Kredi kartı komisyonundan kaçmak isteyen işletmecilerin müşteriyi IBAN’a yönlendirmesi, Türkiye’de kayıt dışı ekonomiyle mücadelede yeni bir cephe açtı. TOBB ETÜ ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi’nden hukukçular, milyonlarca vatandaşı ilgilendiren bu "pratik" yöntemin görünmeyen tehlikelerini masaya yatırdı.

"Suç Örgütü Hesabına Para Göndermiş Olabilirsiniz"

TOBB ETÜ Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Olgun Değirmenci, en büyük riskin "bilinmeyen hesaplar" olduğunu vurguluyor. Değirmenci’ye göre, para gönderdiğiniz kişi MASAK veya adli makamlarca takip edilen bir suç örgütü üyesi çıkarsa, sizin "masum" ödemeniz bir anda "örgüt finansmanı" veya "suç gelirlerinin aklanması" şüphesine dönüşebilir.

Iban’ınızı Verdiniz Mi Dolandırıcılığın Parçası Olabilirsiniz!

Açıklama Kısmına Ne Yazılmalı?

Ödemenin bir borç ödemesi mi yoksa bir hizmet bedeli mi olduğu belirtilmediğinde, hukuk karşısında bu işlem "sebebe dayanmayan bir devir" olarak görülebiliyor. Prof. Dr. Mustafa Çolak, ileride doğabilecek ticari uyuşmazlıklarda kanıt oluşturması için şu ifadelerin mutlaka yazılmasını öneriyor:

İşletme Sahibinin Şahsi IBAN’ına Dikkat!

Bir mağazadan veya işletmeden hizmet alırken, ödemenin şirket hesabı yerine çalışanların veya patronun şahsi IBAN’ına yapılması "vergi kaçırma" suçuna iştirak riskini doğuruyor. Ayrıca, fatura veya fiş alınmadan yapılan bu transferler için son dönemdeki yasal düzenlemelerle hem alıcıya hem de satıcıya artırılmış özel usulsüzlük cezaları uygulanabiliyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ