sürecinde tetkik sonuçlarının yanı sıra kişinin uyku düzeni, beslenme alışkanlıkları, enerji dalgalanmaları, stres düzeyi, fiziksel aktivite ve sindirim sistemi yakınmaları ayrıntılı olarak ele alınıyor. Gerektiğinde ilaç düzenlemeleri ve bilimsel kanıta dayalı vitamin-mineral destekleri sürece ekleniyor. Tüm adımlar ise düzenli takip randevuları ve ölçülebilir hedeflerle izleniyor.
Kişiye özel planlama ön planda
Dr. Coşkun, fonksiyonel tıp yaklaşımının “olağanüstü çözümler” vaat etmediğinin altını çizerek şunları söyledi:
“Tek bir testle ya da tek bir takviye ile her şeyin düzeleceğini iddia etmez. Herkese aynı diyet listesi veya aynı tetkik paketleri uygulanmaz. Bunun yerine vücutta sorunlara yol açan temel mekanizmalara odaklanılır. İnsülin direnci, kronik inflamasyon, uyku ve stres dengesi, hormon sistemi, bağırsak sağlığı ve mikro besin eksiklikleri bu sürecin önemli başlıkları arasında yer alır. Gerekli görülen durumlarda çevresel faktörler ve yaşam şartları da değerlendirmeye dahil edilir.”
Fonksiyonel tıp; kronik yorgunluk, uyku bozuklukları, insülin direnci, kilo yönetimi sorunları, tiroid hastalıkları, bağırsak problemleri, vitamin ve mineral eksiklikleri, karaciğer yağlanması, trigliserid yüksekliği ve hipertansiyon gibi yaygın sağlık sorunlarında destekleyici bir yol haritası sunuyor. Ayrıca ailesinde kalp-damar hastalığı öyküsü bulunan bireylerde, kardiyometabolik risklerin daha ayrıntılı değerlendirilmesine de olanak sağlıyor.





