İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması kapsamında açılan davada, aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 436 sanık, 88’inci duruşmada hakim karşısına çıktı. Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla sürüyor.

İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen soruşturma tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede, İmamoğlu’nun ‘Örgüt lideri’ olduğu öne sürülürken, çok sayıda suçtan cezalandırılması talep edildi.

HÜRKUŞ-2 Türk Hava Kuvvetleri envanterine girdi!
HÜRKUŞ-2 Türk Hava Kuvvetleri envanterine girdi!
İçeriği Görüntüle

İmamoğlu için 2 bin 352 yıla kadar hapis talebi

İddianamede Ekrem İmamoğlu hakkında ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlamaları yer aldı.

İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.

“Hiçbir kişiye veya şirkete haksız menfaat sağlamadım”

Davanın tutuksuz sanıklarından eski İBB Ulaşım Daire Başkanı Utku Cihan, duruşmada yaptığı savunmada İBB’deki görevinden memleketine hizmet etmek amacıyla istifa ettiğini belirtti. Hopa’da belediye başkanı adayı olduğunu ve seçildiğini söyleyen Cihan, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.

Cihan,

“İBB'deki görevimden memleketime hizmet etmek için istifa ettim. Hopa'da Belediye Başkanı adayı oldum. Hopa halkının takdirleriyle seçildim ve şu anda doğduğum topraklara hizmet etmenin onurunu ve mutluluğunu yaşıyorum. İddia edilen suçlar, bir kamu ihalesine hile karıştırmak, birilerine haksız menfaat sağlamak, rekabeti engellemek ve gizli bilgileri paylaşmak. Benim ve buradaki meslektaşlarımın uzak durduğu ne varsa bugün isnat ediliyor. insanı en çok yaralayan da bu. bana soruyorlar ‘ihaleye fesat mı karıştırdın?’ Hayır, hiçbir firmaya gizli bilgi vermedim, hiçbir kamu görevlisine bir firmayı kayırması yönünde talimat vermedim, hiçbir kişiye veya şirkete haksız menfaat sağlamak amacıyla bir harekette bulunmadım" dedi.

“Kamu zararı varsa ödemeye hazırım”

Tutuksuz sanık reklamcı Kaan Ketenci de savunmasında, faaliyetlerinin ağırlıklı olarak Bağdat Caddesi’ndeki inşaat alanlarının önüne reklam panoları yerleştirmek olduğunu anlattı.

Ketenci, “Biz ağırlıklı olarak Bağdat Caddesi üzerinde bulunan inşaatların önündeki alanlara reklam koyardık. Bağdat Caddesi'ndeki inşaat alanlarının önündeki parapetler için İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile yürütüyorduk. Panolar için ise Metro A.Ş. ile anlaşmamız vardı.

Burada ben herhangi bir kamu zararına uğratmadım. Kamu zararı varsa ödemeye hazırım” ifadelerini kullandı.

Murat Ongun sorusuna yanıt verdi

Duruşma savcısı, Ketenci’ye ifadesinde Murat Ongun’un açık hava reklamları konusunda son karar ve onay makamı olduğunu söylemesinin dayanağını sordu.

Savcının,

“İfadenizde Murat Ongun ile ilgili, ‘Murat Ongun, açık hava reklam başı olması sebebiyle tanırım. Kendisi açık hava reklamın son karar verici ve onay makamı’ şeklinde beyanınız var. Bunu neye dayanarak söylediniz?” sorusuna Ketenci, “Tanırım dememdeki sebep ben Murat Ongun’u bilirim çünkü bizim açık hava reklamcıları, bütün piyasa şunu bilir, Ongun karar verici mercidir. Her şey başta ona gider. Ona sorulur, ondan cevap gelir; ya iş yapılır ya da yapılmaz. Ama ben kendi kişisel olarak Ongun’u tanımam, hayatımda hiç görüşmedim” yanıtını verdi.

Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.

Kaynak: DHA