Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, iyiliğin içten gelmesinin psikolojik faydalarını ve sağlıklı sınırların önemini anlattı.
Karşılıksız iyilik empati, vicdan ve değerlerden doğar
Klinik Psikolog Bal, karşılıksız iyiliğin temelinde empati, vicdan ve öğrenilmiş sosyal değerlerin bulunduğunu belirtti. “İyilik yapmanın, insan olmanın en temel davranışlarından biri olduğunu söyleyebiliriz. Bazen hiçbir karşılık beklemeden, hatta kimse görmeden yapılan iyilikler, hem bireysel hem de toplumsal ruh sağlığı açısından güçlü bir anlam taşır.” dedi.
Bal, iyilik yapmanın kökenini şöyle açıkladı: “Empati, başkasının duygusunu anlayabilme ve onun yaşantısına duygusal olarak temas edebilme becerisidir. İyiliğin en güçlü tetikleyicilerinden biridir. Vicdan, bireyin içsel ahlaki pusulası olarak doğru olanı yapma yönünde rehberlik eder. Bunun yanında aileden, kültürden ve toplumdan öğrenilen sosyal değerler de iyilik davranışını şekillendirir. Karşılıksız iyilik, yalnızca ‘iyi biri olma’ isteğinden değil; empati, vicdan ve öğrenilmiş değerlerin birleşiminden doğar.”
İyilik yapmak psikolojik olarak ‘İyi hissettiriyor’
Bal, iyilik yapmanın beyinde mutluluk ve bağlanma hormonlarını artırdığını söyledi: “Karşılıksız bir iyilik sırasında dopamin, serotonin ve oksitosin gibi hormonlar salgılanır. Bu durum stres hormonlarını azaltır ve kişinin kendini daha sakin, anlamlı ve bağlı hissetmesine katkı sağlar. İyilik yapmak, psikolojik açıdan doğal bir ‘iyi hissetme’ kaynağıdır; ancak bu etki, iyiliğin içten gelmesiyle güçlenir.”
Sağlıklı iyilik kendini gözeterek yapılır
Klinik Psikolog Bal, sağlıklı iyiliğin kişinin kendi sınırlarını korumasıyla mümkün olduğunu vurguladı: “Kişi, başkasına fayda sağlayabildiğini gördüğünde ‘değerliyim’, ‘etki yaratabiliyorum’ duygusunu deneyimler. Ancak sürekli veren, kendi ihtiyaçlarını ihmal eden bireylerde tükenmişlik, öfke ve değersizlik hissi oluşabilir. Sağlıklı iyilik, ‘kendimden vazgeçerek’ değil, ‘kendimi de gözeterek’ yapılan iyiliktir.”
Niyet, iyiliğin gerçek gücünü belirler
Bal, onay ihtiyacıyla yapılan iyilik ile içsel motivasyonla yapılan iyilik arasındaki farkı şöyle açıkladı: “Onay ihtiyacıyla yapılan iyilikte kişi, sevilmek, kabul görmek ya da takdir edilmek ister; karşılık alamadığında hayal kırıklığı yaşayabilir. İçsel motivasyonla yapılan iyilikte ise davranışın kaynağı kişinin kendi değerleri ve anlam arayışıdır. Bu tür iyilik, daha sürdürülebilir ve ruhsal açıdan besleyicidir. İyiliğin gerçek gücü, alkışta değil, niyette saklıdır.”
Bal, sosyal medyada iyiliğin paylaşılmasının başkalarına ilham verebileceğini ancak yalnızca görünür olmak için yapılan iyiliğin anlamının değişebileceğini de sözlerine ekledi.
Dünya karşılıksız iyilik günü hatırlatıyor
24 Ocak Dünya Karşılıksız İyilik Günü, iyiliğin hem dünyayı hem de yapan kişinin iç dünyasını iyileştirdiğini hatırlatıyor. Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, “İyilik, en sağlıklı haliyle sınırları olan, içten ve karşılık beklentisinden özgür olduğunda anlam kazanır.” dedi.




