Kredi çekti, yakınlarından borç aldı ve altınlarını verdi. Yaşananların ardından hem kendisi hem de para gönderdiği kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Dolandırıcılık süreci nasıl başladı?

Elazığ’da özel bir hastanede görev yapan Cuma Yılar, iş arkadaşı M.T.’nin banka hesabında bloke olduğunu ve yardım istediğini söylemesi üzerine sürece dahil oldu. İlk etapta 400 bin lira veren Yılar, ardından 500 bin lira daha talep edilmesiyle birlikte farklı aşamalarda para göndermeye devam etti. Zamanla bu süreç kontrolsüz şekilde büyüyerek ciddi bir maddi kayba dönüştü.
Borçlanma ve tutuklama süreci

İddiaya göre Cuma Yılar, verdiği paraları geri alabilmek amacıyla kendi adına, annesi ve eşi adına krediler çekti. Ayrıca hastanedeki 11 iş arkadaşından borç alarak toplamda 7 milyon 800 bin liraya ulaşan bir ödeme yaptı. Son olarak eşine ait altınları da verdi. Aile büyüklerinin müdahalesiyle durum ortaya çıkarken, borç veren kişilerin şikâyeti üzerine Cuma Yılar ve M.T. yaklaşık bir ay önce tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Olayın ortaya çıkış sürecinde, Yılar’ın çevresinden aldığı borçlar ve yaptığı para transferleri nedeniyle iş arkadaşlarının durumu fark etmesi etkili oldu. WhatsApp yazışmalarında yapılan para transferlerinin izlerinin bulunması da şikâyet sürecini hızlandırdı. Süreç, hem mağduriyet hem de hukuki boyutuyla birlikte adli mercilere taşındı.
Elazığ’da yaşanan olay, yardım etme niyetiyle başlayan bir sürecin nasıl büyük bir maddi kayıp ve hukuki sonuç doğurabileceğini ortaya koydu. Yaşanan gelişmelerin ardından hem para gönderilen kişi hem de borçlanma sürecinde yer alan Cuma Yılar’ın cezaevine gönderilmesiyle dosya yargıya taşınmış oldu.




